Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, silahlı grupların bölgeden çıkmaya başladığını açıkladı.
Erdoğan'ın İdlib Açıklaması

Haber Merkezi - İdlib'teki süreci de değerlendiren Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, silahlı grupların bölgeden çıkmaya başladığını açıkladı. Erdoğan, “Ekonomideki durumun Brunson ile alakası yok, sıkıntı yakında aşılacak" dedi.

 

BM Genel Kurulu'na katılan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Reuters'a konuştu.

 

Rahip Brunson ile ilgili soruyu yanıtlayan Erdoğan, yargı bağımsızlığına vurgu yaptı ve "12 Ekim'de davası var yargı ne karar verir bilemem. Buna siyasiler karar veremez" dedi.

 

İdlib'teki süreci de değerlendiren Erdoğan, silahlı grupların bölgeden çıkmaya başladığını açıkladı.

 

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Reuters'a verdiği röportajın satırbaşları:

 

- (Rahip Brunson ile ilgili soru) Ben yargı mensubu değilim, Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanıyım. Biz hukukta kuvvetler ayrılığını kabul ediyorsak, yargının bağımsızlığını dünyanın her yerinde savunuyorsak o zaman yargının bu noktadaki kararlarına saygı duymamız lazım.

 

- O şahıs terör örgütleriye irtibat halinde olduğu için gözaltına alınmış ve daha sonra da tutuklanmıştır. 12 Ekim'de davası var yargı ne karar verir bilemem. Buna siyasiler karar veremez.

 

Gülen ABD'de yargılanmıyor bile

 

- Benzer şeyler özellikle Amerika'da olmuş durumda. Örneğin Amerika'da şu anda Türkiye'de 251 vatandaşımın ölümüne neden olan ve devlete karşı darbe girişiminde bulunan FETÖ Amerika'dadır. Brunson halen yargı sürecindedir. Oysa Fetullah Gülen ABD'de yargılanmıyor bile.

 

Yüksek faize karşıyım

 

- Bu ekonomik sıkıntı çok kısa bir sürede aşılacaktır. Bunun Brunson ile uzaktan yakından ilgisi yoktur.

 

- Ben yüksek faize karşıyım. Yüksek faiz yatırımcıyı, girişimciyi olumsuz etkiler. Yatırım olursa istihdam olur. Bu karar Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgilidir.  Yüksek faiz yüksek enflasyonu getirir. Temenni ederim ki bu tersi olur.

 

Silahlı gruplar İdlib'ten çıkmaya başladı

 

- Esed’in bir defa bizim Suriye’nin başında kalmasını kabul etmek gibi bir lüksümüz yok. Yüz binlerce vatandaşını öldüren, katleden bir insanı biz demokratik bir ülkede göremeyiz. Bizi bu süreç içerisinde buraya sevk eden Suriye halkının içinde olduğu durumdur. 3,5 milyon Suriye halkı şu anda kimin misafiri? Bizim misafirimiz. Bunlar Esed’in zulmünden kaçtılar. Hala Esed bombaları yağdırıyor. İdlib’de Rusya ile attığımız adım, Soçi, Tahran zirveler olmasaydı belki bu hala devam edecekti.

 

- Her şeyden önce Rusya ile Türkiye arasındaki bu 10 maddelik anlaşmanın içerisinde savunma bakanlarımızın imza altına aldığı bu muhtıra ile gerek Rusya’nın rejimi bu 15-20 kmlik bu koridora sokmaması, gerekse merkezde de bu radikal grupların Türkiye tarafından, Türkiye’nin kendi örgütleriyle; istihbarat gibi… Bunu kontrol altına alması, onların buralardan çıkışını sağlaması noktasında, daha doğrusu silahlardan arındırılmış bir bölge haline getirilmesi de bizim tasarrufumuzda olacak. Bunun için gerekli adımları da atacağız.

 

Bunun için de şu anda bütün çalışmalar yürütülmektedir. Zaten özellikle de bu İdlib halkının beklentisiydi. İdlib halkı da bu süreci gerçekten çok çok huzurlu bir şekilde ve burada dönüşün başlamış olması ki, 50-60 bin kişi bu süre içerisinde geriye dönmüş vaziyette. Onların destekleriyle bu iş başarılacaktır.

 

İran'a yönelik yaptırımlar

 

- Şimdi gerçekçi olmak lazım. Sayın Obama döneminde buna benzer durumlar söz konusu olmuştu. Şu gerçeği göreceğiz, biz doğal gazı eğer alamazsak ben halkımı ne ile ısıtacağım? Şu anda benim ülkemin tükettiği doğal gazın yüzde 50’sini biz Rusya’dan alıyoruz, geri kalanını İran’dan Azerbaycan, Irak, bazen Cezayir’den alıyoruz. Ben bu doğal gazı almadığım takdirde halkımı kar kışta o soğukta üşütecek miyim? Bizim görevimiz halkımızın mutluluğu değil mi? Kimse kusura bakmasın atacağımız adımları kendi tasarrufumuz içerisinde atarız. Ve bunu atarken de halkımızın bir defa huzurunu, halkımızın menfaatlerini gözetmekle mükellefiz.

Editör: İsmail KAYA

Bu Habere Tepkiniz Nedir? Bu haber 2018-09-26 07:58 tarihinde yayınlandı. 320 Defa okundu.