İnsan Hakları Derneği Adıyaman Şubesi 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısı ile bir basın açıklaması yaptı.
İHD’den  Barış Günü Açıklaması

Demokrasi Parkı’nda yapılan basın açıklamasında İnsan Hakları Derneği Adıyaman Şube Başkanı Avukat Bülent Temel barışın insan hakkı olduğunu “ 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle barışın egemen olduğu bir dünyada yaşamak istediğimizi bir kez daha belirtmek istiyoruz. Barış hakkı bir insan hakkıdır. Barış talebinin, medeni ve siyasi haklarla olduğu kadar ekonomik, sosyal ve kültürel haklar ile de ilişkisi bulunmaktadır. İnsan Hakları Derneği (İHD), insan haklarını evrensel, bütünsel, bölünmez, biri diğerine tercih edilemez ve tüm insan haklarının birbiri ile irtibatlı oluşuyla kabul etmektedir. Aynı zamanda Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 1. Maddeleri, halkların kendi kaderlerini tayin hakkını bir insan hakkı olarak kabul ve ilan eder. Türkiye bu sözleşmelerin 2003 yılından beri tarafıdır. İkinci olarak Afrika İnsan ve Halkların Hakkı Şartı da insan haklarını daha geniş çerçevede temellendiren, birey ve vatandaşlık hakları bireylerin olduğu gibi, halkların da haklarıdır.

Bu metinlerde İHD’nin de benimseyip paylaştığı temel yaklaşım, barışın insan hakları ve özgürlüklerine dair olduğudur. İnsanlar arasındaki ekonomik, sosyal ve her türden eşitsizlikler, hakların ve özgürlüklerin tanınmayışı, savaşların ve çatışmaların temel sebebidir. O nedenle, İHD olarak her şart altında ve dünyanın neresinde olursa olsun, barışın hak ve özgürlüklerle sağlanabileceği düşüncesindeyiz. Dünyadaki bütün çatışma bölgelerinde çatışmaların temelinde genellikle hak ve özgürlük taleplerinin bulunduğu gözlenmektedir. Savaş dünyanın her yerinde yıkıma ve ölüme neden olmaktadır. Dünyanın her yerinde savaştan en çok çocuklar etkilenmektedir. Afrika’da, Filistin’de Şengal’de ve dünyanın diğer yerlerinde yaşamını yitiren çocuklarla Alyan, Ceylan Önkol, Enes Ata ve Eren Bülbül arasında temelde hiçbir fark yoktur. Türkiye farklı etnik, dilsel, dinsel ve kültürel dokulara sahiptir. Hukuksal düzenlemelerin de insanı ve doğayı temel alacak bir bakış açısı ve çoğulcu dokuya göre temellendirmesi gereklidir. Çoğulculuk İHD’nin pek çok kez vurguladığı ve yansıttığı ‘herkes farklı, herkes eşit’ sloganında ifadesini bulur. Çoğulculuk aynı zamanda demokrasinin de temelidir. İHD demokrasi ile insan hakları arasında koparılamaz bir bağ bulunduğu düşüncesindedir. O nedenledir ki, İHD Türkiye’nin temel sorunu insan hakları ve demokrasi sorunu olduğunun altını çizmiş ve bu temel sorunun en önemli halkasının da Kürt Sorunu olduğunu tespit etmekte ve kabul etmektedir.

-Türkiye’nin Bir Barış Sorunu vardır

Başkan Temel Türkiye, Kürt sorunu gibi temel bir sorunu; maalesef dünyanın birçok ülkesinde görüldüğü gibi diyalog ve müzakereye dayalı çatışmasız çözüm yöntemlerini kullanarak çözememiş bir ülkedir. Bu nedenle silahlı çatışmalar ülke içi ve dışında devam etmektedir. Kürt sorunun çözümsüzlüğünün yarattığı silahlı çatışma hali, hayatın tüm alanlarını etkilemektedir. Halen Türkiye’nin içerisinde bulunduğu ekonomik kriz, Kürt sorununda yaşanan bu çatışmalı ortam göz ardı edilerek açıklanamaz. Devletin silahlı çatışma ve savaş halini sürdürmek için ülke içinde ve ülke dışında yürüttüğü askeri faaliyetlerin ekonomik maliyeti oldukça yüksektir ve bu Türkiye bütçesini zorlamaktadır. Türkiye çok uzun yıllardır silahlı çatışma ortamını yaşatmaktadır. Barış ve çözüm süreci olarak adlandırılan 2013-2015 tarihleri çatışmasızlığın Türkiye toplumuna yaşattığı huzur dönemidir. Son üç yılda ise yaşanan silahlı çatışmalarda binlerce insan yaşamını yitirmiş ve yaralanmıştır.

Kalıcı barış için çatışma nedenleri ortadan kaldırılmalıdır. Bunun için ilk yapılması gereken çatışmaların durması, sona erdirilmesi, diyalog yollarının açık tutulması, insan hakları ve demokrasi eksenli çözüm arayışlarına imkan sağlanmasıdır. Türkiye’nin yönetin sisteminin otoriterleştiği koşulların ortadan kaldırılarak demokrasi ve insan haklarına dayalı yeni bir toplum sözleşmesi barıştan ve barışı savunmaktan geçmektedir. İHD olarak, ülkemiz başta olmak üzere tüm dünyada barışın egemen olduğu bir yaşam için insan hakları mücadelemizi sürdüreceğiz.” dedi.

Editör: İsmail KAYA

Bu Habere Tepkiniz Nedir? Bu haber 2018-09-01 18:44 tarihinde yayınlandı. 344 Defa okundu.