Bugün Twitterda Boğaziçi Üniversitesine atanan rektörü Halk istemiyor diye ( 150 -200 kişi ) protestolar düzenleniyor. 1998 de 50 bin kişi halktan sayılmadı, görülmedi. Şimdi halk istemiyor öyle mi ? Başa dönersek " ayarını bozduğunuz kantar sizi tartıyor "
YÖK ( Yüksek Öğretim Kurulu ) ve Rektör Atamaları

YÖK 80 Darbesi artığı bir Kurum. Kuruluş amacı Üniversiteleri resmi ideolojiye göre dizayn etmek. Ülkemizde bu tip Kurum sayısı çok, genelde amaçları YÖK ün kuruluşuyla aynıdır. Nadiren faydalı bazı kurullar var. Yapıları ve tasarrufları itibariyle çoğunlukla halka rağmen icraat yapmak diye özetlenebilir. 

YÖK Yasası gereği Rektörler Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Cumhurbaşkanlığı en büyük vesayet kurumuydu. 80 aşığı ve artığı bazı kesimler bu nedenle Cumhurbaşkanlığı seçimlerini hep manipule ettiler. 2007 ye kadar kendilerini bu ülkenin sahibi zannedenler bu makama Halktan birilerini getirtmedi ( 2007 ye kadar tek istisna Turgut Özal, ona da tahammül edilmemiştir. Hatta İsmet İnönü'nün damadı Metin Toker Özal Cumhurbaşkanı adayı olduğunda şu ifadeleri kullanmıştır " Atatürk ve İnönü'nün makamı bir memur çocuğunu mu oturtacağız " diye Özal'ı aşağılamıştır). Cumhuriyet Tarihinde her Cumhurbaşkanlığı Seçimi kaos ve karmaşaların gölgesinde olmuştur. Nedeni açık en büyük vesayet kurumu ve diğer vesayet kurumlarını yöneten baş. Kim orda olursa aslında Ülkeyi o yönetir. Recep Tayyip Erdoğan'ın en büyük başarısı Cumhurbaşkanı Seçimlerini Halka yaptırmaktır. 

R. Tayyip Erdoğan bir çok vesayet kurumunu kaldırdı ama YÖK e çok dokunmadı. 80 de bu kurumu oluşturanlar günün birinde gücün başkaları eline geçeceğini hesaplamadı. " Ayarını bozduğun kantar , gün gelir senide tartar " atasözünün yansımasını görüyoruz son süreçte. Kemalistler zamanında çok acımasızca kullandı YÖK ü vb kurumları. En basit örneği İnönü Üniversitesine 1996 da atanan Ömer Şarlak tı. İnönü Üniversitesi muhafazakar kimlikli öğrencilerin hakim olduğu bir yerdi. Ömer Şarlak bu Üniversitede hiç çalışmadığı halde buraya Demirel tarafından atandı. Ömer Şarlak GATA da görev yapan bir Tuğgeneraldi emekli oldu ve özel görevle İnönü Üniversitesine gönderildi. Kimse karşı çıkmadı. Geldiğinin 2. Yılında Yaveri Fatih Hilmioğlu'yla birlikte Araştırma Hastanesinde Başörtüsünü yasakladı. Yıl 1997 ilk adim Hastanede atılmış kamuoyu kışkırtılmıştı. Malatya'yı bilenler Araştırma Hastanesinin Şehre 20 Km uzakta olduğunu bilir. Bu uzaklığa rağmen en az 10 bin kişi bu tasarrufu protesto etmek için Hastaneyi ablukaya aldı. Halk bu uygulamayı istemiyordu. O gün 2. Ordu marifetiyle halk joplarla,  dipçiklerle sindirildi. Ömer Şarlak şu ünlü ifadesini kullanmıştı halka rağmen: " gerekirse 2. Orduyu buraya yığar bu yasağı uygularım "  Diğer yıl Malatya Olayları diye Dünya Medyasında da yankı bulan olaylar dizisi başladı. Rektör dediğini yaptı,  2. Orduyu Üniversiteye yığdı kafamıza vura vura Başörtü Yasağını uyguladı.

Bugün Twitterda Boğaziçi Üniversitesine atanan rektörü Halk istemiyor diye ( 150 -200 kişi ) protestolar düzenleniyor. 1998 de 50 bin kişi halktan sayılmadı,  görülmedi. Şimdi halk istemiyor öyle mi ? Başa dönersek " ayarını bozduğunuz kantar sizi tartıyor "...

İlkesel olarak, YÖK , Diyanet vb. Vesayet kurumlarına karşıyım. Daha demokratik daha hakkaniyetli yapılar olmalı,  Hukuk ilk planda olmalı. Biz ne kadar demokratız onu da sorgulamalı. " sırası gelenin zalim olduğu " bir sistem kabul edilemez.

Vesselam...

Cahit Çelebi-Kahtahaber

Editör: İsmail KAYA

Bu Habere Tepkiniz Nedir? Bu haber 2021-02-23 12:42 tarihinde yayınlandı. 1526 Defa okundu.