Hac ve Umre İbadeti Sırasında Genel Anlamda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar *Hac ve umre yolcusu, çevresine ve diğer insanlara bir müfettiş edasıyla bakmamalı, kendisini ibadetin anlamıyla bütünleştirme gayreti içinde olmalıdır.
Ali Bozkurt

Ali Bozkurt

ali.bozkurt@kahtahaber.com





 Hac ve Umre İbadeti Sırasında Genel Anlamda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
*Hac ve umre yolcusu, çevresine ve diğer insanlara bir müfettiş edasıyla bakmamalı, kendisini ibadetin anlamıyla bütünleştirme gayreti içinde olmalıdır.
*Her renkten, her ırktan değişik insanlarla ilk olarak karşılaşan kişi, gördüğü herkese Allah’ın bir eseri olarak bakmalıdır.
*Hac ve umre için mukaddes topraklara gelerek Allah’ın misafiri rütbesine ulaşan herkesin, sevgi ve saygıya layık olduğu bilinmelidir.
*Kimse, kutsal mekânları, bulundukları yerlere ve bulundukları yerin halkına layık görmemek gibi hatalara düşülmemelidir; her Müslüman, büyük İslam ümmetinin bir ferdi olduğunun bilinci içinde olmalıdır.
*Sağlığını bozacak derecede uzun süre ibadet etmek, hem nefsin hakkını gasp etmek anlamına gelir, hem de hastalanma halinde zaruri ibadetlerin yapılamaması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle her gün yeteri kadar istirahat edilmelidir.
*Haccın meşakkat olduğu ve bu meşakkat sayesinde çok sevaba nail olunacağı unutulmayarak yorgunluktan ve diğer insanlardan şikâyetçi olunmamalıdır.
*Her tavaftan sonra iki namaz kılmak gerekmekle birlikte sa’y bittikten sonra kılınacak bir namaz olmadığını bilmek gerekir.
*Tespih, seccade, başörtüsü gibi şeyleri Kâbe’nin duvarına ve diğer kutsal yerlere sürerek o eşyalara bir üstünlük/kutsallık kazandırmak istemenin hurafe olduğu bilinmelidir.
*Arafattaki Cebel-i Rahme’nin üstünde bulunan taşa ve diğer bazı yerlere dilek yazmanın hurafe ve dolayısıyla günah olduğu unutulmamalıdır.
*Kâbe dışındaki yerlere yüz çevirerek dua etmek yanlıştır.
*Hz. Muhammed (s.a.v.)’in kabri ziyaret edildiğinde salavat okunur; Resulullah’tan dilekte bulunulmaz, Allah’ın, Hz. Muhammed (s.a.v.)’i mahşerde bize şefaatçi kılması istenir.
*Hac ve umre yolcusu, tutum ve davranışlarıyla diğer insanların işlerini zorlaştırmak yerine kolaylaştırmalıdır.
*Tavaf ve Sa’y gibi ibadetler yapılırken fotoğraf çekmek ve video kaydı yapmak yanlıştır; bu tür işler ibadet halinde değilken yapılmalıdır.
*Her gün boy abdesti alınarak ter kokusuyla başkalarının rahatsız edilmesin önüne geçilmelidir.
*Hac veya umre münasebetiyle sakal bırakmak çok yerinde olmakla birlikte, geçici bir süre için sakal bırakılmamalıdır; çünkü sakalı bırakmak sünnet, kesmek haramdır.
*Hac ve Umre yolculuğu sırasında sevap ümidi taşımadan Araplar gibi giynmek mümkündür, ancak bu tecih ile bir sevap beklentisi içnde bulunmak yanlıştır.
*Mescid-i Nebi ve Mescid-i Haram’a girerken, Günlük giyilen terlik ve ayakkabılar, çıplak olarak elde değil, çantada veya poşette taşınmalıdır.
*Kullanılan peçete vb. şeyler yere atılmamalı ve asla boşluğa tükürülmemelidir.
Hac ve Umre Yolculuğunda Otel, Yemekhane ve Servis Araçlarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Daha önce birbirlerini tanımayan insanların, birlikte yolculuk yapıp otel, yemekhane ve servis araçlarında aynı mekânları paylaşmaları sırasında bir takım olumsuzlukların yaşanmaması için, kul hakkına riayet açısından, son drece dikkatli olmaları gerekir. Unutulmamalıdır ki, yapılacak hac ve umrenin makbul/mebrur olması için bir takım kurallara uymak gerekir:
*Yemek, asansör ve servis kuyruğunda herkes sırasını beklemeye özen göstermelidir.
*Yemek yerken, yemekten öce ve sonra elleri ve ağzı yıkarken dikkatli olunmalı, başkalarının midelerini bulandıracak davranışlardan kaçınılmalıdır.
*Oluşacak ter kokularıyla başkalarını rahatsız etmemek için sık sık banyo yapılmalıdır.
*Yemekhanede herkes ekmek tepsisinin üstüne yiyebileceği kadar ekmek ve yemek koyarak israftan kaçınılmalıdır.
*Otel odalarına zaruri durumlar dışında yemek götürülmemelidir.
*Yemekhanelerde dört saat süren her öğünde sadece bir kere yemek yenmelidir.
İhramlı iken Nelere Dikkat Edilmelidir?
İhrama girenler, rehber hocalar da anlattıkları için, genel olarak ihram yasaklarını öğrenirler. Ancak bazı ayrıntılara yeterice dikkat edilmediğinden ve bazen de unutkanlık nedeniyle ihram yasakları zaman zaman ihlal edilebilmektedir. Bu çerçevede şu hususlara dikkat edilmelidir:
1-İhramlı iken yüzü ve başı örtmek yasak olduğu için, yatarken de yüzümüzü ve başımızı yorgan veya nevresimle örtmemeli, başımızı örtünün içine almamalıyız.
2-İhramdan çıkıncaya kadar, herhangi bir elbise giyilemez. Bu nedenle banyo yaptıktan sonra kısa bir süreliğine de olsa pijama ve benzeri bir şey giymemek gerekir. Yine yatmak/uyumak için de herhangi bir kıyafet giyilmemelidir.
3-İhramlı kimse saç, sakal ve tırnağını kesemez. Bu nedenle banyo yaparken bu anlama gelecek bir temizlik de yapılamaz. Ayrıca dikkatsiz davranarak bizi rahatsız eden elimizdeki ve yüzümüzdeki bir fazlalığı koparmak da caiz değildir.
4-İhramlı iken koku, parfüm gibi şeyler kullanamayacağımız gibi, kokulu sabun kullanmamız da doğru değildir.
5-Mekke’deki doğal bitkilere zarar vermek, onları kesmek ve koparmak yasaktır. Bu nedenle kaldırımlarda yürürken süs bitkilerine ve ağaçlara, alışkanlık nedeniyle de olsa, elimizi uzatıp küçük bir dal veya bir yaprak koparmamız yasaktır.
6-İhramlı iken kavga etmek, tartışmak yasaktır. Bu nedenle ihramlı iken diğer insanların kusurlarına karşı daha sabırlı olmalıyız.
7-İhramlı iken eşlerin yakınlaşması yasak olduğuna göre, aynı odada kalan eşlerin birbirlerinden uzak durmaları ve birbirlerine karşı tesettürlerini muhafaza etmeleri uygu olur.
Tavaf Yaparken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
Tavaf yaparken dikkat edilmesi gereken hususları kısaca şöyle sıralayabiliriz:
*Tavafa, rehber hocaların izah edeceği gibi niyet ettikten sonra, Haceru’l-Esved’in hizasında Kâbe sol tarafa alınarak ve sol tarafımızda bulunan kalbimizin Kâbe’ye yakın bulunduğunu ve onun sevgisiyle dolu olduğunu düşünerek ilk şavta başlamalıyız.
*Her şavta içimizden geldiği gibi dua etmek mümkündür; ancak Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan ve okunması tavsiye edilen duaları içeren kitapçığı okuyarak dua etmemiz daha uygun olur. Eğer bu kitapçıktaki duaların Arapça metinlerini okuyabiliyor, ancak bu duaların Türkçe anlamlarını yeterince anlayamıyor isek, anılan duaların Türkçe anlamlarını da okumalıyız.
*Her şavtta okunacak duayı okumamız halinde, kaç şavt yaptığımızı da doğal olarak biliriz.
*İlk şavtlar’ı Kâbe’ye yakın olarak yapmış isek, son şavtlarda yavaş yavaş kalabalıktan çıkarak, tavaf bittiğinde iki rekât tavaf namazını bu iş için ayrılan bölümlerde kılmalıyız. Son şavtları da Kâbe’ye yakın olarak tamamlayanlar, Hacer-i Esvad’in tam karşısından başlayarak kalabalığı yara yara dışarı çıkarlar; bu durum tavafa devam edenlerin işlerini zorlaştırır.
*Tavaf sırasında acele edip başkalarını rahatsız etme pahasına öne geçmeye çalışmamız doğru olmaz.
*Hecer-i Esved’e kavuşmak, tavaf yapan her mü’minin samimi arzusudur. Ancak Hacer-i Esved’e kavuşmak isteyen kadınların, erkekler arasında sıkışarak mücadele etmeleri ve bu mücadele sırasında başlarının açılması elbette yanlıştır. Çok önemli olmakla birlikte, bir sünneti yerine getirmek için birkaç farzı terk etme durumuna düşmek doğru olamaz. Ayrıca günümüz şartlarında yaşanan izdihamı göz önünde bulundurduğumuzda, Hacer-i Esved’e bir kere kavuşan kişinin, diğer insanların da bu mutluluğu yaşama hakları bulunduğunu düşünerek, uzaktan istilamla/selamlamayla yetinmeleri yerinde olur.
*Kalabalık nedeniyle Hacer-i Esvede kavuşamayan kişilerin, avuç içleri Hacer-i Esved’e yönelik olarak uzaktan ellerini kaldırıp, “Bismillahi Allahuekber” deyip sağ ellerinin avuç içlerini öpmeleri, Hacer-i Evsedin bizzat kendisini öpmeleriyle ilgili sünneti ifa etmiş olmaları anlamına gelir. Hacer-i Esved’e kavuşma isteğimiz, insanlara eziyet etmek suretiyle kul hakkını ihlal etmemize neden olmamalıdır.
*Tavaf sırasında, kadınların erkeklerle çok yakın bulanmadan hareket etmeleri doğru olmakla birlikte, dikkat çekecek derecede kıskanç davranarak hanımını iki eliyle koruma altına almak gerekli değildir.
*Güçleri yetmediği için tekerlekli sandalye ile tavaf veya say yapmak zorunda olanlar, bu iş için ayrılan özel şeritlerde/bölümlerde görevlerini ifa etmelidirler.
*Bazı insanların tavaf sırasında kendilerine daha kolay yol açmak için, namaz sandalyelerini önlerine alıp iki elleriyle sandalyeyi iterek metaf alanında ilerlemeleri doğru değildir.
*Tavaf sırasında, ihramı düzeltmek amacıyla sırtımızdaki konumunu yeniden ayarlarken bir ucunu omzumuzun arkasına atarken arkamızda bulunana kişilerin yüzlerine ve gözlerine çarpmamak için gerekli özen gösterilerek dikkatsiz ve aceleci davranışlardan sakınılmalıdır.
Şunu hiç unutmamalıyız:
Başkalarına eziyet vererek fazla sevap kazanamayız, bilakis günah işlemiş oluruz.
Mescid-i Haram’da Bulunurken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Mescid-i Haram’da bulunmak, büyük bir mazhariyet ve mutluluktur. Burada bulunurken şu hususlara dikkat etmek gerekir:
 *Beytullah’ı görürken, edepli davranarak, oturmamıza, kalkmamıza dikkat etme hususunda gerekli hassasiyeti göstermek icap eder.
*Dualarımızı kendi işiteceğimiz bir sesle yaparak çevremizin özel konsantrasyonlarını bozmamalıyız. Aynı şekilde Kur’an-ı Kerim’i de kendimiz işitecek bir sesle okumalıyız. Okumamız bitince, elimizdeki Kur’an-ı Kerim’i yere değil, saflar arasında bulunan raflara koymalıyız.
*Yanımızda bulunan eşimiz, arkadaşımız, bir tanıdığımız veya orada gördüğümüz kimselerle gerektiği kadar konuşabiliriz. Ancak bu tür sohbetler sırasında gereksiz konuşmamaya, ortak tanıdıklardan söz açıp dedikoduya girmemeye ve tartışmamaya son derece dikkat etmeliyiz.
*Sağlık nedenleri bizi zorunlu kılmıyorsa, sırf etrafı ve Kâbe’yi rahat görebilmek için namaz sandalyelerine oturup, başkalarının Kâbe’yi görmelerine engel olmamalıyız.
*Mescid-i Haram’da otururken ayaklarımızı Kâbe’ye doğru uzatmamız edeben yanlıştır. Birkaç bin km. uzakta iken bile ayaklarımızı kıbleye doğru uzatarak yatmamızın şık olmadığı bilinen bir husus olduğuna göre, Mescd-i Haram’da ayaklarımızı Kâbe’ye uzatarak yatmamızın doğru olmayacağı açıktır. Uzun süre Mescid-i Haram’da kaldığı için uykusu gelen kişi, çirkin görüntüler sergilemeden gerilere çekilerek sırtını bir direğe veya duvara dayayarak, ayakları kıbleye gelmeyecek bir pozisyonda, uyuyabilir. Uyuyan kişi, uyanınca abdestini yenilemelidir. 
Tavaf ve Farz Namazları Dışında Mescid-i Haram’da Hangi İbadetleri Yapmalıyız?
Mescid-i Haram’da farz namaz ve umre tavafı ile haccın farzlarından olan ziyaret tavafı dışında yapılabilecek en önemli ibadet, nafile tavaf yapmaktır.
Nafile ibadet dışında sırasıyla şu ibadetleri yapmamız uygun olur:
1.Kaza namazları kılmak.
2.Nafile namaz kılmak.
3.Kur’an-ı Kerim Okumak.
4.Allah’ı zikretmek.
5.Dua etmek.
6.Tefekkür, ibret ve şükür nazarıyla Kâbe’yi seyretmek.
Hac ibadetini Yapanların Dualarında Özellikle Neyi İhmal Etmemeleri Gerekir?
Şu ayet-i kerime Hac ibadetini yapanların Allah’tan mağfiret istemeleri gerektiği vurgulanmaktadır:
“Sonra insanların (sel gibi) aktığı yerden siz de akın. Allah’tan mağfiret isteyin. Çünkü Allah affedici ve esirgeyicidir.” (2.Bakara–199)
Aşağıdaki ayette hac yapacaklar için çok önemli bir ikaz yer almaktadır:
“Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir şekilde Allah’ı anın. İnsanlardan öyleleri var ki: Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver, derler. Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur.” (2.Bakara–200)
Bu ayette Hac ibadeti sırasında dünya işlerinin düzelmesi için dilekte bulunup ahiret hayatı için istekte bulunmamak, ahiret hayatı açısından nasipsizlik olarak değerlendirilmiştir. Hac ibadetini yerine getirenlerin, bu uyarının farkında olarak dua etmeleri gerekir. Kutsal topraklarda iken ve diğer zamanlarda dua ederken hem dünya işlerimizin hem de ahiretteki durumumuzun güzel olması için Allah’a yalvarmalıyız. Ayrıca kendimiz, anne babamız, yakınlarımız ve bütün mü’minler için dua etmeliyiz. Bu konuda çok dikkatli olmak gerektiği anlaşılmaktadır.
 


Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 2 yıl önce yayınlandı. 2455 Defa okundu.