Kahtalı Eğitimci Yazar Ayhan Aktan'ın ilk roman kitabı itikâfta kıyılan nikâh çıktı. Kahta Haber imtiyaz sahibi İsmail Kaya yazar Aktan ile güzel bir söyleyişi yaptı..
Kahtalı Yazar Aktan İle Söyleşi

 Kahta Haber:  Öncelikle biraz kendinizden bahseder misiniz? Ayhan Aktan: Ayhan Aktan. 1980 Kahta doğumlu. Orta ve liseyi memleketimde okudum. Marmara Teknik Eğitim Fakültesi mezunuyum. Rabbime hamd olsun üç nimet (çocuk) verilmiş bana.Eşref Hüseyin, Salih Mirza ve Habip Arif. Kahta Haber:   Hocam bu ilk çalışmanız sanırım? Ayhan Aktan: Evet, ilk. Allah’ın izniyle son olmaz diye dua ediyorum. Son olmaması adına fiili dualarım da var hamdolsun. Kahta Haber:   Kaç yıllık bir emeğin mahsulü, kitap kaç yılda tamamlandı? Ayhan Aktan: Kitaba başlama ile basım yaklaşık 3 yıl sürdü. Kahta Haber:   Uzunca bir süre gerçekten. Çalışmaya başlama kararını nasıl aldınız? Ayhan Aktan: İtikâf ile ilgili merak ettiklerimi  öğrenmek için müstakil bir kitap aramış ve bulamamıştım. Bu boşluğu doldurmaya karar verdim ve Bismillah deyip başladım. Araştırdıkça artan bir ummanla karşılaştım. Sonsuza giden bir yolun anahtarıymış itikâf. Öğrendikçe öğrenemediğimi öğrendiğim bir umman. Öyle bir sünnet ki; bu sünneti yerine getirirken yapmamanız gerekeni bizzat Rabbimiz Kur’an-ı Mübarekte Bakara suresi 187. Ayeti kerimede belirtmişlerdir.  İtikâfla ilgili araştırmalarımda öğrendiğim bu bilgi beni ziyadesiyle etkiledi ve bu çalışmaya sevk etti. Kahta Haber:    Gerçekten çarpıcı bir özelliği varmış. Yazım aşamasın da hiç vazgeçtiğiniz anlar oldu mu? Ben yazamam, ben yapamam gibi? Ayhan Aktan: Hayır olmadı. Ama azmimi kamçılayan en büyük söz bir büyüğün şu sözü oldu. “Yazmayı asla bırakma.” Ne güzel bir tevafuktur ki bu azim pompalayan sözü, hayatımda itikâf kelimesini ilk kez kendisinden duyduğum ve aynı zamanda Kahtalı Mehmet Cömert Hocam oldu. Kahta imam Hatip öğretmeni bildiğiniz saygıdeğer Cömert Hoca. Kahta Haber:    Mehmet Cömert  hoca benimde öğretmenim.Kendilerine buradan tekrar  selam ve hürmetlerimizi  gönderiyorum. Cömert hocanın Kahta Haber sitemizde yazılarını  sürekli çıkmakta ve hasretimizi  bu şekilde gidermeye çalışıyoruz. O bizim için yürüyen kütüphane ve her daim bilgisinden faydalanacağımız örnek şahsiyetlerden biri. Ve  sizin  kitabınızın sunuş kısmını hazırlaması kitaba değer  katmıştır. Ayhan Aktan: Aynen öyle  benim içinde  yolunu  sürekli takip edeceğim bir dava adamı, iyi bir  öğretmen ve Molla  diyerek kendilerinden feyz  alacağımız bir zat. Kendileri sunuş yazısına sadece Mehmet Cömert yazmışlardı aslında. Tevazudan olsa gerek, unvanlarını sürekli saklı tutmuşlardır zaten. Bu kitapta ise unvan kısmını son anda ben ekleyip gönderdim baskıya. Kahta Haber: Gerçekten ilginç ve bir o kadar da gurur verici bir durum olmuş.      Hocam aslında itikâf pek bilinmeyen, uygulanmayan bir ibadet.( Araya girerek, başlı başına elit bir ibadet diyelim daha güzel olur.) Yani hedef kitleniz çok kısıtlı sanki. Sizce de öyle değil mi? Ayhan Aktan: Ya “Nikâh” kısmı. (Yaa der gibi başını sallıyor meslektaşlarımdan biri.) Genç, ihtiyar, kadın, erkek her kesi yakinen ilgilendiren gizem dolu bir konudur nikâh. Buna birde sırla dolu tılsımlı ibadet olan itikâfı ekleyince merak etmemek pek zor olsa gerek. İtikâf ve niķâh birbirinden çok uzak iki kelime. Bu durum ilgiyi fazlasıyla hak ediyor bence. Kahta Haber:     Evet gerçekten. İşin bu yönü de var. Roman zor ve zahmetli bir iş aslında. Peki neden Roman? Ayhan Aktan: Biraz öyle. Tamamen farklı bir kitap denemesi aslında. Zor ve zahmetli. Ancak; çok şükür sonuç güzel ve rahmetli oldu. Kurgu, mizansellik ve sunum başlı başına zor ve zahmettir gerçekten. Yine de niyet ihlâs kokarsa emekte başarı kokar. Rabbim ihlâsımızı var ve muhafaza etsin. İhlâs olmadan başarı olmaz-olmamıştır da. Kahta Haber: Hocam itikâf nedir diye sormayacağım. Buna kitap cevap verecek zaten. Ben isim kısmını soracağım. Kitabınızın ismi çok güzel olmuş gerçekten. Sıcak ve kucaklayıcı geldi bana. “itikâfta kıyılan nikâh”  insana çekici geliyor. Teleffuzu da güzel, büyük bir merak uyandırıyor. Şöyle sorayım.     Nerden esinlendiniz böyle ilişilmemiş “itikâf” konusuna ve bu güzelim can alıcı ismine? Ayhan Aktan: Kitabın ismini böyle güzel değerlendirmeniz ziyadesiyle memnun edici ve güzel. Konu olarak itikâfı seçmiş olmamız ise sadece Allah Rızasıdır inşallah. Kahta Haber: Nasıl yani? Ayhan Aktan: Peygamber Efendimiz (sav)’in unutulmuş bir Sünnet-i Seniye’sinden biri olan itikâf’ı ihyâ etmek ve bununla ihyâ olmaktır amacımız inşallah.         Enes Bin Malik (ra)’den rivayet edilmiş şöyle bir Hadis-i şerif vardır. Tirmizi’de geçer. “Yavrucuğum! Eğer kalbinde herhangi bir aldatma olmaksızın sabahlayabiliyor ya da geceleyebilirsen bunu yap!” dedi. Sonra da bana dedi ki: “Yavrucuğum bu benim sünnetimdendir. Kim sünnetimi ihyâ ederse o beni sevmiştir, kim de beni severse benimle beraber olur.(cennete girer)” İnşallah; bu çalışmam bir sünnetin ihyâsıdır ve Peygamber Efendilerimizi sevdiğimin şahitliğini yapar.   Kahta Haber: İnşallah. Ne güzel bir gaye. Rabbim sevgisinden mahrum etmesin.    Hocam az önce kitabınız için “Tamamen farklı bir kitap denemesi aslında” dediniz. Bunu biraz açar mısınız? Ayhan Aktan: Bu çalışmama aslında “ SUV eser” demekteyim. Kahta Haber:  “SUV eser” derken Hocam? Ayhan Aktan: Ne roman ne de fikir kitabı. Her ikisi de değil ve/veya her ikisi de.  Roman artı fikir kitabı. Roman tadında fikir kitabı da diyebiliriz.  Kahta Haber:   Anladım, yeni bir çalışma alanı yani, ilginç gerçekten. Bu kendinize has duruşunuzu takdir etmeden geçmemeliyim...         Kitabınızı  az da olsa okuyup inceledim. Kitabın girişinde Arif ve Züleyha karakterleri var ve çok doğal bir anlatım üslubu hakim. Kitabın isim ve kapağı gibi sıcak bir üslup. Dostane de diyebilirim. Kitabın sonuna kadar bu üslup mu kullanılmış? Ayhan Aktan: Hayır. Kitabın giriş, gelişme ve sonuç sütunları arasında yine çok ilginç bir bağ var. Sütunlar yalnız kalmamalı ve aralarında görülmeyen en az bir bağ olmalı. Kahta Haber:   Eğer okuyucular açısından sorun teşkil etmeyecekse biraz açar mısınız, Sizce de mahsuru olmayacaksa tabi? Ayhan Aktan:  Estağfurullah. Tabii ki. Kitabın giriş kısmı sizin de malumunuz doğal, sürükleyici bir anlatım üzerine yoğunlaşmış. Okurken dünyayla ve/veya dünyalık meramlarla gelişme bölümüne götürecek okuyucuyu. Gelişme bölümünde daha doğrusu mu’tekiflerin camiye varmasıyla okuyucu  girişte okuduğunu adeta unutacak. İkinci bir kitap okuyormuşçasına kopacak belki de. Tabi ki tüm okuyucular doğal bir merak ve arayış içine girecek. İtikâfa girdiğinizde dünyayı, dünyalıkları unutacağınız gibi yani. Kahta Haber:  Çok heyecanlandım. Lütfen devam edin Hocam. Ayhan Aktan: Evet, Gelişme bölümünde ya da camiye girdikten sonra bir ara Züleyha nerde? Arif nerde diye kitaptan başınızı kaldırıp düşüneceksiniz(arayacaksınız). Gelişme evresinden sonuç kısmına çok naif ve zarif çizgilerle geçeceksiniz. Bu geçişi fark etmeyenlerimiz bile olacak bence. Bur da ayrılığın hüznü ile vuslatın huzurunu birbirinden ayırmak çok güç bence. Bu kısmı okurken yani gelişme bölümünü, kitabın üç sütununu da bir arada dengede ve arzu edilen mesafelerde olduğunu görmeye başlayacaksınız.  İtikâftayken maddi ve manevi dengeye ulaşmak gibi diyorum. Sonuçta ise beklenmedik bir tat ve lezzet sizi bekliyor olacak. İtikâfatan çıktıktan sonra madden ve manen alacağınız tat ve lezzet gibi. Hocam çok güzel anlattınız. Kitabın üslubu bile size itikâf tadı verecek. Çok güzel gerçekten.  Biz  kitabın gelişme bölümüne” itikâfa giriş bölümü”, kitabın sonuç bölümüne ise  “itikâftan ayrılış” diyebiliriz artık. Giriş bölümüne ise denge ve  ısındırma.       Kahta Haber: Hocam; kitap satışlarınız gerçekten güzel gidiyor. Tüm internet sitelerinde satışa sunulmuş. Kahta da elde, çayevlerin de, işyerlerin de görmek artık normalleşmiş. Bu konuda sizi ve diğer ilgilileri tebrik ediyorum. Şunu sormaya çalışıyorum aslında, Kitabınızla ilgili dönütler almaya başladınız mı? Ayhan Aktan: Evet. Kahta Haber:  Nasıl, eleştiri veya övgü hangileri? Ayhan Aktan: Her ikisi de. Kahta Haber:  Hocam bizlerle paylaşmaya ne dersiniz? Ayhan Aktan: Olabilir önce hangisine örnek vereyim? Kahta Haber:  Eleştiri. Ayhan Aktan: Üniversitede öğretim görevlisi bir okuyucumuz; ” Hocam ne kadar büyük bir iş yaptığınızın farkında bile değilsiniz” diye mesaj atmış. Kahta Haber:  Hocam bu övgü değimli? Ayhan Aktan: Bence yergi. Kahta Haber:  Evet eleştirileri paylaşmayacağınızı anladık. Bari diğer yorumlardan bir örnek alalım. Ayhan Aktan: Esnaf eşrafından bir okuyucumuz; “ Hocam ben dua etmesini ve istemesini şu ana kadar bilmiyormuşum” Kahta Haber:  İçten gelen bir yorummuş. Son bir yorum daha alalım. Ayhan Aktan:  Askeri personel olan bir okuyucumuz da şöyle bir mesaj atmış. “ Abi kitabı üç günde bitirdim. Hayatım boyunca bitirdiğim tek kitap. Çok şey öğrendim ancak kitabın ortalarında hep Züleyha’yı aradım ama maalesef bulamadım. Sonu süper olmuş fakat” Kahta Haber:  Tamda sizin anlattığınız olmuş. Ayhan Aktan: Evet. Bu minval üzere bayağı dönütler aldık. Tabi ki eksiklerimiz, fazlalıklarımız var ve okuyucu bunları görecek ve doğal olarak eleştirecek. Ömer Muhtar (Allah ondan razı olsun) şöyle bir sözü söylermiş. “Belimi kırmayan kamçı, belimi kuvvetlendirir.” Kahta Haber:  Eleştirilere böyle bakmanız çok güzel gerçekten. Ayhan Hocam çok çok teşekkür eder, kaleminizin bitmemesini temenni ederim. Yeni ve tabiî ki özgün eserler bekleriz. Hocam iyi ki varsınız. Ayhan Aktan:  Ben teşekkür ederim.

Editör: İsmail KAYA

Bu Habere Tepkiniz Nedir? Bu haber 2016-06-15 14:18 tarihinde yayınlandı. 10322 Defa okundu.