Son günlerde yaşanan ve hepimizi derinden yaralayan elim terör saldırıları ve sonrasında, ülkemizde ve şehrimizde yaşatılmak istenen toplumsal ayrışma ve çatışma ortamlarının engellenmesi ve birlikte yaşama irademizi göstermek amacıyla Türkü, Kürdü, Alevisi, Sünnisiyle ve Süryanisi ile birlikte, kısacası ırk, din ve mezhep ayrımı gözetmeden kardeşçe bir araya geldik. Adıyaman, tarihi boyunca farklı kimlikleri bünyesinde barındırmış; Türklerin, Kürtlerin, Alevilerin, Sünnilerin ve Süryanilerin, bir arada yaşama kültürü geliştirdiği; Barıştan, Huzurdan ve İstikrardan yana bir şehirdir. Uzunca bir zamandır hemen yanı başımızda uluslararası güçlerin müdahil olduğu ve üst akıl olarak yönettiği bir savaş yaşanmaktadır. Bu savaş, Ortadoğu’da etnik ve dini kimlikler üzerinden sürdürülmektedir. Ülkemizi bu savaşın içine çekmeye yönelik birçok girişim, açık bir şekilde görülmektedir. Bölgemizdeki savaşın bizi etkilememesi mümkün değildir. Suriye ve Irak’ta devam eden savaş, ülkemizin ve özellikle de bölgemizin sosyal, kültürel, siyasal ve demografik yapısını önemli ölçüde etkilemektedir. Son yıllarda özellikle Suriye’de ki savaşın etkileri olarak kabul ettiğimiz; birçok ilimizde olduğu gibi özellikle de şehrimizde toplumsal ayrıştırma ve çatışma ortamı oluşturmaya yönelik bazı girişimlere üzülerek şahit olmaktayız. Bu girişimlere ulusal bazı medya kuruluşları da şehrimizi hedef göstererek dâhil olmaktadır. Adıyaman sivil toplum kuruluşları olarak; kimden gelirse gelsin, sebebi, amacı ve mazereti ne olursa olsun, kime karşı yapılırsa yapılsın terörün ve şiddetin her türünü insanlığa karşı işlenmiş alçakça bir suç olarak görüyor ve lanetliyoruz. Medya kuruluşlarını, ülkemizin ve şehrimizin barış ve huzuru konusunda daha duyarlı olmaya, basın-yayın ahlak ilkelerine uymaya ve toplumun güvenliğini tehdit eden yaklaşımlardan vazgeçmeye davet ediyoruz. Adıyaman insanı, yüzyıllardır sürdürdüğü kardeşliğine ihanet etmeyecektir. Tarihine, kültürüne, sevgisine ve saygısına yaslanarak, dün olduğu gibi bugün de, huzur ve barışını koruyacaktır. Bugün suçlama değil, birlik olarak sorumluluk alma; büyük senaryolarda figüran roller alma değil, bu toprakların asli unsurları olarak oyunu bozma vaktidir. Milletimize düşen görev, sağduyulu olmak, terör örgütlerinin ve onları kurgulayan oyun kurucuların tuzağına düşmemektir. Üzerinde yaşadığımız topraklarda daha önce hüküm sürmüş kadim medeniyetlerin köklerini damarlarında hala hisseden, her renkten, her dinden, her mezhepten, her ırktan mensubu olan bu halk sağduyusunu koruyarak bugün yaşadığı zorluğu da atlatacak, teröre ve şiddete bir kere daha “dur” diyecektir. Bu bağlamda ilimizin ve ülkemizin huzur, güven ve barışına doğrudan müdahale olarak gördüğümüz her türlü menfur saldırıları kim veya kimler, hangi amaçla yaparsa yapsın şiddetle kınıyor, son günlerde yaşanan saldırılarda şehitlerimize ve hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, yakınlarına ve milletimize de başsağlığı diliyoruz.

Editör: İsmail KAYA

Bu Habere Tepkiniz Nedir? Bu haber 2015-07-14 11:17 tarihinde yayınlandı. 1613 Defa okundu.