Yazarımız Ali Bozkurt Deizm konusu ele aldı. Deizm kelimesinin sözlük anlamı: Tanrıcılık, Yaradancılık.
Ali Bozkurt: Deizm Nedir?

I-Deizm Nedir?                     

Deizm kelimesinin sözlük anlamı: Tanrıcılık, Yaradancılık.

Deizm kelimesinin terim anlamı: Deizm; Allah’ın’ın varlığını ve evrenin Allah tarafından yaratıldığını kabul ettiği yani Allah’ı ilk sebep olarak gördüğü halde, onun vahiy ve peygamber göndermediğini, insanların bu dünyadaki yaşama biçimlerine kendi akıllarıyla karar vermeleri gerektiğini savunan görüş.

Deiszmi savunan kişiye ise Deist (Yaradancı) denir. Bunlara göre, bir yaratıcı vardır; ancak bu yaratıcı, insanların işine karışmaz; onlara din göndermez.

Deizm’in genel prensiplerini şu şekilde sayabiliriz:

1-Tanrının varlığı bir ihtiyaçtır.

2-Evreni, dünyayı ve insanları Tanrı yaratmıştır.

3-Tanrı evreni, dünyayı ve insanı yarattıktan sonra bu varlıkları tabi oldukları doğal kurallar çerçevesinde kendi hallerine bırakmıştır.

4-Tanrı, vahiy ve peygamber göndermemiştir.

5-İnsanlar, en iyi yaşama biçimlerini kendi akıllarıyla bulmalıdır.

6-Mevcut dinler, insan aklının ürünüdür.

7-Deizm, kendisini akla dayalı tabii bir din gibi görür.

Bu aşamada şu soru önem kazanmaktadır:

Aynı zamanda hem Deist hem de Müslüman, Hıristiyan veya Yahudi olmak mümkün müdür?

Cevap kısa ve net: Mümkün değildir.

Peki, niçin? Çünkü semavi dinlerden birine mensup olmak için bir peygambere ve ilahi bir kitaba inanmak gerekir. Oysa Deizme göre Allah, evreni, dünyayı ve insanları yarattıktan sonra onları kendi hallerine bırakmış, herhangi bir müdahalede bulunmamış, ilahi vahiy ve peygamber göndermemiştir.

II-Deizm Anlayışının Taraftar Bulma Nedenleri

Deizmin ortaya çıkma sebeplerini genel anlamda şu şekilde sıralamak mümkündür:

1-Din-bilim çatışması varmış gibi algılar oluşturulması.

2-Semavi dinlerde akla aykırı şeyler varmış gibi yoğun yayınlar yapılması.

3-Dini baskılardan uzak kalarak istediği gibi bir hayat yaşamanın insanlara cazip gelmesi.

4-Hıristiyanlıktaki her mezhebin ayrı bir din gibi görülerek mezhep çatışmalarının yaşanmış olması.

5-Hıristiyanlıktaki teslis inancının kafa karışıklıklarına neden olması.

6-Müslümanlar arasında yaşanan çatışmalar ve tekfirci yaklaşımlar.

7-İslam aleminin, medeniyet yarışında geri kalmış olması.

8-Eğitim programlarında vahiy eseri olan bilgilere ya yer verilmemesi veya bu tür bilgilerin kesin bilgiler olarak sunulmaktan kaçınılması.

 III-Deizm Anlayışını Reddeden Ayetler

Deizm anlayışını reddeden yedi ayet ve kısa açıklamaları şöyledir:

1-“Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.”[1]

*Allah, insanlarla ilişkisini kesmemiştir; insanlara çok yakındır.

*Allah, kullarının dualarını duyar ve onların isteklerine karşılık verir.

*Allah, peygamberleri aracılığıyla kullarına doğru yolu bildirir ve kullarının bu davete icabet etmelerini ister.

*Bu ayetten şunu net olarak anlıyoruz ki, Allah kullarını kendi hallerine bırakmamış, onlarla ilgilenmeye devam etmektedir.

2-“Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın.”[2]

Allah evren, dünya ve insan ile olan ilişkisini sürdürmektedir. Olmuş ve olacak olan her şey Allah’ın bilgisi dahilindedir. Yüce Allak kül olanı bildiği gibi cüz olanı da bilir. O izin vermeden hiçbir şey meydana gelmez.

3-“Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler. De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.”[3]

Günümüzde Allah’ın peygamber ve kitap göndermediğini savunan deistler olduğu gibi, geçmişte de “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” diyenler olmuştur. Bunlar, sapık görüşlerdir. Allah’ın ilahi kitap ve peygamber göndermiş olması insanlık tarihini en belirgin hadiselerindendir. İnsanlık tarihi, bir bakıma peygamberler ve dinler tarihidir.

4-"Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş’a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir."[4]

Konumuzla ilgili olarak bu ayetten şunları anlıyoruz:

*Allah’ın gökleri veri altı günde yaratıp arşa kurulması, evren üzerindeki hakimiyetinin sürekli olduğu anlamına gelir.

*Allah’ın yaratması, geceyi kendisini takip eden gündüze katmasında olduğu gibi süreklidir; yani evreni bir kere yaratıp kandi haline bırakmamıştır.

*Allah, güneşi, ayı ve yıdızları hem yaratmış hem de buyruğuna tabi kılmıştır.

*Allah, “Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur.” buyurmakla varlıkları yaratanın kendisi olduğu gibi onlardaki düzeni sağlayanın da kendisi olduğunu haber vermektedir.

Görüldüğü gibi bu ayet, deizm anlayışını dört açıdan reddetmektedir.

5-“Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.”[5]

İnsanı Allah yaratmış ve yarattıktan sonra da onu kendi haline bırakmamıştır. Öyle ki, nefsinin kendisine verdiği vesveseleri bile bilmektedir. Çünkü Allah, insana şah damasından daha yakındır. Yani onun içinden geçen her şeyi bilir.

 6-“Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?”[6]

Hayatını, ilahi vahiy ile bildirilen kurallara göre şekillendirmek istemeyen kişi, nefsinin arzularını kendine ilah edinmiş olur. Nefsin arzularına uyarak güzel, disiplinli ve itibarlı bir hayat yaşamak mümkün değildir.

7-"Göklerde ve yerde bulunan herkes, O´ndan ister. O, her an yaratma halindedir."[7]  

Allah, deistlerin iddia ettikleri gibi evreni, dünyayı ve insanı yarattıktan sonra işleri doğal seyrine bırakarak onlarla ilişkisini kesmiş değildir. Bilakis her an yaratmaya devam etmiş ve hâlâ da devam etmektedir. Hiç şüphe yok ki, evrendeki, dünyadaki ve insandaki her değişme ve yenilik, Allah’ın yaratması ile meydana gelmekte ve bütün canlılar ancak Allah’ın yaratması ile hayatlarına devam etme imkânı bulmaktadır. Diyanet Tefsirinde açıklandığı gibi, bu 'âyet, “Tanrı yarattıktan sonra vahyetmek, ihtiyaçları karşılamak gibi şeylerle ilgilenmemiştir” diyen deist felsefeyi reddetmektedir.'[8]

VI-Deist Anlayışın Tahlil ve Tenkidi

1.Allah’ın insanı yarattıktan sonra onun yaşama biçimi hakkında hiçbir kural koymayarak pasif bir konum alması, ilahlık vasfı ile bağdaşmaz. Allah aciz değil, azamet sahibidir.

2.Allah’ın insanları yarattıktan sonra onlara hiçbir sorumluluk yüklememesi düşünülemez. Allah, peygamber göndererek insanlara sorumluluklarını bildirmiştir.

3.Allah’ın, insanı akıl ve irade sahibi bir varlık olarak yarattıktan sonra, onun akıl ve iradesini kullanması konusunda kurallar koymaması, ilahlık vasfına aykırı olurdu. Allah, gönderdiği vahiylerle bir takım emir ve yasaklar koyarak insan özgürlüğünün sınırlarını tayin ve tespit etmiştir. Esasen insanlar, doğru ve mutlu bir hayat yaşamak için, Allah’ın emir ve yasaklarına muhtaçtır.

4.Allah’ın insanı akıl sahibi bir varlık olarak yarattıktan sonra, kendisi devreden çıkarak, insan aklına Tanrı olma yolunu açması ilahlık vasfına aykırıdır. Aklın görevi, ilahi vahyin sınırları içinde kalarak fonksiyonunu yerine getirmektir. Aklını ilahi vahye tabi kılmayan insan, zamanla vicdanını da devreden çıkararak heva ve heveslerine uymaya başlar.

5.Allah’ın insanı akıl sahibi bir varlık olarak yarattıktan sonra, yarattığı akla peygamberlik görevini yüklenme fonksiyonu vermesi, ilahlık vasfı ile bağdaşmaz. Allah, Hz. Adem’den başlayarak hatemu’l-enbiya olan Hz. Muhammed (s.a.v.)’e kadar yüz bini aşkın peygamber göndererek insanlara hidayet yolunu göstermiştir.

6.Allah’ın ahiret hayatının varlığını kabul edip etmemeyi insan aklının takdirine bırakması, ilahlık vasfı ile bağdaşacak bir durum değildir. Allah, dünya hayatından sonra insanları yeniden yaratacak ve onları sorguya çekip dünya hayatlarındaki iş ve inanışlarına göre cennet veya cehenneme gönderecektir.

 

[1] 2.Bakara-186

[2] 6.En’am-59

[3] 6.En’am-91

[4] 7.Araf-54

[5] 50.Kaf-16

[6] 25.Furkan-43

[7] 55.Rahman-29

[8] DİB Kur’an Yolu Tefsiri, C: 5, S: 207

Editör: İsmail KAYA

Bu Habere Tepkiniz Nedir? Bu haber 2020-01-22 13:13 tarihinde yayınlandı. 1932 Defa okundu.