Ana Sayfa » Köşe Yazısı » Mustafa Kayahan

 
 
Mustafa Kayahan

HaşaşilerinSelahattin Eyyubi’ye Suikast Girişimleri / Köşe Yazısı - Mustafa Kayahan

Mustafa Kayahan

 

HaşaşilerinSelahattin Eyyubi’ye Suikast Girişimleri

Metin Kutusu: Selahaddin Eyyubi ve esir aldığı Kudüs Kralı LüzinyaliGuy
(Hittin Muharebesi sonrasında)
Selahattin Eyyubi Mısır’a vezir olduktan iki ay sonra ölen amcası Şirkuh’un yerine geçtiğinde Fatımi Hilafet makamında çocuk yaştaki El-Adid (Tam adı: El-Azid li-Din-Allah)oturuyordu. Salahattin’in bağlı olduğu Suriye Maliki ise sofuluğu ve Fatımi karşıtlığıyla bilinen Nurettin Mahmut b.İmadeddinZengi’ydi.

Sultan Nurettin, çiçeği burnunda vezirSelahattin’den istediği ilk şey Batıni görüşte olduğu İddia edilen Fatımi halifeliğiniderhal ortadan kaldırmasıdır.  Selahattin, Nurettin’in bu talebini sudan bahanelerle savsaklar. Zira meşruiyetinikaldırılması istenen halifeden almıştır. Ayrıca,Sultan Nurettin’in isteğini yerine getirmesi durumunda onun basit bir vekili(naip) konumuna düşecek, itibarı zedelenecektir

Neyse ki Azrail Selahattin’in imdadına yetişir. Önce Fatımi HalifesiAdid (1149-1171), peşi sıra Nurettin ölür (1118-1174). Adid’in ölümüyle Fatımi halifeliği son bulurken, Nurettin’in yerine de 11 yaşındaki oğlu Salih İsmail oturtulur.

Bu iki ölüm vakası Selahattin’e biraz nefes aldırır, lakin bu sefer de Nurettin’in paylaşım kavgasına düşen çocuk ve akrabalarıyla başı derde girer

Paylaşım kavgasında ilk hamle Nurettin’in ağabeyi Musul Hâkimi Seyfettin Gazi’den gelir. Seyfettin Gazi, Nusaybin, Habur, Harran ve Urfa’yı istila edip egemenliği altına alır. Peşi sıra Rakka’yıalarakDımaşk (Şam)’a yönelir. Ancak çok fazla açılmanın Selahattin’in öfkesini tetikleyeceğiniöngörerek Şam’ı işgal etmekten vazgeçer. 

Müslüman coğrafyasında işlerin çığırından çıktığını gören Frenkler fırsattan yararlanıp Dımaşk (Şama)’a bağlı Banyas kalesini zapt eder. Çocuk sultanın naip ve “emir”leributehlike karşısında Mısır’ın güçlü meliki Selahattin Eyyubi’den yardım istemek yerine Haçlılara bazı tavizler vererek, el altında anlaşma yoluna gider.Suriye egemenlerinin bu entrikası,sabırlı olmasıyla bilinenMısır Melik’i Selahattin Eyyubi’yi epeyce öfkelendirir.

Bu durum karşısında sesiz kalmanın hem kendisinin hem de Ortadoğu’dakiİslam hükümranlığının sonu olacağını düşünen Selahattin genç sultana (Aslında naiplerine) sitem ve tehdit içeren bir mektup gönderir. Mektupta, kendisini sultan olarak tanıdığını, adına hutbe okutup sikke bastırdığını hatırlatarak, arkasından iş çevirmenin yanlışına vurgu yapar. Hemen akabinde ordusunun başına geçerek Şam’a doğru yola çıkar.

Şamlılar, Selahattin’in kendilerinden biri olduğunun farkındadır. İşi uzatmadan ve kan dökmeden şehri teslim ederler. Salahattin Şam’ı teslim aldıktan hemen sonra, küçük sultan veçevresindekilerinsığındıkları Halep’i kuşatma altına alır. Sultanın etrafındakiler savaş meydanında Selahattin’le başa çıkamayacaklarının farkında olup daha kestirme bir yola başvururlar.Sultan Salih’in naibiSadüddin Gümüştekin, profesyonel suikastlarla nam ve dehşet salmışİsmailişeyhiRaşüdüddin Sinan’a, namı diğer Dağ Şeyhi’ne bir elçi göndererek,yüklü bir servet karşılığında Selahattin’i öldürtmesini teklif eder.

İlk Suikast

Şeyh Sinan teklifi ikiletmez. Hazırdaki birkaç suikastçıyı Selahattin’in karargahına yollar. Değişik yönlerden karargâh çadırına sızmaya çalışan suikastçılar, dikkatli bir emir sayesinde fark edilip çatışmaya girilir. Gözü pek suikastçılardan biri Salahattin’in burnunun dibine kadar sokulmayı başarır, ama hançerini saplamaya fırsat bulamadansırtından aldığı kılıç darbesiyle yere yığılır. Selahattin kargaşadan sıyrılıp çadırına çekilirken korumalar daİsmaililerin hepsini öldürür. Lakin onlar da epey emir ve asker öldürmeyi başarır.(Aralık 1174)

İsmaililerin (Haşaşilerin) bugözüdönmüşlüğü karşısında dehşete düşen Salahattin, onları, orta Suriye’de ellerinde tuttukları on kadar meskûn yer ve kalede, “inlerinde vurmaya” karar verir.İlk hamlesini, sarp bir kayalığın üstüne kurulmuş, korkunç görünüşlü,son derece müstahkem olan Azez Kalesini kuşama altına almakla yapar. Kale dışında bulunan Savunma bariyerleri imha ederek birçok İsmaili(Haşşaşi) öldürür. Kale, dışardançakaloz atışlarıyla sürekli taşa tutulur. İçeridekilerin akıbeti de dışarıdakiler gibi katliamla sonuçlanmak üzeredir. Bu tür zor anlarda intihar saldırılarını devreye sokanhaşaşi taktiği harekete geçer.

Ve kinci Suikast Girişimi

Salahattin, emirlerinden birinin çadırında otururken hiç tanımadığı birinin hançerli saldırısına uğrayıp başından yaralanır. Bulunduğu coğrafyanın kalleşliğini iyi bilen Salahattin tedbirli davranmış, fesin altına zırhlı miğfer takmıştır. Bu sayede art arda gelen öldürücü hançer darbelerinden korunurken, bir emir de saldırganın elindeki hançeri tutmaya çalışır. Emir, Parmaklarından olma pahasına hançeri bırakmaz. Bu ilk saldırgan öldürülür fakat nereden geldiği belli olmayan ikinci bir saldırgan ortaya çıkar. Ancak onun atağı da önlenir ve orada öldürülür.(Mayıs-Haziran 1176)

Bu iki suikast girişimi anlatısı, Salahattin’den hoşlanmadığını gizlemeyen, dönemin ünlü tarihçilerinden İbnü’l Esir’e aittir. İ. Esir’in anlatımlarının çoğu, dönemi yaşamış ve olaylara tanık olmuş kişilerin sözlü nakilleri ile aynı dönemin vakanüvislerinin eserlerinden yapılan alıntılardır. Sözlü anlatıcı ve vakanüvislerin ekseriyeti Ehlisünnet Müslümanlardır ki,Ehlibeyt kanadından olan İsmaililerinBatıniliğini“sapkın mezhep” olarak nitelerler. Aynı zamanda onlara karşı önyargılı ve acımasız da davranırlar.

İlginç Tehdit Hikayeleri

AminMaalouf’un, “Arapların Gözünden Haçlı Seferleri” isimli belge kaynaklı tarihi romanında,Ebufirazadındaki bir İsmaili müridinin günümüze kadar gelmeyi başarmış bir metinden söz eder. Bu belgeye göre, Salahattin’e peş peşe yaptıkları suikast girişimleri başarısız olunca Sinan, namı diğer Şeyhü’l Cebel (=Dağ Şeyhi) ilginç bir tehdit yolu dener. Buna göre, çadırı çok sıkı korumaya alan Salahattin, gecenin bir vaktindeansızın uyanır ve o anda dışarı çıkmakta olan birini görür gibi olur. Bu siluet, yatağın üstüne zehirli bir peksimet ve bir parça kâğıt bırakmış. Kâğıtta, “sen artık bizim elimizdesin” şeklinde bir not varmış. Bunun üzerine Salahattin kuşatmayı kaldırıp geri çekilir. Bir daha da İsmaililere bulaşmaz. Hatta onlarla ittifaklar kurup iyi geçinmeye çalışır. Maalouf, buhikâyenin kurmaca olduğuna inandığını belirtmekten de geri kalmaz ki haklılık payıepeyce fazladır.

Tehdit konusunda İ. Esirin akla daha yatkın bir anlatısı var: Buna göre, Raşüdüddin Sinan (Dağ Şeyhi) Salahattin’in dayısı ve Hama HâkimiŞihabeddin’e bir elçi göndererek, Salahattin’le kendileri arasında aracılık yapıp vaziyeti düzeltmesini ve kendi adına şefaat dilemesini ister. Ardından da şu tehdidi savurur:“Eğer aracılık etmesen seni, Salahattin’i ve bütün aile efradını öldürürüz” der. Şihabeddin de durumu Salahattin’e iletir. Bunu üzerine Salahattinİsmaililerle barış yapıp kuşatmaları kaldırır.

İkinci kuşak Eyyubiler döneminde (13. yy ’ılın ilk yarısı) yaşamış ve Hıristiyanlığı seçmiş Yahudi asıllı tarihçi Ebu’lFerecİbnü’lİbri (Bar Habraeus) deİbnu’l Esir’in anlatılarına yakın tespitlerde bulunur.

İşlerini yarım bırakmama konusunda nam salmış Haşaşiler, sıra Salahattin’i öldürmeye gelince bir türlü başarılı olamazlar. Kürt melik kendi eceliyle, 2 Mart 1193 yılında 55 yaşında hayta veda eder.

Kahta Haber/Mustafa Kayahan


 
 
14 Nisan 2018 Cumartesi 15:09
Okunma: 289
 
Yorumlar


Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar
< >
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Kurumsal

Okuyuculardan Gelen Haber

Yaşam

Kahta Emlak

Gündem

Teknoloji

Siyaset

Kültür-Sanat

Dünya

Son Dakika

Ekonomi

Spor

Yerel Haberler

Sağlık

Özel Haberler

Medya

Eğitim

Yukarı Çık