Kâhta merkez ve merkeze bağlı köylerin 1560 yılı toplam Nüfusu 9557. Bu nüfusun 3449’u şehirde yani o günün Kâhta’sında, 6108’i ise merkeze bağlı köylerde yaşıyor.
450 Yıl Öncesinin Kahta’sından Bazı Tespitler

450 Yıl Öncesinin Kâhta’sından Bazı Tespitler

Osmanlı kayıtlarının en eskileri, ele geçirilen yerlerde düzeni sağlamak, imparatorluk ordusuna asker verme mükellefiyeti ve devlet hazinesine öngörülebilir ve sürdürülebilir gelirler sağlamak için yapılan ilk iş işlenebilir toprağı muhtelif bedeller karşılığında dağıtarak gelirleri sağlama almaktır.

Lakin gelirler sadece toprak mahsulleri, bağ ve bahçeden ibaret değildir. Günümüz vergi cambazlığı kadar olmasa da, akıllara durgunluk veren envaı çeşit vergi (bu vergilere genel olarak HARAÇ deniyor) alınmaktadır.

Toprak tanzimiyle başlayan kayıt (tahrir) işlemleri toplumun büyük kesimlerini kapsayacak şekilde genişletilmiş ki buluğa ermiş bütün erkekler haraç (veya vergi) mükellefiyeti altına sokulmuştur. Hal böyle olunca, kayıtlarda (tahrirat) kadının esamisine rastlanmaz. Lakin erkeğin her türlüsü; evlisi, bekârı, dulu, gâvuru, Müslüman’ı, zanaatkârı, çobanı, hatta körü, topalı, yatalağı (haraç vermesinler diye) dahi kayıt altına alınır ki bu işleme “tahrirat” denmiştir. Tahriratın tutulduğu ayrıntılı deftere “Tahrirat Defteri”, biraz kısaltılmışına ise “İcmal” (özet) defteri adı verilmiştir. Bu koca defterlerden bazıları günümüze kadar gelmeyi başarmıştır ki bu sayede Kâhta, Adıyaman, Besni gibi bazı şanslı yerleşim yerlerinin 16. yüzyılın ortalarına ait 30-40 yıllık toplumsal ve ekonomik yapısından haberdar olabiliyoruz.

Mehmet Taştemir’in arşivlerden (özellikle Osmanlı Arşivi) derleyip “XVI. Yüzyılda ADIYAMAN (Behisni, Hısn-ı Mansur, Gerger, Kâhta) Sosyal ve İktisadi Tarihi” ismiyle kitaplaştırdığı eser sayesinde bölgenin yaklaşık 40 yıllık yapısından haberdar oluyoruz.

Taştemir’in tespitlerine göre 1519 – 1560 yılları arasında “Aşağı Mahalle, Kürt Veli Mahallesi, Cami Mahallesi, Ekrat yani Kürt Mahallesi ve Nasıra mahallesi olmak üzere Kâhta kaza merkezinin altı mahallesi varmış.

Bunlardan Aşağı Mahalle halen mevcut, ama sadece iki-üç hanesi ayakta, gerisi viran!

Kürt Veli Mahallesi adıyla bir mahalle ismi büyüklerimizden hiç duymadık. Kaldı ki büyük büyük babalarımız zamanında bile kasabanın ekseriyeti zaten Kürt’tü.

Cami ise tarihi vasfından koparılmış olarak yerinde sayılır. Etrafında da birkaç hane vardır.

Kürt Mahallesi ise, asırlardan beri kasabanın nerdeyse tamamının Kürt olması vesilesiyle hiç duyulmamış, duyurulmamıştır.

Esas ilginç olanı Nasıra Mahallesi’nin, bazı telaffuz azizliklerine rağmen 1960’lı yılların sonlarına kadar varlığını sürdürmüş olmasıdır. Bizim kuşak yetiştiğinde orada “Kalaycılar” namıyla tanınan geniş bir Ermeni ailesi vardı. Onlar da 1960’larda köyü terk edince mahalle tümüyle öksüz ve viran kaldı. Lakin “gâvur” namı hafızalardan çıkmadı.

Nasıra, İsa Peygamber’in düşüncelerini yaydığı ilk yerdir (Kudüs’te). Buna istinaden İslam literatüründe Hıristiyanlara “Nasranî” denilmiştir.

Bu ad yerine bir ara “Gebran” ifadesi de kullanılmış ki bu daha isabetlidir. Lakin “gebran” ifadesi günümüze yaklaşıncaya kadar epeyce mutasyona uğratıp “dönme”den bir önceki formu olan “gavur” sıfatına tahvil olunmuştur. Virane mahalle için hala kullanılan sıfat da bu meşhur “gavur” sıfatıdır; “gavur harabeleri, gavur viraneleri, gavur mahallesinin aşağısı-yukarısı…

16. Yüzyıl ortalarında Kâhta merkeze bağlı 57 köy var. Bu köylerde oturan toplam hane sayısı ise 1520’lerde 308 iken bu rakam 1560’larda 1121’e çıkmış ki bu astronomik artışın nedenin konar-göçerlerin (küçükbaş hayvanlarıyla sürekli hareket halinde olan, toprağa bağlı olmayan aileler; göçeri) köylere yerleştirilmiş olma ihtimalinden kaynaklandığı rivayet edilmektedir.

Köylerin birçoğu halen yerinde ve eski isimleriyle biliniyor. Bunlardan isimleri telaffuz azizliğine uğramamış olan birkaçı:

Ancuz, Artan (Pınaryayla, Adıyaman Kuyucak Bucağına bağlı) Höpek/Hopak, Keferme/Keferne, Menzil, Merkik/Markik, Persömek/Bersomik, Postin, Terbal/Terpal, Tufankar/Tığınkar… Biraz kurcalarsam tanıdık daha çok köy çıkacak, ama bu konuyu, şayet Korona belasına bulaşıp öte tarafa yollanmazsak, ileriki bir tarihte ayrıntılı olarak ele almak niyetindeyim.

Yazar Akademisyen Mehmet Taştemir bazı verilerden yola çıkarak Kâhta’nın 16. Yüzyıl ortalarındaki nüfusu hakkında da bir tahminde bulunmuş. Buna göre Kâhta merkez ve merkeze bağlı köylerin 1560 yılı toplam Nüfusu 9557. Bu nüfusun 3449’u şehirde yani o günün Kâhta’sında, 6108’i ise merkeze bağlı köylerde yaşıyor. (Ayrıca, Müslim ve gayri Müslim ayırımı da yapılmış)

Yukarıda ismini verdiğim kaynak eserde daha çok veri var. Ancak ben bu kadarını yazmakla yetineceğim. İsteyen T. Tarih Kurumu yayını olan bu eseri edinip 16. Yüzyıl ortalarındaki Adıyaman, Besni, Kâhta ve Gerger hakkında daha ayrıntılı bilgiler edinebilir.

Kâhta Haber/Mustafa KAYAHAN

Not: Yararlanılan kaynaklar

Yararlanılan esas kaynak yukarıda ismini andığım eserdir. Ayrıca;

Adnan Işık’ın “MALATYA 1830-1919”

Tahir Sezen, Osmanlı Yer Adları

Dâhiliye Vekâleti Meskûn Yerler Kılavuzu 1928

Dâhiliye Vekâleti, Köylerimiz (Eski ve Yeni Adları Alfabetik Sıraya Göre) 1933

İçişleri Bakanlığı, Köylerimiz 1968’e Kadar

Devlet, Elazığ ve Diyarbakır Salnameleri

Editör: İsmail KAYA

Bu Habere Tepkiniz Nedir? Bu haber 2020-04-09 15:20 tarihinde yayınlandı. 9341 Defa okundu.