Hatay'ın İskenderun ilçesinde bir araya gelen 30 cemiyet başkanı 'İskenderun Deklarasyonu' yayımladı.
Başkanlardan İskenderun Deklarasyonu

Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun 14 Ekim 2018
günü Ankara’da yapılan 9. Olağan Genel Kurulunda yaşanılan olayları
değerlendirmek ve İskenderun Gazeteciler Cemiyeti’nin kongresinde yeniden
başkan seçilen Veysel Cıncık ve Yönetim Kurulu Üyelerini tebrik etmek amacıyla
Hatay'ın İskenderun ilçesinde bir araya gelen 30 cemiyet başkanı 'İskenderun
Deklarasyonu' yayımladı.

 Yapılan
toplantıya katılan cemiyet başkanları ve cemiyet temsilcileri, TGF 9. Olağan
Genel Kurulu’nun yayımladığı deklarasyonda çarpıcı ifadelere yer verilirken
özellikle Niğde ve Karadeniz Ereğli cemiyetlerinin delegelerinin çeşitli ayak
oyunları ile oy kullanmasına engel olduğu ve bu ayak oyunlarına divan
başkanlarının da alet edildiği ifadelerine yer verilmesine dikkat çekilirken
bundan böyle deklarasyona imza atan cemiyet başkanlarının ALTERNATİF MEDYA
GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU çatısı altında çalışmalarına devam edileceğini ilan
ettiler.  Yapılan kongrenin usulsüzlükler
ve kanuna aykırı bir şekilde yapıldığı tüm ayrıntılarıyla ele alındığı ve 30
cemiyet başkanı ve temsilcisinin imzaladığı  'İskenderun Deklarasyonu'nda şu  maddeler kamuoyu ile paylaşıldı. 

1-Genel kurula oylama yapılmadan yani hazirundan
onay almadan Divan Başkanlığı yapan Atilla Sertel, hukuksuz, despotik ve yanlı
tutumuyla damga vurmuştur. Yasal tüm prosedürlerini yerine getirmelerine
rağmen, Federasyonumuzun iki güzide cemiyetinin (Niğde ve Karadeniz Ereğli)
genel kurulda temsil edilme hakları bir takım ayak oyunlarıyla ellerinden
alınmıştır. Divan başkanı da bu oyuna alet olmuş ya da bizzat içinde yer
alarak, yaşanan böyle bir hukuksuzluğun kapısını aralamıştır.

Divan Başkanı iki cemiyete oy kullanma hakkı verilmesi
yönündeki önergeyi kanun ve federasyon tüzüğü gereğince yeterli sayıda imza
olmasına rağmen doğrudan gündeme alması gerekirken, hukuk tanımaz bir mantıkla
tartışmaya açarak gündeme alınıp alınmamasını oylamaya sunmuştur. Divan üyeleri
ve genel kurul delegelerinin her türlü uyarı ve itirazlarına rağmen, hukuksuz
uygulamasını ve hukuk tanımaz anlayışını sürdürmüş; kanuna aykırı olarak, iki
cemiyetin oy kullanmasının engellendiği oylamada, ”ret” oylarının sayımını  yapmayarak hukuksuzluk zincirine yeni bir
halka daha eklemiştir. Ayrıca, gündemin “Yönetim kuruluna gayrimenkul alım
satım yetkisi veren” maddesi görüşülürken, üyelerden yazılı önerge veya teklif
gelmemesine rağmen, divan başkanı Sertel’in “Satım” yetkisini vermeyelim
diyerek maddeyi “satım” kelimesi olmadan oya sunması ve bu şekilde tutanağa
geçirmesi hukuksuz yönetiminin başka bir boyutudur. Bu oylama öncesinde, “Merak
etmeyin Yılmaz satmaz” diyerek daha seçim öncesinde sanki Yılmaz Karaca
seçilmiş gibi davranarak taraf olduğunu da belli etmiştir.  Bizler, sadece bu iki cemiyetimizin değil, oy
kullanamayan diğer cemiyetlerimizin de temsil edilmesinin bir demokrasi gereği
olduğunu düşündüğümüz için gerekli uyarı, itiraz ve tepkilerimize rağmen, divan
başkanı olan Atilla Sertel’in kariyerine ve demokrat kişiliğine yakışmayan
antidemokratik ve hukuksuz tavırları camiamızda derin bir hayal kırıklığı
yaratmıştır. Tüm hukuki şartları yerine getirmelerine rağmen, iki cemiyetin
kongreye alınmamasının tek sebebi; Sayın Mehmet Ali Dim’e oy vereceklerinin
düşünülmesidir. Böylesi küçük hesaplar, Türkiye Gazeteciler Federasyonu’na
yakışmamıştır. Her iki Cemiyetimiz de, hukuki anlamda haklarını aramak adına,
gerekli girişimlerde bulunmuşlardır. Bizler de haklı olduklarına inandığımız
için bu hukuki mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu ve her türlü desteği
vereceğimizi açık yüreklilikle ifade ediyoruz.  

2-Şaibeli bir genel kurul sonrasında yeniden Genel
Başkan seçilen Yılmaz Karaca’nın genel kurulda seçimler öncesi yaptığı konuşma
sırasında, bilgisayarının şifresinin kırıldığını, konuşma metni ile oy
pusulasının çalındığını ifade ederek, Mehmet Ali Dim ve arkadaşlarını
“Hırsızlık”la suçlaması, en hafif ifade ile ahlaksızlık ve terbiyesizliktir.
Dünyanın en adi suçlarından biri olan “Hırsızlık”la masum insanların
suçlanması, aşağlık bir davranıştır. Tarafımızca bilinen bir kişi tarafından
dağıtılan oy pusulası ile ortalıkta gezen konuşma metninden, sorumlu tutularak,
en büyük hakaretlerin tarafımıza yapılması karşısında susmamız elbetteki
beklenemez. Bize bu iftiraları atan Yılmaz Karaca, TGF’nin internet sitesinden
ve başkanlar konseyi grubundan derhal özür dilemeli, bu suçlamanın seçimi
kazanmak için attığı bir iftira olduğunu itiraf etmelidir.

3-Her türlü ayak oyunları yapılarak, kazanılan
seçim, vicdanlarda derin bir yara bırakır. Seçimlerin hemen ardından, hem de
federasyonun genel merkez binasında yapılan alkollü kutlama partisinde
bazılarının zafer, bazılarının alkol şarhoşluğu ve amigo edasıyla “Yar saçların
lüle lüle Mehmet Ali (Dim) sana güle güle” naraları atmaları, Yılmaz Karaca’nın
dilinden düşürmediği, ”Büyük Aile” ve “Kardeşlik” hukukunun neresine sığar? Bir
kez daha ifade etmek isteriz ki; biz TGF’nin her cemiyetinin, her bireyinin
önemli ve değerli olduğuna yürekten inanıyoruz

4- Biz hiç bir zaman “Küçük olsun, benim olsun”
demedik, ”Büyük olsun, bizim olsun” mantığı ile hareket ettik. Her geçen gün
küçülen, her geçen gün hedeflerinden uzaklaşan ve gazetecilerin umudu olmaktan
çıkan Federasyonumuza güven, nerdeyse yok olmak üzeredir. Basının yaşadığı
sorun ve sıkıntıların çözümü noktasında, basın açıklaması yapmak dışında hiç
bir ciddi girişimde bulunmayan ve ”Yönetim Kurulu üyeleri beni çalıştırmadı”
masalı ile camiayı kandırmaya çalışan Yılmaz Karaca’ya buradan soruyoruz:
Getirdiğiniz hangi öneri yönetim kurulu tarafından reddedildi? ”Başarı”
dediğiniz şeyleri kendiniz yapmış, ”Başarısızlık” olanları yönetim kurulu
yaptırmamış gibi bir davranış sergilemeniz, nasıl bir gaflet içinde olduğunuzu
gözler önüne sermeye yeterlidir diye düşünüyoruz.

5- Federasyonun, özellikle basın bürokrasisiyle,
yersiz ve anlamsız didişmesinin, TGF camiasına kazandıracağı hiç bir şeyin
olmadığı herkesçe bilinmelidir. Camiamıza hizmet etmekle yükümlü bürokratları,
”Fetöcülük”le suçlamanın bizim işimiz olmadığını birilerinin Yılmaz Karaca’ya
hatırlatması gerekir. Elinizde bilgi ve belge varsa, bunu ilgili makamlara
vermek gibi yasal bir sorumluluğunuz var. Eğer elinizde böyle belgeler yoksa,
bir takım vesveselerle, insanları zan altında bırakmanız ne kadar doğru olur?
Biz kendi işimizi doğru yapalım, FETÖ üyeleri bir yerlere sızmışsa, kolluk
kuvvetleri, savcılar, hakimler gerekeni zaten yaparlar. Bu konuda hiç bir
süphemiz yoktur.

6-Burada imzası olanlar olarak bugüne kadar
federasyon için yaptıklarımız kamuoyu tarafından yakınen bilinmektedir.
Çizgimiz; Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yoldur. Etik, ahlak ve
hukuk gibi değerlerden taviz vermeden bu yolda azim ve kararlılıkla
ilerleyeceğimiz açık ve net bir şekilde bilinmelidir. Cumhuriyet ve
Cumhuriyetin kazanımlarını korumak ve geliştirmek bizim için en büyük hedeftir.
Dün olduğu gibi bugün de doğru bildiğimiz yoldan ayrılmadan yürümeye devam
edeceğiz.

7-Toplumun karşısına “hak, hukuk adalet” talepleri
ile çıkıp, genel kurulda her türlü hukuksuzluğa imza atmaktan imtina etmeyen ve
üstelik CHP Milletvekili titri taşıyan kongre divan başkanı, eski TGF Genel
Başkanı Atilla Sertel’in, ‘federasyonun siyasi partilerin arka bahçesi’
yapılamayacağı yönündeki endişesini dile getirmesi, kendisinin de bu
federasyonun omuzlarına basarak siyasi ikbalini kazandığı gerçeğini değiştirir
mi?

8-Yukarıda saydığımız nedenlerle, şaibeli ve
tartışmalı bir kongrenin ardından göreve gelen yönetim kurulunun; haksız,
hukuksuz ve keyfi bir takım soyut gerekçelerle, üye cemiyetlerden herhangi
birine karşı yapılacak olan herhangi bir tasarrufu, tamamımıza yapılmış bir
girişim olarak değerlendirilerek, en sert şekilde ortak bir tavır koyacağımızın
bilinmesini isteriz.

Bundan böyle, aşağıda isimleri ve imzaları bulunan
Cemiyetler ve delegeler olarak ALTERNATİF MEDYA GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU çatısı
altında çalışmalarımızı sürdüreceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.

Sektörümüz zor günlerden geçerken, mevcut sorunların
çözümüne yönelik çalışmalar yerine, gazete sütunlarında ve ekranlarda hukuk ve
demokrasi mücadelesi veren gazetecilerin mensubu olduğu bir sivil toplum
kuruluşu olarak TGF’nin, kendi içinde yaşadığı hukuksuzluk ve adaletsizliklerle
kamuoyunun gündemine gelmesinden de derin üzüntü duyduğumuzun bilinmesini
isteriz. Saygılarımızla.



























 Öte yandan deklarasyona imza atan cemiyet
başkanları ve temsileri ise şu isimlerden oluştu; Mehmet Ali Dim MET ALİ DİM
(Alanya), Veli Altınkaya, Oktay Ensari, Metin Kösedağ (Kayseri), İbrahim Ay (Gaziantep),
M.Veysi İpek  (Güneydoğu), Yusuf Ziya
Çakır  (Samsun), Nejdet Uzun, Recep Aydın
(Ordu), Hakan Özen(Manisa), Fatih Avcı ( Malatya), Kemal Deniz, Mikail Pelit ,
M.Duran Doğan (Elazığ), Rıdvan Kaya, İsrafil Avcı  (Osmaniye) İbrahim Aslan (Adıyaman), Celil
Acar (Aksaray), İsmail Kahraman ( Avrasya), Fikret Ünsal  (Sivas) Sait Yanık ( Kırşehir), Veysel Cıncık
 (İskenderun), Özkan Karakaya (Ardahan),
Gökhan Kökçak (Çanakkale), Orhan Doğan  (Trakya),Lütfü Karakaş, Naci Akyazı  ( Tekirdağ), Ahmet Küçükcicibıyık  (Karaman), Serap Karaoğlu  (Karabük), Osman Çetinkaya, Levent Çinçin
(Bartın), Şerife Türkeş ( Niğde), Ahmet Öncü, İdris Yavuz, Necati Günay  (Krd. Ereğli), Hacı Odabaşı (Çorum), Kemal
Özdilek (Tokat), Osman Altınışık (TFMD), Hakan Süer (Kocaeli), Halit Yılmaz,
Bekir Doğan  (K. Maraş)

Editör: İsmail KAYA

Bu Habere Tepkiniz Nedir? Bu haber 2018-10-22 07:13 tarihinde yayınlandı. 350 Defa okundu.