Lanet Kelimesinin Sözlük Anlamı: Beddua etmek, kovmak, uzaklaştırmak, hakaret etmek, kötülüğünü ve ceza görmesini istemek. Ayrıca ters, kötü, çekilmez ve berbat olmak.
Ali Bozkurt

Ali Bozkurt

ali.bozkurt@kahtahaber.com


Lanet
Kelimesinin Sözlük Anlamı:
Beddua etmek, kovmak, uzaklaştırmak, hakaret etmek,
kötülüğünü ve ceza görmesini istemek. Ayrıca ters, kötü, çekilmez ve berbat
olmak.

Lanet
Kelimesinin Terim Anlamı:
Allah’ın hayrından, rahmetinden, af ve mağfiretinden
mahrum olmak; Allah’ın buğzuna uğramak.

Allah’ın, irade sahibi olan yaratıklar arasında ilk
lanetlediği varlık, İblis yani Şeytandır. İblis, Allah’ın Hz. Adem’i
yarattıktan sonra verdiği secde emrine uymadığı için lanetlenmiştir:

"Yalnız
İblis secde etmedi. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu. Allah! Ey İblis!
İki elimle yarattığıma secde etmekten seni meneden nedir? Böbürlendin mi, yoksa
yücelerden misin? dedi. İblis: Ben ondan hayırlıyım! Beni ateşten yarattın, onu
çamurdan yarattın, dedi. Allah: Çık oradan (cennetten)! Sen artık kovulmuş
birisin. Ve ceza gününe kadar lanetim senin üzerindedir! buyurdu." (38/Sad:
74-78)

İblis
Allah’ın emrini beğenmeyerek reddetmiştir. Allah’ın emrini beğenmemek küfürdür.
Allah’ın emrini beğenmeyen kimse, Allah’ın hem hükümranlığını hem de yerinde ve
doğru emirler verme özelliklerini inkâr etmiş olur.

"Allah,
“Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet
senin üzerinedir” dedi." (15/Hicr: 34.35.)

Şeytan,
böbürlenerek kendisini Hz. Adem’den daha üstün görüp secde etmemesi nedeniyle
hem cennetten kovulmuş hem de hesap gününe kadar lanetlenmiştir. Hesap gününden
sonra ise acıklı bir azap ile cezalandırılacaktır.

Ayetlerde
lanetlendiği için Şeytana Melun da denir.

Şeytana
uyup tövbe etmeden ölen insanlar da şeytan gibi lanetlenmişlerdir.

Mü’min
insanları lanetlemek günahtır. Ayrıca dilimizi bu kelimeye alıştırmamak ve
yanlış yolda olanların hidayete ermelerini dilemek için, kimseyi lanetlememek
daha uygundur.

Bu bölümde ne tür insanların Allah
tarafından lanetlendiklerini incelemeye çalışalım:

1. Kâfirler:

"(Âyetlerimizi)
inkâr etmiş ve kâfir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve tüm
insanların lâneti onların üzerinedir. Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar.
Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır."
(2/Bakara-161.162.)

Bu
ayetten şunları anlıyoruz:

*Allah’ın
ayetlerini inkâr ederek bu inkâr üzere ölenler, Allah’ın mağfiretinden mahrum
olmuş ve Allah’ın buğzuna uğramışlardır.

*Melekler
ve insanlar da inkâr üzere ölmüş olanlara lanet ederler; ahirette kâfirler de
birbirlerine lanet edeceklerdir.

*Kâfirlerin
cehennemdeki azapları sürekli olup hafifletilmeyecektir.

"Şüphesiz
Allah, kâfirlere lânet etmiş ve onlara alevli bir ateş hazırlamıştır."
(33/Ahzab-64)

Allah,
kâfirlere lanet etmek suretiyle onları rahmetinden uzaklaştırmış ve onlar için
şiddetli cehennem azabını hazırlamıştır.

2.Münafıklar:

"Allah
erkek münafıklara da kadın münafıklara da kâfirlere de içinde ebedî kalacakları
cehennem ateşini vâdetti. O, onlara yeter. Allah onlara lânet etmiştir! Onlar
için devamlı bir azap vardır." (9/Tövbe-68)

Bu
ayetten şunları anlıyoruz:

*Erkek
olsun kadın olsun münafık ve kâfirler için cehennem ateşinin varlığı Allah’ın
değişmeyecek olan bir vadidir.

*Cehennem
ateşi, münafıklar ve inkârcıların hak ettikleri ve yaptıklarına karşılık olan
bir cezadır.

*Allah,
onlara lanet ettiği için artık affedilmeleri de söz konusu değildir.

*Cehennem
ateşi, kâfirler ve münafıklar için sürekli olacaktır.

3.Müşrikler:

"Bir
de, Allah’ın, hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık
kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap
etmesi içindir. Kötülük girdabı onların başına olsun! Allah onlara gazap etmiş,
onları lânetlemiş ve kendilerine cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir
varış yeridir!" (48/Fetih-6)

Yukarıdaki
bölümde münafıkların lanetlendiğini bildiren bir ayet açıklanmıştı. Bu ayette
ise hem münafıkların hem de müşriklerin lanetlendiği bildirilmektedir. Allah,
onlara gazap etmiş ve onları lanetlemiştir. Onlar için em kötü varış yeri olan
cehennem hazırlanmıştır.

4.İman
Ettikten Sonra İrtidat Edenler:

"İman
etmelerinden, Resûl'ün hak olduğuna şehadet getirmelerinden ve kendilerine
apaçık deliller gelmesinden sonra inkârcılığa sapan bir kavme Allah nasıl
hidayet nasip eder? Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez. İşte onların
cezası, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanlığın lânetine uğramalarıdır."
(3/Al-i İmran: 86.87.)

Bir kavim
iman ettikten sonra dinden dönerse, Allah o kavme hidayet nasip etmez.

 Diyanet Tefsiri Bu ayet şöyle açıklamaktadır: "Bu
âyette Allah’ın hidayetine lâyık olma vasfını bütünüyle yitiren inkârcılar
hakkında şu üç özellik bir arada zikredilmiştir: a) İman ettikten sonra, b) bu
resulün hak olduğuna şahit olduktan sonra, c) kendilerine apaçık kanıtlar
geldikten sonra inkâr yolunu seçme. Bu tür inkârcılık tam anlamıyla bir
inatlaşma ve hakikatlere karşı bile bile direnme demek olduğundan, müteakip
âyetlerde bu davranışın karşılığının da pek ağır olacağı bildirilmiştir"
(DİBY Kur'an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, C:1, S: 624)

5.Allah’ın Ayetlerini
Gizleyenler:

"İndirdiğimiz
açık delilleri ve hidâyet yolunu -kitapta onu insanlara apaçık göstermemizden
sonra- gizleyenler yok mu, işte onlara hem Allah hem de bütün lânet ediciler
lânet eder." (2/Bakara-159)

Müfessirlerin
çoğunluğuna göre, bu ayette gizlendiği belirtilen husus, Hz. Muhammed
(s.a.v.)’in  peygamberliği Tevrat’ta
açıkça bildirilmekle birlikte ehl-i kitabın bunu gizlemiş olmalarıdır.

6.Allah
Üzerine Yalan Uyduranlar:

"Bak,
nasıl da Allah üzerine yalan uyduruyorlar; apaçık bir günah olarak bu (onlara)
yeter! Kendilerine Kitap'tan nasip verilenleri görmedin mi? Putlara ve bâtıla
(tanrılara) iman ediyorlar, sonra da kâfirler için: "Bunlar, Allah'a iman
edenlerden daha doğru yoldadır" diyorlar! Bunlar, Allah'ın lânetlediği
kimselerdir; Allah'ın rahmetinden uzaklaştırdığı (lânetli) kimseye gerçek bir
yardımcı bulamazsın." (4/Nisa: 50-52)

Yahudilerin
Allah üzerine yalan uydurmaları iki şekilde olmuştur: Yahudiler, Allah’ın oğulları
ve dostları olduklarını söyleyerek ve Allah’ın kendilerini bağışladığını,
yalnız kendilerinin cennete gireceklerini iddia ederek Allah üzerine yalan
uydurmuşlardır.

Ömer
Nasuhi Bilmen, Yahudilerin putlara tapıp müşrikleri övmeleri hakkında şu
bilgileri vermektedir:

"Rivayete
göre Yahudilerden Huyey bini Ahtep ve Keb İbni Eşref ile beraber yetmiş kadar
arkadaşları Uhud Vakasından sonra Mekke'i mükerreme'deki müşriklerin yanına
gitmişler, müslümanların aleyhine bir sözleşme yapmak istemişler, fakat Mekke
müşrikleri bunların hakkında şüpheye düşmüşler siz ehli kitapsınız. Muhammed
-aleyhisselâm- da kitaba davet ediyor. O halde siz onun aleyhine olarak bizimle
nasıl teşriki mesai edebilirsiniz?. Eğer siz bizim putlara secde ederseniz size
o zaman inanırız demişler, o Yahudiler de Mekke müşriklerini tatmin için
onların putlarına secde etmişler. Sonra Mekkeliler: Bizim dinimiz mi doğru,
müslümanların dini mi doğru diye sormuşlar ve dinleri hakkında şöyle malûmat vermişler:
"Biz Kabe'nin valileriyiz, hacılara su veririz, misafirlere konuklukta
bulunuruz, esirleri serbest bırakırız, akrabayı gözetiriz, Rabbimizin evini
tamir ederiz. Muhammed -Aleyhisselâm- ise yalnız bir Allah'a ibadet edilmesini
istiyor, putlara ibadeti yasaklıyor, ata ve ecdadımızın dinini terk etmemizi
teklif eyliyor, aramıza ayrılık düşürmüş bulunuyor." Bunun üzerine Keab da
demiş ki: Vallahi sizin yolunuz Muhammed'in -Aleyhisselâm- takib ettiği yoldan
daha doğrudur. İşte onlar böyle putperestler! ehli tevhide tercih etmiş,
kendileri de o müşrikler gibi Cibt ve Tâğuta secde eylemişlerdi. Bunun üzerine
bu mübarek âyetler nazil olmuş, onların da müşrikler ile aynı düşüncede
olduklarını göstermiştir." (Ömer Nasuhi Bilmen, Kuran-ı Kerim Türkçe Meali
Alisi ve Tefsiri, C: 2, S: 607)

İşte
Allah, böyle davrananları lanetlemiştir.

7.Allah’ı ve
Resulünü İncitenler:

"Şüphesiz
Allah ve Resûlünü incitenlere, Allah dünya ve ahirette lânet etmiş ve onlara
aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır." (33/Ahzab-57)

Allah’a ortak
koşmak, çocuk nispet etmek, ve ayetlerini inkâr etmek Allah’ı incitir.
Resulullah (s.a.v.)’e ve aile efradına iftira atmak, alaya almak, şair demek,
tebliğini engellemek gibi durumlar, onu incitir.

8.Allah’ın
Cimri Olduğunu Söyleyenler:

"Yahudiler,
Allah'ın eli bağlıdır (sıkıdır) , dediler. Hay dedikleri yüzünden elleri
bağlanası ve lânet olasılar! Bilâkis, Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi
verir. Andolsun ki sana Rabbinden indirilen, onlardan çoğunun azgınlığını ve
küfrünü arttırır. Aralarına, kıyamete kadar (sürecek) düşmanlık ve kin soktuk.
Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa (fitneyi uyandırmışlarsa) Allah onu
söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Allah ise bozguncuları
sevmez." (5/Maide-64)

Allah’ın
cimri olduğunu söylemek, lanetlenme sebebidir. Allah, böyle konuşan Yahudileri
lanetlemiştir. Allah, cömerttir; yarattığı bütün canlıları rızıklandırmaktadır.

9.Bir
Mü’min’i Kasten Öldüren Kimse:

"Kim
bir mü’mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî kalacağı cehennemdir. Allah,
ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır."
(4/Nisa-93)

Kim bir
mü’mini, mü’min olduğu için veya bir mü’mini öldürmenin günah olmadığına
inanarak öldürürse, Allah’ın gazap ve lanetine uğrayarak ebediyen cehennemde
kalır.

10.Zalimler:

"O
gün zalimlere, mazeretleri fayda vermez. Lânet de onlaradır, kötü yurt da
onlaradır." (40/Mü'min-52)

En büyük
zulüm, küfürdür. Kafir olmanın bir mazereti olmadığı için, kafir olanlardan bir
mazeret de kabul edilmez. Onlar lanete uğramışlardır. Onların yeri ebedi olan
cehennem azabıdır.

11.Allah’a
Verdikleri Sözleri Bozanlar:

"Sözlerini
bozmaları sebebiyle onları lânetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar
kelimelerin yerlerini değiştirirler (kitaplarını tahrif ederler). Kendilerine
öğretilen ahkâmın (Tevrat'ın) önemli bir bölümünü de unuttular. İçlerinden pek
azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün. Yine de sen onları affet ve
aldırış etme. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever." (5/Maide-13)

Yahudilerden
Allah’a verdikleri sözde durmayanlar lanetlenmiştir. Tevrat’ta değişikliler
yapmaları, bilerek yanlış yorumlamaları, ilahi hükümleri önemsemeyip unutmaları
sözlerini bozmalarının örnekleridir.

"Allah'a
verdikleri sözü kuvvetle pekiştirdikten sonra bozanlar, Allah'ın riayet
edilmesini emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) terk edenler ve yeryüzünde
fesat çıkaranlar; işte lânet onlar içindir. Ve kötü yurt (cehennem)
onlarındır." (13/Ra'd-25)

Şu üç
grup insana lanet edilmiş ve onların kötü yurt olan cehenneme gitmelerine karar
verilmiştir:

1-Allah’a
verdikleri sözü kuvvetle pekiştirdikten sonra bozanlar. Veya Allah’ı şahit
tutarak verdikleri sözleri bozanlar.

2-Akrabalık
bağını kesenler. Veya inanılması gereken hususlardan bir kısmına inanıp bir
kısmına inanmayanlar.

3-Yeryüzünde
fesat çıkaranlar.

12.Akrabalık
Bağını Kesenler:

"Geri
dönerseniz, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya ve akrabalık bağlarını kesmeye
dönmüş olmaz mısınız? İşte bunlar, Allah'ın kendilerini lânetlediği, sağır
kıldığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir." (47/Muhammed-22.23.)

İslam’dan
yüz çevirenler bozgunculuk yapar ve akrabalık bağlarını keserler. Allah, bu
durumda bulunanlara lanet eder.

"Allah'a
verdikleri sözü kuvvetle pekiştirdikten sonra bozanlar, Allah'ın riayet
edilmesini emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) terk edenler ve yeryüzünde
fesat çıkaranlar; işte lânet onlar içindir. Ve kötü yurt (cehennem)
onlarındır." (13/Ra'd-25)

Çoğu
Müfessir, Allah’ın riayet edilmesini emrettiği hususu, akrabalık bağını
kesmemek olarak anlamıştır.

13.Yeryüzünde
Bozgunculuk Yapanlar:

Yukarıda akrabalık bağını kesenler bölümünde
aktardığımız iki ayeti, bozgunculuk konusuyla da ilgili olduğu için yeniden
okuyalım:

"Geri
dönerseniz, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya ve akrabalık bağlarını kesmeye
dönmüş olmaz mısınız? İşte bunlar, Allah'ın kendilerini lânetlediği, sağır
kıldığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir." (47/Muhammed-22.23.)

"Allah'a
verdikleri sözü kuvvetle pekiştirdikten sonra bozanlar, Allah'ın riayet
edilmesini emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) terk edenler ve yeryüzünde
fesat çıkaranlar; işte lânet onlar içindir. Ve kötü yurt (cehennem)
onlarındır." (13.Ra'd-25)

Dini
anlamda en büyük bozgunculuk, küfrü güzel göstermek, insanları Allah’ın
emirlerine karşı gelmeye zorlamak veya buna teşvik etmek, ardından da haram
olan yalan, iftira, dedikodu gibi fiillerle insanları birbirine düşürüp sosyal
barışı bozmaktır.

14.İffetli
Kadınlara Zina İftirasında Bulunanlar:

“Namuslu,
kötülüklerden habersiz mümin kadınlara zina isnadında bulunanlar, dünya ve
ahirette lânetlenmişlerdir. Yapmış olduklarına, dilleri, elleri ve ayaklarının,
aleyhlerinde şahitlik edeceği gün onlar için çok büyük bir azap vardır."
(24/Nur: 23.24.)

İffetli
kadınlara zina iftirasında bulunmak büyük bir günahtır. Kötülüklerden habersiz,
mü’min kadınlara iftirada bulunan münafıklar lanetlenerek, cehennem azabıyla
tehdit edilmişlerdir.

Sonuç olarak şunları ifade edelim:

*Allah’ın buğzuna uğrayarak, Yüce
Yaratıcının hayrından, rahmetinden, af ve mağfiretinden mahrum kalıp lanete
müstahak olmak, bir insanın uğrayabileceği en büyük cezadır.

*Allah’ın lanetinden korunmak için, ebediyen
lanetlenmiş olan şeytanın şerrinden uzak durmak gerekir.

*Lanetlenmenin ana sebepleri kafir, müşrik ve münafık
olmaktır. Israrla işlenen günah, zamanla insanı küfre götürür.

*Mü’minleri lanetlemek günahtır.

































































































































































*İnsanları lanetlemeyi alışkanlık haline getirmemeli,
onların hidayete ermeleri için dua etmeliyiz.

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 6 gün önce yayınlandı. 279 Defa okundu.