Kadim dostum Hamza Çelenk’in “Dervişe Sitem” kitabından sonra beklenen kitabı “Bana Yarından Bahset” Beyan Yayınları arasında yayımlandı.
Bana Yarından Bahset

 

Abdulvehap Ballı’nın kaleminden“Bana Yarından Bahset” kitabının güzel yorumu.

‘’Kadim dostum Hamza Çelenk’in “Dervişe Sitem” kitabından sonra beklenen kitabı “Bana Yarından Bahset” Beyan Yayınları arasında yayımlandı.

Pirim, bizi bekletmedi. Sözüne sadık kaldı. Kalem sahibinden beklenen de bu değil mi? Sözün kemale ulaşamayacağı bir hakikat. Mühim olan, yola revan olmak. Bize de kitabın ismini fısıldamak düştü.

Kitaplar, yazarları için bir çocuk mesabesindedirler. Onlara o suret üzere bakarlar. O suret üzere muamele ederler. Buna hakları vardır. Çünkü çilesini çekmişlerdir. Çile, yol ister. Yol, yoldaş ister. Ondan mıdır dervişe pir, pire derviş gerek.

Kitabın türü deneme, yazarı ise bir sosyolog. Haliyle vakti kuşanmak, şehre münker bulaştıranlara eşikten seslenmek gerek. Kırmadan, dökmeden, kem söze yeltenmeden. Yazar da bu minval üzere yol alıyor. Düne ve güne dair terkisinde kelamı olanlara sesleniyor. Ekmeğini aynı sahana bandıranlara. Bize yani hepimize.

Bir daha okuruz diye altını çizdiğimiz kitapların çoğunu okumadık belki ama zulamızda hep devrik cümleler biriktirmekten de geri durmadık. Sözümüze sadık kaldık. İlk gün misali. Eğmeden, bükmeden. Lama cime itibar etmeden.

Ne güzel söylüyorsun pirim:

“Adam, kucağında Hubel ile dolaşır; helalinden alıp yediğim helvamın putluğundan dem vurur.”

Olsun pirim, olsun. Onlar gözümüzün içine baka baka konuşadursunlar. Konuştukça biz susacağız. Konuştukça biz ketumlaşacağız. Ve konuştukça biz utanacağız. Şehri onlara bırakacağız. Kerahet basmadan şehri terk edeceğiz. Çarıklarımıza şirk bulaşmasın diye. Ahitlerimize gölge düşmesin diye.

 

onlar

efendilerini sevdiler

atlarını

avratlarını sevdiler

çekip gitmeyi

ihanet etmeyi

sonra

çarmıhtaki İsa’yı

 

 “Biz ise kitaba sığınalım pirim, yalnızlığımıza sığınalım.”

Günahı sualinde saklı sorular sormaya, efendileri olmayan öyküler dinlemeye devam edelim. Altı güne, yedi kat göğe ve bir arza yemin edelim.

Yemin edelim ki,

“Bakışlarımız haram ehlinin buğday ekmeğine tamah etmesin.”

Dedim pirim:

Vakit vakte gebe kalmadan “Bana Yarından Bahset!”

“Dedi:

Her gün yeni bir anlam için yol almazsan, içindeki umuda azık eklemezsen tüketirsin kendini.

Dedim:

Nasıl olacak?

Dedi:

Söze anlam kat. Kem söz deme. İlle de diyeceksen onu zalime sakla.

Dedim: Eyvallah pirim!”

Editör: İsmail KAYA

Bu Habere Tepkiniz Nedir? Bu haber 2018-10-15 08:25 tarihinde yayınlandı. 1014 Defa okundu.