Yazarımız Mehmet Arutay, insanlar hatta tüm canlılar için büyük öneme sahip olan, dünyanın seyrini değiştiren Gülümseme ve Tebessüme Dair konuyu kaleme aldı.
Gülümseme ve Tebessüme Dair…

 Sözlük anlamı (insan) hoşuna ya da tuhafına giden olaylar, durumlar, sözler vb.karşısında, yüzün asılmasının yanı sıra genellikle kesik kesik değişik oranda sesli bir biçimde neşe duygusunu açığa vurmaktır. İçten gülümsemeler insanı stresten, kaygıdan, öfkeden, sıkıntıdan ve kederden kurtarıp mutluluğun deryasına daldırır ve insana rahat bir yaşama alanı oluşturur. Bir güneş misali etrafı aydınlatır, ısıtır ve huzurlu mutlu bir ortam inşa eder. İnsanı insan yapan onu güzelleştiren, özelleştiren, özgürleştiren sihirli bir değnektir bir tatlı gülümseme ve tebessüm. İnsanın bunca uğraşı bir yudum mutluluk değil midir? Yüreğinin ücrasında gülmenin birleştirici, bütünleştirici ve sakinleştirici etkisini barındırmayanların mutlu olabilme ve mutlu edebilme şansı var mıdır? Ne çektiysek asık suratlı, sibirya soğuklarını aratmayan, insanı dilleriyle yerle bir eden, kendini dahi kahreden, gülmeye lügatinde yer vermeyen, hissiz, duygusuz, merhametten, vicdandan yoksun, yüzünün her kıvrımına kin ve nefret haritası çizenden çektik.

    Yüzünde gülümsemeyi eksik etmeyenleri de her daim hafife alıp değersizleştirdik. Gülmek, her insanın icra edemeyeceği ancak ruhunu haddeden geçirmişlerin elinde hayat bulacağı müstesna bir sanattır. Doğal, umut ve mutluluk hapı olan endorfin isimli kimyasal maddenin salgılanmasını sağlayarak acı hissinin azalmasını mümkün kılan gülmek, insanın ruhunu tüm kötülüklerden arındırıp iyiliğin, güzelliğin, barışın, candan sevmelerin kalbe yerleşmesini sağlar. Başarıya motive olmayı kolaylaştırarak öğrencilerin öğrenmeye karşı bağını oluşturup hedefine ulaşmasını da sağlar. Maalesef eğitim öğretim kurumlarında sevecen, iyi niyeti, vicdanı ile hareket eden, güleryüzlü insanlar disiplini bozan, düzeni yıkmayı amaçlayanlar olarak kabul edilmektedir. Sınıfa girer girmez yüzünde zerre tebessüm bile barındırmayan, kuralları öğrenciye değil öğrenciyi kurallara uyduran, bağırıp çağıran, aşağılayan, küçük düşüren, başarıyı, ilgiyi, samimiyeti ve güleryüzlülüğü değil katı kuralcılığı, vurdumduymazlığı, samimiyetsizliği ve ruhsuzluğu temele alıp kendi egolarını tatmin etmekten başka bir düşüncesi olmayan, öğrencilere hatta tüm insanlara tepeden bakanlar çok iyi ve başarılı eğitimciler olarak gösterilmektedir. Sınıfta bir talebe güldüğü vakit ‘’terbiyesizleşme, ne gülüyorsun.’’ Diyenler eğitim ve öğretimin insana kazandırmayı amaçladığı değerden habersiz olduğunu gösterir. Okullarda, sınıflarda sanki görünmez bir yazıyla ‘’Tebessüm etmek, gülümsemek yasak.’’yazısını asmışlar. Günümüzde gülme hatta tebessüm oranı gittikçe düşüyor. Yapılan bir araştırmanın sonucuna göre bundan atmış sene önce bir insanın günlük gülme süresi on sekiz dakika iken günümüzde maalesef beş dakikanın üzerine çıkamıyormuş. Eğitim öğretim kurumlarında ise bu süre çok daha düşük yazık! Bu Çok vahim bir olay. Demek ki biz gülmenin nelere kadir olduğunu, gülümsemeyi unutmanın da bize nelere mal olduğunu ve olacağının muhasebesini henüz yapmamışız. İnsan ruhunu gülümseten bir vaka, bir yazı veya bir söz beynin iki yarısının da bütünleşmesini sağlar. Sol lob söylenenlerin manasını çözmek üzere işlevsellişirken, sağ lob da işitilenlerin komik mi değil mi olduğu hakkında yorumlama yapar. Böylece her iki lob da aynı anda çalışmış olur.

    Gülmenin insan psikolojisi üzerindeki etkisini saymakla bitiremeyeceğim; lakin gülme eylemini gerçekleştirmediğimiz sürece faydaların bilincinde olmak pek bir önem arz etmeyecektir. İnsan ilişkilerinde de gülmenin çok önemli bir yeri vardır. Gülmek, insanları kaynaştırır, kolayca anlaşmalarını sağlar, toprağa can, bitkiye ruh verir, kuşu kanatlandırır, yaraya şifa, insana vefa verir… Şöyle bir fikredelim, hayatında gülmeye çok az yer veren veya hiç yer vermeyen insanın kendisine ve çevresine vereceği zararı nasıl telafi edeceğiz. Oysaki insanların icat ettiği en önemli eylem tebessüm ve gülümsemektir bana göre. Derinden gülümsemelerin insan ruhuna ve bedenine verdiği faydayı siz düşünün. Gülmeyi öğrenemeyen insanı hiçbir şey mutlu edemez, mutlu olamayan birinin de yaşamdan tad alması mümkün değildir. Çünkü gülmek zihin beden dengesine katkı sağlar, beyin ve ruh gücünü tetikler, stresten uzaklaştırır. kendimizi bulmanın, baktığımız ve gördüğümüz her şeye anlam katmanın, adına doyulmaz mutluluklara sahip olmanın, çevremizdekileri mutluluğa boğmanın sırrı derinden tebessüm ve içten bir gülümsemedir. Gülümseyin ve tebessüm edin  ki hayatınız ona göre şekillensin. Yeryüzünde tebessüme bile yer vermeyip içinizi kin, öfke ve nefretle doldurursanız yüzünüz negatif bir enerji yayar, önce sizde derin bir hasar oluşturur sonra da çevrenizi yakıp yıkarsınız. Bilinmelidir ki dertler deryası ancak derin bir gülümseme ve tebessüm ile aşılır.

 Mutlu olmasını bilmeyen biri kendisine dahi yüktür,

 Sen her şeye rağmen yine de bir gül Mevla büyüktür.

   Bu dünya insana sunulmuş bir armağandır, cennettir aslında. Yaşamasını bilmeyenler günahlarının cezasını çekmek ile uğraşır. Siz tebessüm etmeyen ve etrafına gülücükler saçmayanların iyi insanlar olabileceğini mi düşünüyorsunuz? Yaşamanın sırrına vakıf olanlar ancak yüzünde tebessüm ve gülümsemeyi eksik etmeyenlerdir. Yüzü sirke satandan bal alınır mı, müşterilerini güleryüzle karşılamayan bir yerde alışveriş yapılır mı, öğrencisinin gözlerinin içini güldürmeyen bir eğitimciye çocuk emanet edilir mi, misafirlerine resmi davranıp ona güleryüz göstermeyenin evine gidilir mi, hanesinde tebessüm ve gülme eylemi gerçekleşmeyen bir çocuk mutlu ve başarılı bir hayat yaşayabilir mi, aynı takımda oynayanlar birbirine karşı içten gülümsemeleri eksik ettiğinde takım ruhunu yakalayabilirler mi? Tatlı bir gülümseme kelebeğin ömrünü dahi uzatırken hayatı nasıl şekillendireceğini artık siz düşünün.

    Karanlıklar tatlı bir gülümseme ile aydınlanır ancak, Kuşlar özgürce uçacak,  insan hayatın tadına varacak. Hangi insan derin bir gülümsemeye mağlup olmaz ki? Hangi insan asık bir suratla ömür boyu hayatta tutsak kalmaz ki? İster derin ve tatlı bir gülümsemeyle mutlu olur ve mutlu edersiniz, ister asık suratınızla hayatı kendinize ve etrafınıza zehredersiniz

   Gülümsemek, adaletsizliğe, haksızlığa,  hukuksuzluğa, zulme en büyük başkaldırı eylemidir. Antipatik duyguları yerle bir eder içten bir gülümseme. Bazen geçmişte yaptığımız saçmasapan şeyleri anımsayıp gülümseriz, bazen bilinmeyen bir nedenden dolayı tebessüm ederiz, bazen sinirden güleriz,  bu ruh hali bile bizi biraz olsun yatıştırır. Gülümsemek kişi için dertlerden arınma, çevresine sunduğu en güzel ikramdır. Çünkü insan içinde bulunduğu ruh hali neyse etrafa da o seviyede bir frekans yayar. Tebessüm ederken huzur, mutluluk, umut; yüzü ekşitirken de huzursuzluk, üzüntü, ümit duygularını yayarsınız etrafınıza. Bilinmelidir ki günümüz tıbbı sağlık için, hele kalbe çok yararlı buluyor, tebessüm aile hayatının da temelini oluşturuyor. ‘’İnsanlara tebessüm etmeniz de bir sadakadır.’’ (Hz. Muhammed)

    Güleryüz, gülleri açmış bahçe gibidir. İnsanları güzelleştirir ve insana güven kazandırır. İnsanın ruhunun derinliklerinde ne varsa onu döker eylemlerine ve aynı zamanda dillerine ve yüzüne de yansır. Yüze sürülen hiçbir şey bizi bir tebessüm ve gülüş kadar güzelleştiremez. Çünkü tebessüm ve gülme eylemi kan damarlarını genişletiyor, kan dolaşımını hızlandırıyor; korku ve gerilim ise kan akışını sınırlandırdığı damarları sıkıştırdığı birçok araştırma ile ispatlanmıştır. Gülmek aynı zamanda kalp hastalıklarının sebeplerini azaltıyor. Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi uzmanı Doktor Michael Miller araştırmalarının neticesine dayanarak herkese kalp sağlığı için güleryüzlü olmayı ve tebessümü tavsiye eder.  Rüyada dahi gülümsemek hayra yorumlanır. Bolluk, bereket iyi şeylerin başa geleceğinin göstergesidir. Halk arasında şöyle de bir söz yaygındır, yaygın olması bir tarafa insanlar gerçekten bu söylemden etkilenerek gülümsemeyi bıraktığı da olmuştur. ‘’Çok güldük başımıza bir şey mi gelecek.’’ Bu söylemin kime ait olduğu bilinmiyor; fakat gülümsememizi kursağımızda bırakan bu safsatanın hiçbir gerçeklik payı yoktur. Hasbelkader biri gülmüştür, akabinde başına kötü bir hal gelmiştir o kişi de bunu gülümsemesinden dolayı olduğuna inanmış, bunu içselleştirmiştir. Bunun gibi yüzlerce olumsuz kodlar var beynimizin her kıvrımında bizi her daim sabote eden. insanlar çerofobi (mutluluktan korkma) hastalığına yakalanmış durumdalar farkında da değiller. İnsanın olumsuz ve kötü bir enerji yayması sonucu hayatın da dengesi değişti. Yağmur eskisi kadar ıslatıyor mu teninizi, tıka basa yerken komşunuzdan haberiniz var mı, kömür eskisi kadar güzel yanıyor mu, mevsimlerin nasıl geçtiğinden haberdar mısınız, yaprakların üzerindeki çiğ damlasının huzur verici görüntüsünü hissedebiliyor musunuz, şiirin büyüsüne en son kendimizi ne zaman kaptırdınız, ne zaman içten bir arzu ile dans ettiniz, tabiatın güzelliğine en son ne zaman ruhunuzu teslim ettiniz,  bir çocuğun başını en son ne zaman okşadınız, hepsinden daha önemlisi en son ne zaman kaygısız ve içten gülümseme ile cana can kattınız… Para kazanma, mal biriktirme hırsı uğruna ne güzellikleri heba ettik değil mi? Yüzümüzde tebessüm ve gülümsemeyi söküp atıp surat astık, gözyaşı akıttık.

    ‘’Tebessüm kana en hızlı karışan ilaçtır.’’ ( Charlie Chaplin)  İnsanın fıtratına uygun ve insanın bedenine ruh verip kanatlandıran kutsal bir eylemdir gülümseme. Toprağın yağmura nasıl ihtiyacı varsa insanın da gülümseme ve tebessüme öyle ihtiyacı vardır. Şimdi gökkuşağının altında farklı renklerin, dillerin, dinlerin, börtü böceklerin özgür kaygısız huzurlu ve mutlu yaşatması için yoksulluğa tırpan vurup bolluk bereket içinde yeni ve güzel günler yaşamak için içten gülümsemelerimizi gönlümüzde ve yüzümüzde eksik etmemeliyiz. Aynalara tatlı bir gülümseme lütfet, gülümse ve dağıt başındaki kara bulutları, içindeki masum çocuğu uyandır, gülüşün solmasın, çekinme gülümse. Unutulmamalıdır ki mutluluk insanın ruhunun derinliklerinde gizlidir, uzakta değil.  Açığa çıkması için de yüze yansıtılması gerekir. Yaratıcının insanlara bahşettiği ve insanın da bir türlü hayatının merkezine yerleştiremediği en mühim eylemlerin başında gülümseme ve tebessüm gelir. Gülümseme ve  tebessüm su misali ateşi söndürür, etrafa ferahlık ve huzur yayar. Bir haneye misafir olduğumuzda ev sahipleri size herhangi bir şeyi ikram ettiği vakit asık suratlı ve soğuk davranırsa ikramının sizin için hiçbir önemi var mıdır?  Yüzünde tebessüm ile gülümsemeyi eksik etmezse de muhabbetin ve ikram edilen şeylerin tadına doyum olmaz değil mi?

 Tebessüm ve gülümsemeyi hayatımızın her alanında göstermeliyiz ki insanın içinde sevgi tohumları yeşersin ve kainat gül bahçesine dönebilirsin. Filhakika yüzünde derin bir tebessüm ve gülümsemeyi eksik etmeyenler merhametli, dürüst, iyi niyetli, insansever kendisine ve çevresine faydalı olan insanlardır. Yüzü sirke satanlar ise kendisine ve çevresine zarar vermekten başka bir şeyleri yoktur, kainatın sırtına da büyük bir yüktür. Hayatında büyük dalgaların üstesinden gelmenin en kolay yolu bir tatlı tebessüm ve gülümsemedir. Kalpler ancak gülümseme ve tebessümle yumuşar. Bereketi tohum olur düştüğü kıraç toprağa bile ruh verir, canlandırır.

 Bir buse mi bir gün mü verirsin dedi gönlüm,

Bir Mim tebessümle o afet gülü verdi.( Zati)

 Gönlüm o güzele bir öpücük mü, bir gün mü verirsin diye sordu. O afet sevgili ise yarın bir tebessümle gülüverdi. Burada ‘’gülü verdi’’ sözcükleri ile gül çiçeğini verdi anlamı söylenmiş; fakat sevgilinin tebessüm ettiği bu teklif karşısında hafifçe gülümsediği anlatılmak istenmiştir. Bir yarım tebessüm bile İnsanın içini ısıtıp yüzünde güller açtırırken bir gülümsemenin sonucunun neler olacağını siz düşünün.

    Sonuç itibariyle çocuklarımıza gülmeyi öğrettin, gülümseyin, tebessüm edin ki güzel bir yeryüzünün temellerini sağlıklı, mutlu, huzurlu, özgür ve kaygısız atabilelim. Gülümseme ve tebessümden mahrum olanlar hayata umutla bakması mümkün değildir çünkü. İçten gülümsemelerimiz varsa kendi kendinizi iyileştirebilmeye muktediriz demektir. Ağlamanın, kederin kalesi olmaktansa gülümseme ve tebessümün kölesi olmayı tercih edin, Çünkü gülümseme ve tebessüm insana gökkuşağının altında huzurlu bir yaşam sunar insanı insan yapıp insanı Kamil mertebesine ulaşmasını sağlar. Ne duruyorsunuz hadi gülümseyin, işte böyle…

Mehmet ARUTAY

Cendere Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

Editör: İsmail KAYA

Bu Habere Tepkiniz Nedir? Bu haber 2020-10-18 20:54 tarihinde yayınlandı. 1110 Defa okundu.