AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, "Safını herkesin çok net ortaya koyması lazım. Ya 'silah ve terör' diyeceksiniz ya 'demokrasi ve siyaset' diyeceksiniz. Silahla siyaset bir arada yürümez. HDP bir yol ayrımında, bir tercih yapmak durumundadır" dedi. Aydın, CHP'nin verdiği terörle ilgili araştırma önergesini görüşmek üzere olağanüstü toplanan TBMM Genel Kurulu'nda partisinin grubu adına yaptığı konuşmasına, "MHP sözcüsünü dinlerken aslında HDP'nin bize minnet etmesi gerektiğini gördük. Yine aynı şekilde HDP sözcüsünü dinlerken de MHP'lilerin bize minnet etmesi gerektiğini gördük. Her iki grup minnet etmiyor" diyerek başladı. MHP ve HDP sıralarından bazı milletvekillerinin itirazı üzerine Aydın, "Siz ideolojileri hapsederseniz, ideolojik bakış açısıyla siyaset yapmaya kalkarsanız hayal görür ve hayal konuşursunuz" karşılığını verdi. Özellikle HDP sözcüsünün bir suçluluk psikolojisiyle hareket ettiğini ve bu suçluluk psikolojisiyle bir tiyatro oynandığını iddia eden Aydın, HDP sözcüsünün "en iyi savunma saldırıdır" mantığı üzerinden bir algı operasyonu yapmaya çalıştığını söyledi. "Ben 'el insaf' diyorum" şeklinde konuşan Aydın, "Burada Sayın Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, hükümetimize, AK Parti Grubu'na söylediklerinizin kaçta kaçını PKK terör örgütüne söyleyebiliyorsunuz Allah aşkına. O yürek ister" diye konuştu. İktidar olmak için sınırları, demokrasiyi zorlamadıklarını, milli iradeye rıza göstereceklerini hep ifade ettiklerini belirten Aydın, "Siz barajı geçmek için statükocularla, paralelle, terör örgütleriyle, çetelerle, yine barajı geçmek için tüm Çözüm Süreci karşıtlarıyla bir araya geldiniz. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Biz milletin iradesine saygı gösteririz. Kimin ne yaptığını, kimin nerede durduğunu bu millet çok iyi biliyor" diye konuştu. Aydın, HDP adına konuşan Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir'in, "Türk vatandaşı 10 bin IŞİD üyesinden bahsettiğini" anımsatarak, bunu araştırdığını ve şu ana kadar bin ile bin 300 arasında Türk vatandaşı olduğunu söyledi. Aydın, "Dünyada ilk 10'a dahi girmiyor. Arzumuz hiçbir vatandaşımızın hiçbir terör örgütüne girmemesi ama yalanlarla, iftiralarla da siyaset olmuyor" dedi. - "Barajı geçmek adına demokrasiyi zorlayanlar ortadadır" Kürt meselesinin, söylenmedik sözün kalmadığı meselelerden biri olduğunu belirten Aydın, AK Partinin tekçi ve homojen mühendislik politikalarının dışına çıktığını söyledi. Çözüm Süreci'nin, silahın ve şiddetin hak arama aracı olamaktan çıkarılması, silahları terk ederek devletin demokratik dönüşümü için siyasete yönelmesi olduğunu kaydeden Aydın, şöyle devam etti: "Bu ise büyük bir iştir. Tüm toplumsal kesimler olarak devletin demokratik dönüşümünü konuşabilmemiz için silahın aradan çıkması lazım. Biz bunun için uğraştık ama PKK terör örgütü saldırılarını sürdürdü. Sadece 7 Haziran'dan bu yana 657 terör eylemi gerçekleştirilmiş. Son günlerde PKK terör örgütü ve HDP yöneticileri söz birliği etmişcesine yürütülen operasyonlarla erken seçim arasında ilişki kurmaya çalışıyorlar. Operasyonlara ilişkin amacın, olası bir erken seçimde HDP'nin baraj altında kalmasını ve AK Partinin tek başına iktidara gelmesini sağlamak olduğunu iddia ediyorlar. 'AK Parti seçimin faturasını Kürtlere ve Çözüm Süreci'ne çıkararak, çatışma ve savaş üzerinden yeniden tek başına iktidara gelme hesapları yapıyor' şeklinde söylemlerle bir kamuoyu oluşturma gayreti içerisindeler. Seçimle operasyonlar arasında ilişki kurmak Meclis ve millet iradesine büyük bir haksızlıktır, hadsizliktir ve saygısızlıktır. Ama tek başımıza iktidarı istedik. Çözüm Süreci'nin devamı için bunun gerekli olduğunu şimdi net bir şekilde görüyoruz ama demokrasiyi zorlamadık, barajı geçmek adına demokrasiyi zorlayanlar ortadadır. Aydın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Çözüm Süreci'ni başlatan lider olduğu için hedefe konulduğunu ifade ederek, "Sayın Cumhurbaşkanı, 'Yeter ki bu sorun çözülsün gerekirse baldıran zehiri içmeye hazırım' dediği için mi bunu yapıyorsunuz? Çünkü sorundan, şiddetten beslenenler çözüm istemez de onun için" dedi. Yeni seçimi düşünmediklerini, şu anda koalisyon çalışmalarının sürdüğünü belirten Aydın, "Koalisyon olasılıkları konusunda zihni hazırlıkları dahi olmayanların, seçim sonucunda oluşan Meclis'i çalışmaz kılmak için 'AK Parti ile asla' diyenlerin, blok siyasetinden bahsedenlerin asla bize söyleyecekleri tek bir sözü olmaz, olamaz" ifadesini kullandı. - "Kınadıklarını duydunuz mu" "Peki operasyonu zorunlu kılan PKK terör örgütü saldırıları hakkında bu yöneticilerin tek bir kelime sarf ettiklerini, kınadıklarını, lanetlediklerini duydunuz mu" diye soran Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz şunu diyoruz. DAEŞ olsun, PKK olsun, DHKP-C olsun, kaynağı kim olursa olsun, nereden gelirse gelsin, kime karşı işlenirse işlensin bütün terör örgütlerini kınıyoruz, lanetliyoruz ve gerekli mücadeleyi de sonuna kadar sürdüreceğiz. Gerçekleştirdiği eylemleri hiç gündeme getirmeden hükümetin ateşkesi bitirdiği ve Çözüm Süreci'ni sonlandırdığı şeklindeki algı operasyonları birilerinin sorumluluğu ve yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Kimi isimler, münferit olarak polislere yönelik katliamı doğru bulmadıklarını belirten açıklamalar yaptılar fakat doğrudan PKK terör örgütüne tek bir söz söyleyemediler. Polisimizi, askerimizi faili meçhul bir odak katletmiyor, şehit etmiyor. Bir fail var, o da PKK terör örgütüdür. İftira atmaktan ve yalan söylemekten başka bir şey bilmeyenlerin yaptığı diğer bir şey ise hükümet ile DAEŞ terör örgütü arasında ilişki kurmalarıdır. Defalarca söyledik. Bugün bir kere daha yüksek sesle haykırıyorum, burada hükümetimizle DAEŞ arasında ilişki kuranlar yalancı müfterilerdir. Bunlar tamamen haksız, hadsiz, mesnetsiz yalan iddialardır. Dünyadaki hiçbir ülke DAEŞ'i terör örgütü olarak kabul etmezken biz 10 Ekim 2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla DAEŞ'i terör örgütü olarak ilan ettik." Aydın, hem ülkede hem bölgede terör istemediklerini vurguladı. "Biz inanarak yaptık" Çözüm Süreci çerçevesinde yapılan yasal düzenlemelere değinen Aydın, "Bunlar bir lütuf olarak değil, doğuştan var olan hakların devletin güvencesi altına alınması için gerekli olan adımlardı ve bu adımları attık. Öyle zannediyorum ki HDP'nin Eş Genel Başkanları dahi hayal edemezdi. Biz bunlara inanarak yaptık" şeklinde konuştu. Örgütün defalarca sürecin bittiğini açıklayıp hükümeti tehdit ettiğini, süreci başlatan siyasi iradeye düşmanca bir tavır takınıldığını belirten Aydın, terör örgütü PKK'nın çekilmeyi durdurduğunu açıkladığını, HDP'nin Kobani nedeniyle halkı sokağa çağırdığını ifade etti. Aydın, Diyarbakır'da yol kesme, şantiye basma, araç gereç yakma gibi terör eylemleri meydana geldiğini belirterek, "Şimdi burada kim terörden yana, kim barıştan yana, kim 'silah' diyor, kim 'siyaset' diyor çok açık ortadadır. Devlet bütün bunlara izin vermez. Devlet teröre prim vermez" ifadesini kullandı. PKK terör örgütünün başlattığı saldırıları sonlandırmak üzere operasyonlar yapıldığını, ulusal güvenliği tehdit eden DAEŞ, PKK ve DHKP-C gibi tüm terör örgütlerine eş zamanda operasyonlar düzenlendiğini vurgulayan Aydın, şunları kaydetti: "Hiç kimse hedef saptırmasın, bırakın PKK terör örgütünün yaptığı saldırıları kınamayı, PKK terör örgütünün sözcülüğüne soyunanlar operasyonlar hakkında bize bir tek laf bile söyleyemezler. Biz 7 Haziran seçimi sonrasında, çözüm sürecinin hedeflenen rota doğrultusunda devam edeceğini ve demokratik kazanımlardan ödün vermeyeceğimizi vurgulamıştık. Hiçbir vesayet odağına izin vermediğimiz gibi, terör örgütlerinin ve onların figüranlarının da yeni bir vesayet kurmasına asla izin vermeyeceğiz. Terörün sona ermesi ve PKK terör örgütünün silahsızlanması konusunda tutum alamayan hiç kimseyi muhatap olarak da kabul etmeyeceğimizi deklare ettik. Açıkça soruyoruz; terörizm karşısında nerede duruyorsunuz? Safını herkesin çok net ortaya koyması lazım. Ya 'silah ve terör' diyeceksiniz ya 'demokrasi ve siyaset' diyeceksiniz, safınızı belli edeceksiniz." Silahla siyasetin bir arada yürümeyeceğini dile getiren Aydın, HDP'nin yol ayrımında bulunduğunu, bir tercih yapması gerektiğini söyledi. Aydın, "Hani 'Silahlar sussun, fikirler konuşsun' diyorduk. Eğer siyaset yapılacaksa silahların susması lazım. Ulusal güvenliğimizi, milli güvenliğimizi, milletin geleceğini kim tehdit ederse, kim baskı uygularsa, kim şiddet uygularsa onun karşısında da sonuna kadar mücadele edilecektir" dedi.

Editör: İsmail KAYA

Bu Habere Tepkiniz Nedir? Bu haber 2015-07-14 11:17 tarihinde yayınlandı. 1529 Defa okundu.