Allah, doğru yola gidenlerin hidayetini artırır. Sürekli kalan iyi işler, Rabbinin nezdinde hem mükâfat bakımından daha hayırlı, hem de âkıbetçe daha iyidir.
Ali Bozkurt

Ali Bozkurt

ali.bozkurt@kahtahaber.com


A-Allah Kimleri Doğru Yola İletmez?

Allah’ın kimleri hidayete erdirmediğini dört başlık altında inceleyelim:

a)Allah, İnkarcıları Doğru Yola İletmez:

Bu husus ile ilgili üç ayet ve kısa açıklamaları şöyledir:

1-“…Allah, inkârcı toplumu doğru yola iletmez.”[1]

İknacı olmak, Allah tarafından hidayete erdirilmeye manidir. Allah’ın ahkamını inkar ile hidayet bir arada bulunmaz.

2-“Allah’ın âyetlerine inanmayanları, Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap vardır.”[2]

Kur’an, insanlar için hidayet rehberidir. Kur’an’a inanmadan hidayet üzere olmak, mümkün değildir. Bu sebeple Allah, ayetlerine inanmayanları, doğru yola iletmez.

3-“… Allah’a kavuşmayı yalan sayanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.” (10/Yunus-45)

Allah’a kavuşmayı, yani ahiret hayatını yalan sayanlar, bu inkarları nedeniyle doğru yolu bulamayarak, cehennem azabına müstahak olurlar.

b)Allah, zalim kimseleri hidayete erdirmez:

Bu konu ile ilgili bir ayet ve açıklaması şöyledir:

“Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim, demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kâfir apışıp kaldı. Allah zalim kimseleri hidayete erdirmez.”[3]

Hz. İbrahim ile tartışan Nemrut, inkarcı ve zalim bir kraldır. Hz. İbrahim’in peygamberliğini kabul etmediği gibi, ilahlık iddiasında bulunmuş; ancak Hz. İbrahim’in, “Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir” demesi üzerine apışıp kalmıştır. Nemrut, Hz. İbrahim’in bu sözü karşısında acizliğini anlayıp imana gelmeli değil miydi, diye akla gelebilir. Şu var ki Allah, zalimleri hidayete erdirmediğini bildirmektedir.

Şu üç ayette de, Allah’ın zalimleri hidayete erdirmeyeceği haber verilmektedir:

“… Elbette Allah zalim kavmi doğru yola iletmez.”[4]

“…Allah, zalim toplumu doğru yola iletmez.”[5]

“… Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.”[6]

c)Allah, Fasıkları Doğru Yola İletmez:

Bu konu ile ilgili iki ayet ve kısa açıklamaları şöyledir:

1-“De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve O’nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez.””[7] 

Bu ayette, Allah’ın, doğru yola iletmeyeceği fasıkların kimler olduğu açıklanmaktadır. Buna göre; bir takım dünyevi menfaatlerini, Allah’a, Resulüme ve Allah yolunda cihada tercih edenler, kendilerine hidayet nasip olmayacak fasıklardır.

2-“Onlara bağışlama dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez.”[8]

Bu ayette söz konusu olan fasık kimseler, günahlarında ısrar eden ve kendileri için af dilenmesini bile istemeyen münafıklardır.

d)Allah, Yalancı ve Nankör Olanları Hidayete Erdirmez:

Yüce Allah, bu hususu şöyle haber vermektedir:

“…Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.”[9]

Müfessir Sabuni, bu ayeti şu şekilde açıklar:

'Şüphesiz, Allah, Rabbine karşı yalancı olana, küfürde devam edene hak dini göster­mez, ona hidayet nasip etmez.'[10]

B-Allah, Kimleri Doğru Yola İletir?

Allah’ın kimleri doğru yola ilettiğini iki başlık altında inceleyelim:

a)Allah İnananları Doğru Yola İletir:

Bu hususu anlatan iki ayet ve kısa açıklamaları şöyledir:

1-"Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın. Arkalarına dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın. Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da Müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.”[11]

*Bilinçli olarak inanmayanlar, yapılan tebliğ açısından ölüler gibidirler; yapılan tebliğden yararlanmazlar.

*Yapılan tebliği dinlememek için arkalarını dönüp kaçanlar, hakikate karşı sağır gibidirler.

*Sapıtmakta ısrarcı olanlar, gerçeği görme konusunda körlere benzerler.

*Doğru olanı, ancak inanıp İslamiyet’i kabul edenler, kabul ederler.

2-“Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah’a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.”[12]

*Allah tek yaratıcıdır. Hayrı da şerri de yaratan Allah’tır; ancak hayra rızası olduğu halde şerre rızası yoktur.

*Allah’ın haberi ve yaratması olmadan kimsenin başına bir şey gelmez.

*İnsana isabet eden musibetler ya yaptığı yanlışların karşılığıdır veya ahirette karşılığı mükafat olarak verilecek şeylerdir.

*İnsan, bu çerçevede sağlam bir iman üzere bulunursa, Allah onun kalbini doğruya iletir.

Konuyu daha iyi anlamak için şu hadisi okumak da faydalı olacaktır:

“Müminin durumu ilginçtir: Allah’ın her hükmü onun iyiliğinedir; çünkü başına bir sıkıntı gelip sabretse bu onun hayrınadır, sevindirici bir şey meydana gelip şükretse bu da onun hayrınadır. Bu, yalnız mümine has bir özelliktir”[13]

b)Allah inananların hidayetini arttırır:

 “Allah, doğru yola gidenlerin hidayetini artırır. Sürekli kalan iyi işler, Rabbinin nezdinde hem mükâfat bakımından daha hayırlı, hem de âkıbetçe daha iyidir.”[14]

Bir insan doğru yola girince, Allah onun o yoldaki liyakatini arttırır. O kişi, salih amel sahibi olarak, ahiret hayatına daha çok hazırlanır.

 

[1] 9/Tövbe-37

[2] 16/Nahl-104

[3] 2/Bakara-258

[4] 28/Kasas-50

[5] 3/Al-i İmran-86

[6] 9/Tövbe-19

[7] 9/Tövbe-24

[8] 63/Münafikun-6

[9] 39/Zümer-3

[10] Sabuni, Safvetü't-Tefasir, C:5, S: 320

[11] 27/Neml-80.81.

[12] 64/Teğabun-11

[13] Müslim, Zühd-64; Dârimî, Rikåk-61

[14] 19/Meryem-76

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 11 ay önce yayınlandı. 1009 Defa okundu.