TP Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Halit Akel, İmam Hatiplilerin yoluna diken konulduğu zamanlarda okuyan, zor şartlarda eğitim gören ve şuan hem eğitimci hem yazar olarak topluma yararlı olan üç öğrencisini kaleme aldı.
Akel, İmam Hatip Güllerini Anlattı

Akel hocamızın yazısı:

Eğitimci olanlar bilir okullardaki öğretmen kurulları ve zümre çalışmalarında okulun röntgeni çekilir adeta. Yapılan toplantılardaki tartışmalar heyecan açısından meclis oturumlarını anımsatır. Okulun durumu, öğrencinin geleceği gündemin merkezine oturur. Cevabı en çok merak edilen soru eğitim yılı sonunda kaç öğrencinin üniversiteye yerleşeceğidir. Beraber çalıştığımız arkadaşlar bilir, benim açımdan da en çok merak edilmesi gereken, o yıl mezunlarından kaç tanesinin ileriki yıllarda elinin kalem tutacağıdır. Her yıl sonu kurullarında bu soruyu sormuşumdur. 

Vizyon ve misyon açısından her okul bir kimlik oluşturmaya çalışır. Bazı okullarda vardır ki hafıza sahibidir. Örneğin Kara Lise (Yedi Güzel Adam’dan bir kısmının mezun olduğu) Vefa Lisesi (Pilav günleri ile meşhur) İstanbul Erkek Lisesi, Kabataş Lisesi (Cumhuriyet’in ilk dönem edebiyatçılarının öğretmenlik yaptığı okullar) Anadolu da   Kayseri, Afyonkarahisar, Konya Liseleri gibi. Tabi ki bu sayıları artırmak mümkün aynı hafızaya sahip daha çok lisemiz var. Türkiye ‘de bir başka eğitim çizgisi var ki tarihçesi mücadele ile dolu; İmam Hatip Liseleri. Uzun mücadeleleri sonucu kurucusu, müdürü rahmetli Celalettin Öktem’in açtığı İstanbul İmam Hatip lisesi hafızası olan bir lisemiz. Aynı şekilde ilk açılan yedi imam hatip liselerinden Kahraman Maraş, Adana, Balıkesir ve diğer İmam Hatip Liseleri hafızası olan liseler. Hatta bana kalırsa 2000 yılı öncesi açılan her İmam Hatip Lisesinin bir Celal hocası vardır.28 Şubat postmodern darbesi İmam Hatip Liselerindeki hafızayı akamete uğratma girişimi idi. 

Kişisel görüşüm, hafıza sahibi olan okul ile kimlik sahibi okul arasında ince bir nüans vardır. Hafızası olan okulun kuruluş mayasında birilerinin çabası, gayreti, alın teri vardır, kimlik sahibi okulda önceden kurgulanmış kurumsal bir yapılanma vardır. 

Zaman içerisinde eğitimdeki dönüşümler, yapılanmalar hafızası olan okuldan kimliği olan okula doğru bir evrilme oldu. Örneğin bütün liselerin ‘Anadolu’ ismini alması gibi. 

Böylesi genel bir girizgahtan sonra meselenin özüne gelelim. 

Kahta İmam Hatip Lisesi de hafızası olan liselerimizden bir tanesidir, yirmi beş yılını orada geçiren biri olarak buna şahidim. Ayrıca İmam hatip Lisesi üçüncü sınıf öğrencisi iken, hafızam beni yanıltmıyorsa (yıl 1976) kurucu Müdür Kahta Lisesinde Din kültürü öğretmeni olan Ali Öncü Hoca idi. İlk kayıtlarda ben de yardımcı olmuştum. Oradan biliyorum birkaç kişinin verdiği mücadeleyi, hafızası olan okulun farkını o zaman müşahade etmiştim. 

Evet üç yetmez. Ocak 2021 bereketli bir ay oldu. Kahta Anadolu İmam Hatip Lisesinden mezun dört gencimizin kitapları yayınlandı. Güzel bir yakıştırma yapıldı sosyal medyada ‘Üç Güzel Adam’ bu yakıştırmayı yapan dost muhtemelen Yahya Çiçek’i tanımıyordu ki gayet normal hatta daha tanımadıkları var, Ayhan Aktan, Ali Akel. Henüz bütün kitaplara ulaşamadım Kutanlı Gülistan ile Yitik Bir Medeniyet Endülüs’ okudum. Kitapların değerlendirmesini bir başka yazıya bırakarak şu kadarını söyleyeyim; Kutanlı Gülistan da bildiğimiz tanıdığımız coğrafyanın, dağının, deresinin ve bazı mekanlarının Samsat, Ulucami, Ebuzer türbesi ismini okuyunca doğrusu heyecanlandım. Ayrıca, üslubunda Mustafa Kutlu’nun hikayelerinde tattığımız Yerli Malı (bu benzetmeyi Mustafa Kutlu ile hikayeleri için paylaştığımda çok beğenmişti) tadını alabiliyoruz. Yitik Bir Medeniyet Endülüs içinde şu kadarını söyleyeyim; güzel bir planlama Endülüs’ün kuruluş hikayesinden sonra Medeniyetin mimarlarını tanıtmakla Medeniyet yitik olmaktan kurtulmuş oluyor. Şu sonuca varıyoruz, artık Yitik Bir Medeniyet Endülüs’ü keşfeden Diriliş Erleri var. Bu çok güzel bir müjde. Ayhan Aktan ‘sekine’ kelimesini kitaplarında en güzel ve yerinde kullanmasının yanında kendisi de ruh hali olarak kelimenin tecessüm etmiş halidir. 

 Hamza Çelenk, Abdulvahap Ballı ve Ayhan Aktan dördüncü veya beşinci eserlerini verdiler, Nevzat Güzel’in ikinci kitabı, Yahya Çiçek daha önce eser verdi mi bilmiyorum, vermediyse birinci eseri. Ali Akel 28 Şubat’ın hikayesini yazdı: Erbakan Ve Generaller adlı eserde. Akademik dünyada yapılan çalışmaları, STK  daki gayretler sosyal medya ve medya dünyasında gösterdikleri çabaları da eklersek Kahta Anadolu İmam Hatip Lisesinin hafıza sahibi bir okul olduğunun tescilidir. 

Evet üçün yetmediği görüldü yedinin de yetmeyeceği belli. Ben Abdurrahman Çiçek’ten de doğrusu beklenti içindeyim. Ola ki haberimizin olmadığı kitaplaşanlar varsa bizi bilgilendirsinler. 

Bu vesile ile mezunlarımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum. Kahta Anadolu İmam Hatip Lisesinin eğitim gördüğü iki binayı da yıkarak yerine sözünü ettiğimiz hafızayı yaşatmak adına yeni bir bina oluşumuna önayak olmalarını bekliyorum. 

Editör: İsmail KAYA

Bu Habere Tepkiniz Nedir? Bu haber 2021-02-04 10:22 tarihinde yayınlandı. 6672 Defa okundu.