AK Parti'nin Adıyaman 2. sıra milletvekili adayı olan Adnan Boynukara masada çalışıyor.
Boynukara - Yargıdaki Paralel Yapılanma

 - AK Parti'nin Adıyaman2. sıra milletvekili adayı olan Adnan Boynukara masada çalışıyor.- Adnan Boynukara ile röportaj Kritik dönemlerin baş danışmanı milletvekili adayı- AK PartiMilletvekili Adayı Boynukara: -" (HSYKseçimlerinde) Biz hakim ve savcıların devlete tuzak kurmayı kendine gelenek edinmiş yapıya izin vermeyeceğine inanıyorduk. Bu ortaya çıktı"-"Referandumdan sonra oluşan HSYKyapısının yaptığı faaliyetlere bakmakta yarar var. 2011'de 3 bin 300 kişilik kararname çıkarıldı, 2012'de tekrar 3 bin kişilik bir kararname çıkarıldı, 2013'te 3 bine yakın insanın yeri değiştirildi. Kimse bunları konuşmuyor"-"Bunları yerel yargının dizayn edilmesine ilişkin adımlar olarak okuyoruz. Bu dizayn faaliyetlerinden sonra zaten paralel yapının devlet ve hükümete ilişkin operasyonları başladı" Adalet Bakanlığı Baş Danışmanlığı görevinden istifa ederek, AK Parti'nin Adıyaman 2. sıra milletvekili adayı olan Adnan Boynukara, HSYK seçimlerinde, hakim ve savcıların devlete tuzak kurmayı kendine gelenek edinmiş yapıya izin vermeyeceğine inandıklarını, bunun da ortaya çıktığını söyledi.Kamuoyunun eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile tanıdığı Adnan Boynukara, hukukçu olmamasına rağmen en kritik dönemlerde iki adalet bakanının da baş danışmanlığı görevini yürüttü. HSYK seçimlerinden, Çözüm Süreci'ne kadar kritik eşiklerde görev alan Boynukara, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın başdanışmanlığı görevinden milletvekili aday adayı olmak için istifa etti. İstifasını da Twitter üzerinden duyuran Boynukara'nın, kamuoyunun yakından izlediği önemli olaylar sırasında attığı twetler bazı kesimlerce eleştirildi, bazı kesimlerce de beğeni topladı. -"İsmim Adnan Menderes'ten"Adnan Boynukara, 1964'te Adıyaman'da doğdu. Makine Mühendisliği eğitimi alan Boynukara, Demokrat Parti kökenli bir aileden geliyor. AA muhabirine siyasetle ilişkisini, Adalet Bakanlığındaki çalışmalarını anlatan Boynukara, Adnan Menderes'in ölümünün ardından doğan ilk torun olduğu için kendisine dedesi tarafından Adnan isminin konulduğunu söyledi.Adalet Bakanlığında göreve gelmeden önce de kamuda değişik görevlerde bulunduğunu belirten Boynukara, eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile tanışmasının ardından 2009'da Ergin'in teklifi üzerine Adalet Bakanlığında çalışmaya başladığını söyledi. Boynukara, mühendislik eğitimi almasına rağmen, uzun yıllar sosyal politikalar, siyasal araştırmalar üzerinde çalıştığını ifade etti. -Yargıdaki paralel yapılanma Yargıdaki paralel yapıya ilişkin iddialarla ilgili konuşan Boynukara, Bakanlık'taki görevine geldikten sonra merkez teşkilatında çalışanların hizmet sürelerini incelediğini, o dönemde çalışanların neredeyse yüzde 80'nin 15 yılın üzerinde hizmet süresi olduğunu belirlediklerini söyledi.Boynukara, "Eğer bir yapılanma varsa AK Parti'den çok önce yerleşmiş bir yapıdan bahsetmek mümkün. Böyle bir yapılanma olduğunu sonHSYK seçiminden sonra fark ettik. Bağımsız aday olduğunu söyleyenler hemen hemen eşit 4 binin üzerinde oy aldı. Bu bağımsızlık değil, örgütlü yapının ifadesiydi. Bunların hepsi bu tür paralel yapı organizasyonunun içinde mi değil mi onu bilemem ama o seçimde 5 bine yakın kişinin örgütlü hareket ettiğini söylemek mümkün" diye konuştu. Hükümetin Anayasa referandumuyla Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) yapısına ilişkin ciddi adım attığını belirten Boynukara, katılımcı, herkesin kendisini ifade edebileceği bir HSYK oluşması için yasal düzenleme getirildiğini hatırlattı. Boynukara, şunları anlattı: "Burada çok önemli bir iyi niyet söz konusuydu fakat referandumdan sonra oluşan HSYK yapısının yaptığı faaliyetlere bakmakta yarar var. 2011'de 3 bin 300 kişilik kararname çıkarıldı, 2012'de tekrar 3 bin kişilik bir kararname çıkarıldı, 2013'te 3 bine yakın insanın yeri değiştirildi. Kimse bunları konuşmuyor. Bunları yerel yargının dizayn edilmesine ilişkin adımlar olarak okuyoruz. Bu dizayn faaliyetlerinden sonra zaten paralel yapının devlet ve hükümete ilişkin operasyonları başladı. 7 Şubat, MİT tırlarına ilişkin operasyonlar, 17-25 Aralık operasyonları. Bunların hepsi taşradaki, il ve ilçelerdeki yargı dizayn edildikten sonra başlayan faaliyetler. O zamanki verilere bakarsanız bunları gayet net şekilde görürsünüz. Kim nereye kaydırılmış, hangi gerekçeyle kaydırılmış. Bunlar yapılırken bir yandan da hazırlık var. Paralel yapının belirgin olarak örgütlendiği birim Teftiş Kurulu. Teftiş Kurulunda hakim ve savcıların terfilerini yönetme şansınız var. Bir kişiye olumlu rapor verdiğinizde ilerlemesinin önünü açıyor, olumsuz rapor verdiğinizde ilerlemesinin önünü kesiyorsunuz. Dizayn aslında buradan başlıyor. O süreçleri iyi irdelemek lazım."-Yargıda Birlik Platformu oluşturulduYargının tek bir anlayışın tekelinde olmasının, Türkiye gibi toplumsal yapının çok çeşitlilik arz ettiği ülkelerde büyük risk taşıdığını vurgulayan Boynukara, bu nedenle yargıdaki farklı görüşlere sahip aktörlerin bir araya gelerek Yargıda Birlik Platformu'nu oluşturduğunu söyledi.HSYK seçimlerinde, ilk defa birbirinden farklı olduğunu bilen insanların birlikte hareket ettiğini kaydeden Boynukara, "Biz hakim ve savcıların devlete tuzak kurmayı kendine gelenek edinmiş yapıya izin vermeyeceğine inanıyorduk. Bu ortaya çıktı" dedi. -Çözüm Süreci çalışmaları Görevde bulunduğu süre içinde Çözüm Süreci ile ilgili yapılan yasal düzenlemeler konusunda da bilgi veren Boynukara, sürece ilişkin yapılan yasal düzenlemelerin çoğunun devletin demokratik dönüşümünü sağlamaya yönelik adımlar olduğunu vurguladı. Boynukara, farklı kesimler tarafından dillendirilen "hükümet Çözüm Süreci konusunda hiç bir şey yapmadı" söyleminin "koca bir yalan" olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Bireysel haklara yönelik yapılan yasal düzenlemelerin hepsini bir kenara bırakıyorum. 1 Ocak 2013'te ilk heyet adaya gitti. Sayın Cumhurbaşkanımız o zaman Başbakan idi, akil insanlar heyetini topladı. Ardından TBMM'de Araştırma Komisyonu kuruldu, rapor yayınlandı. Çözüm Sürecinin yasal çerçevesini oluşturan düzenlemeler çıkarıldı. Buna ilişkin Bakanlar Kurulu kararı yayımlandı, Başbakan başkanlığında komisyon kuruldu. Bunlar çok önemli adımlar. İlk defa Çözüm Süreci hükümet programına girdi. Adaya giden komisyon genişletildi. Bunlar sürecin kararlılığının somut göstergeleri. Hükümetüzerine düşen tüm yasal adımları attı. Tek kalan şey silahlı unsurları yurt dışına çıkarmak ve Dolmabahçe ofisinde yapılan açıklamanın gereğini yerine getirmek. O zaman süreç başarılı olur."Seçim döneminde hala kimi unsurların silah ve şiddet üzerinden sandığa biçim vermeye çalıştığını söyleyen Boynukara, Ağrı'daki terör saldırısını hatırlattı. Boynukara, "Bizim istediğimiz, milletin iradesini sınırlayan hiç bir unsurun devrede olmadığı bir seçimin yaşanması. HDP'nin buna hizmet edecek bir pozisyon alması gerekir. Milletin beklediği bu. Benim için iki temel konu var. Birincisi bu ülkenin iyi yönetilmesi, ikincisi ülkedeki devlet yapısının demokratik dönüşümünü tamamlaması. 

Editör: İsmail KAYA

Bu Habere Tepkiniz Nedir? Bu haber 2015-04-17 12:59 tarihinde yayınlandı. 3172 Defa okundu.