Bu bölümde namazla ilgili olarak gözden kaçma ihtimali bulunan otuz üç husus değerlendirilecektir.
Ali Bozkurt

Ali Bozkurt

ali.bozkurt@kahtahaber.com





 Bu bölümde namazla ilgili olarak gözden kaçma ihtimali bulunan otuz üç husus değerlendirilecektir.

1-Zamanında Eda Edemediğimiz Farz Bir Namazı Kaza Edeceğimiz Zaman Niçin Ezan Okumalıyız?
Zamanında eda edemediğimiz vakit namazlarından birini kaza edeceğimiz zaman önce ezan okumalıyız. Çünkü ezan vaktin değil, namazın sünnetidir. Ezan okunmadan kılınan farz namazın bir sünneti, yerine getirilmemiş olur. Kamet getirmek nasıl sünnet ise, ezan okumak da onun gibi sünnettir. Bir namazın vakti geldiğinde, müezzin ezan okuyarak hem söz konusu namazın vaktinin geldiğini bildirmiş olur, hem de o vaktin namazını kılacaklara vekâleten ezan okuma sünnetini yerine getirmiş olur. Bir vakit namaz, zamanında eda edilemediğinden kazaya kalırsa, o vaktin ezanı ve kameti de kazaya kalmış olur.
2-Cami Dışında Bir Yerde Cemaatle Namaz Kılınacaksa, Orada Ezan Okunması Gerekir mi?
Cami niteliği taşımadığı için ezan okunmayan bir yerde cemaatle namaz kılınacaksa, önce ezan okunmalıdır; çünkü ezan namazın sünnetidir.
3-Ezan Okunmayan Bir Yerde, Namazını Vaktinde Kılacak Olan Kişinin Ezan Okuması Gerekir mi?
Bir mükellef (sorumlu); vakit namazını, vakti içinde, ezan okunmayan bir bölgede eda edecekse, ezan okumanın namazın sünneti olduğunu göz önünde bulundurarak, namaza başlamadan önce ezan okumalıdır. Böyle bir durumda yüksek bir yere çıkarak sesli bir şekilde ezan okuması gerekmez, namaz kılacağı yerde, kendi duyacağı şekilde okuması yeterlidir. Kazaya kalan namazlar için de, okuma şekli böyledir.
4-İmsak Saati Başladıktan Sonra, Henüz Ezan Okunmadan, İsteyen Kişi Sabah Namazını Kılabilir mi?
Bütün Türkiye’de sabah namazının ezanı, Ramazan ayı hariç, güneşin doğmasına bir saat kala okunur; ancak imsak saati bundan 40–45 dakika öce başlar. Yolculuğa çıkacak olan veya mesaiye gitmeden önce biraz daha uyumak isteyen ve benzeri mazeretleri olan kişi, namaz vaktinin girmesinden hareketle, henüz ezan okunmadan namaz kılabilir; fakat bunun için ezanı kendisinin okuması gerekir. Yalnız şu hususta da dikkatli ve temkinli olmakta yarar vardır: Türkiye’de imsak saati konusunda yaşanan tartışmalar ve temkin ihtimali nedeniyle sabah namazını imsak saatinden on beş dakika kadar sonra kılmak daha iyi olur. Ramazan ayında imsak saati ile birlikte ezan okunmaktadır. Ezanın okunması birkaç dakika sürer, eğer namazımızı erken kılmak istiyorsak, ezandan on beş dakika sonra kılmamız ihtiyatlı bir davranış olur. Konuyu şöyle de açıklayabiliriz: İmsak saatini on beş dakika sonra başlatmak caiz değildir; ancak sabah namazını ilk vaktinden on beş dakika sonra kılmakta bir beis yoktur.
5-Sabah Namazı Dışındaki Vakit Namazlarında Ezan Okunmaya Başlar Başlamaz, O Vaktin Namazını Kılmaya Başlayabilir miyiz?
Vakit namazını kılmaya başlamak için, ezanın bitmesini beklemeliyiz; değilse ezana sadece vaktin geldiğini bildiren çalar saat muamelesi yapmış oluruz. Ezan bize hem namaz vaktinin başladığını bildirir hem de ilgili vaktin namazına ait bir sünnettir, ayrıca ezanı bitinceye kadar dinlemek de sünnettir. Doğru olan, namaza başlamak için hem ezanın bitmesini beklemek hem de ezanı ciddiyetle dinlemektir.
6-Çocukların Ezan Okuyup Kamet Getirmeleri Caiz midir?
Ezan ve kamet, namazın sünnetlerindendir. Namaz vakti geldiğinde ezan okuyacak kişinin, cemaatle namaza başlanacağı zaman ise kamet getirecek şahsın yetişkin (baliğ) olması gerekir. Çünkü bu durumlarda ezan okuyan ve kamet getiren kişi, bu işi hem kendi adına hem de namaz kılmakla mükellef olan ve namaz kılacak olan kişilere vekâleten yapar. Bir çocuk, namaza ait bir sünneti yerine getirmek üzere yetişkinlerin vekâletini alma yetkisine sahip değildir. Ezanın bir çocuk tarafından okunması mekruhtur. Çocuk yaştakiler, müezzinliğin ezan ve kamet dışındaki bölümlerini yapabilirler.
7-Cemaatle Kılınan Farzı Kaçırmamak İçin Öğle Namazının İlk Sünnetini Farzdan Önce Kılamayan Kişi, Bu Sünneti Farzdan Sonra Eda Edebildiği Halde, Aynı Şartlarda Sabah Namazının Farzını Kılan Kişi, Neden Bu Namazın Sünnetini Farzdan Sonra Kılamaz?
Sorudan da anlaşıldığı gibi; cemaatle kılınan farzı kaçırmamak için öğle namazının ilk sünnetini farzdan önce kılamayan kişi, farzdan sonra bu sünneti eda edebildiği halde, aynı şartlarda sabah namazının farzını kılan kişi, bu namazın sünnetini farzından sonra kılamaz. Çünkü sabah namazının farzı kılındıktan sonra,  kerahet vakti başlamış olur; yani bu saatten güneş doğuncaya kadar nafile namaz kılmak tenzihen mekruhtur. Bu sebeple sabah namazının farzını kılan kişi, ardından sabah namazının sünnetini veya bir başka nafile namazı kılmaz. Öğle namazından sonra kerahet vakti başlamadığından, öğle namazının kılınamayan ilk sünneti farzından sonra da kılınabilir.
Bu noktada, aynı şartlarda kılınamayan ikindi namazının sünneti ile yatsı namazının ilk sünnetinin de farzlarından sonra kılınıp kılınamayacağına açıklık getirmek gerekir:
İkindi namazının farzı kılındıktan sonra, nafile namazlar için kerahet vakti başladığından, ikindinin sünneti farzından sonra kılınmaz. Bu anlamda yatsı namazının ilk sünnetinin durumu ise öğle namazı gibidir. Cemaate yetişmek için yatsı namazının ilk sünnetini farzından önce kılamayan kişi, anılan sünneti, farzdan sora kılabilir.
Bu konuda daha çok sabah namazının sünneti ile öğle namazının sünnetinden bahsedilip ikindi ile yatsının sünnetlerinden bahsedilmemesinin sebebi, bunların gayr-ı müekked sünnet oluşlarıdır. Hâlbuki gayr-ı müekkede olsa da, isteyen kişinin yatsının ilk sünnetini farzdan sonra eda edip sevabından yararlanma imkânı vardır.
8-Sabah Namazını Vaktinde Kılamayıp Aynı Gün Güneş Doğduktan Sonra Kuşluk Vaktinde Kaza Eden Kişinin Sünneti ile Birlikte Kılabilmesinin Sebebi Nedir?
Sabah namazını vaktinde kılamayıp aynı gün güneş doğduktan kırk beş dakika sonradan başlayarak, güneş tepeye (istiva vaktine) gelinceye kadar kaza eden kişi, bu namazın sünnetini de kılar. Buna, “edaya benzeyen kaza” denir. Bu, bir kaza olduğu halde, sünnetinin kılınma sebebi, araya başka bir vakit namazın girmiş olmamasıdır. Araya yeni bir vakit girdikten sonra önceki vaktin sünneti kılınmaz.
9-Cemaatle Namaza Ara Rekâtlardan Birinde Kavuşan Kişi (mesbûk), İmam Selam Verdikten Sonra Zammı Sure (Ek Sure) Okuma ve Oturma Düzenini Nasıl Devam Ettirir? 
Cemaatle namaza ara rekâtlardan birinde kavuşan kişi (mesbûk), imam selam verdikten sonra zammı sure (ek sure) okuma düzeni itibarıyla ilk rekâtları kılmamış gibi, oturma düzeni itibarıyla ise son rekâtları kılmamış gibi hareket eder.
Bu durumu iki örnek üzerinde inceleyelim:
a)Cemaatle kılınmakta olan akşam namazının ikinci rekâtına kavuşan kişi; imamla birlikte ikinci rekâtı kılıp onunla birlikte oturarak Tahiyyat’ı okuduktan sonra, yine onunla birlikte üçüncü rekâtı da eda edip oturur ve Tahiyyat’ı okur. İmam, sağ tarafına selam verdikten sonra kendisi selam vermeden namazına devam etmek üzere ayağa kalkar ve ilk rekâta kavuşmadığı için Sübhaneke okuduktan sonra euzu-besmele çekip Fatiha ve zammı sureyi okur; rükû ve secdelerin ardından son oturuşu yapıp Tahiyyat, Salli-Barik, Rabbena dualarını okuduktan sonra selam verir. 
Sorunun cevabı, vereceğimiz ikinci örnekle daha iyi anlaşılacaktır:
b)Cemaatle kılınan akşam namazının üçüncü rekâtına kavuşan kişi ise, imamla birlikte son rekâtı kılıp son oturuşta Tahiyyat okuyarak, imamın sağa selam vermesinden sonra ayağa kalkar ve namazın ilk rekâtını kılar. Bunun için, Sübhaneke okuyup euzu-besmele çektikten sonra fatiha ve zammı sure de okuyup rükû ve secdeleri tamamlar. İşte bu kısımda ilk rekâtı kılan kişi, oturuş düzeni itibarıyla ise -İmamla birlikte bulunduğu oturuş yapılmamışçasına- ikinci rekâtı kılmış gibi oturur, Tahiyyat’ı okur ve kılmadığı ikinci rekâtı kılmak üzere ayağa kalkar. Birinci oturuştan kalktığı halde ikinci rekâtı kılar, Fatiha ve zammı sure okur, rükû ve secdeden sonra son oturuşu yapar, Tahiyyat, Salli-Barik ve Rabbena dualarından sonra selam verip namazını tamamlar. (Akşam namazının farzında iki oturuş bulunduğu halde, namaza ara rekâtlarda kavuşan kişinin uyguladığı oturma düzeni nedeniyle, her iki örnekte de üç oturuş yapılmaktadır.)
Ara rekâtlarda kavuşulan diğer vakit namazları da bu iki örnekteki düzene göre tamamlanır.
10-Hz. Muhammed (S.A.V.) Tarafından Mesnun Kılınmış Beş Vakit Namaza Ait Sünnetler Dışında Kalan Nafile Namazlar ile Tahiyyetü’l-Mescit Namazı Dışındaki Nafile Namazları ve Kaza Namazlarını Diğer İnsanların Şahit Olacağı Şekilde Camide Kılmak Niçin Tavsiye Edilmez?
Hz. Muhammed (s.a.v.) tarafından mesnun kılınmış beş vakit namaza ait sünnetler dışında kalan nafile namazlar ile tahiyyetü’l-mescit namazı dışındaki nafile namazları ve kaza namazlarını diğer insanların şahit olacağı şekilde camide kılmak doğru karşılanmamıştır. Çünkü nafile namazları camide başkalarının göreceği şekilde kılan için, riya korkusu vardır; kişi, nafile namazları evinde veya diğer insanların görmediği özel bir yerde kılarsa riyadan daha emin olur. Kaza namazları başka insanların göreceği şekilde camide kılmakta ise, kötü örnek olma tehlikesi vardır. Namazların camide kaza edildiğini görenler, namazı kazaya bırakmanın normal bir davranış olduğunu düşünmeye başlayabilirler. Bu sebeplerden ötürü hem nafile namazları hem de kaza namazlarını başkalarının görmeyecekleri yerlerde kılmak daha doğrudur.
11-Dört Rek’atlı Farz Bir Namazın Üçüncü Dördüncü Rek’atlarında Fatiha’dan Sonra Zammı Sure Okunsa Sehiv Secdesi Gerekir mi?
Dört rek’atlı farz bir namazın üçüncü dördüncü rek’atlarında Fatiha’dan sonra zammı sure okunsa, çoğunluğun görüşüne göre sehiv secdesi gerekmez.
12-Sünnet Olan Bir İbadeti Yerine Getirmek Hangi Durumda Vacip Hükmünde Olur?
Sünnet de olsa, bir namazın kılınmasına niyet edildikten sonra, artık o namazın erkânına riayet edilerek kılınması vacip olur.  Namaz dışındaki nafile bir ibadete niyet edildikten sonra, o ibadeti tamamlamak da bu çerçevede değerlendirilir.
Buna iki örnek verelim:
1.Kılınmaya başlanan teravih namazı, çok acele kılındığı için namaz vasfını kaybederse, vacip bir namaz kılınmamış olur. Böylece imamı acele eden cemaat, sünnet olan teravih namazını kılıp sevap kazanalım derken, vacip bir ibadetin borcunu yüklenmekle kalır. Bu durumda söz konusu teravihi şartlarına uygun olarak yeniden kılmak gerekir.
2.Nafile kabilinden tutulan bir oruç bozulursa, onu yeniden tutmak gerekir; aksi takdirde vacip bir oruç terk edilmiş gibi olur.
13-Vitir Namazı, Ramazan Ayında Niçin Cemaatle Kılınır?
Vitir namazı diğer aylarda cemaatle kılınmadığı halde, Ramazan ayında niçin cemaatle kılınır?
Bu sorunun cevabı şöyledir:
Teravih dışındaki sünnet namazlar cemaatle kılınmaz. Vacip olan vitir namazı da Ramazan ayı dışında, cemaatle kılınmaz. Ancak Ramazan ayında sünnet olan teravih namazı cemaatle kılındığı için, vacip olması nedeniyle teravihten daha kuvvetli görülen vitir namazı da cemaatle kılınır.
16-Yatsı Namazı Kaç rekâttır?
Yatsı namazı, dördü ilk sünnet, dördü farz, ikisi de son sünnet olmak üzere on rekâttır.
Peki ya vitir namazı? Yatsı namazı, salât-ı vitir ile birlikte on üç rekât değil mi?
Hayır, salât-ı vitir, yatsı namazının bir bölümü olmayıp, kılınma vakti teheccüd vakti olan gece namazıdır; ihmal edilmesin diye, yatsı namazı eda edildikten hemen sonra, tesbihattan önce kılınır.
17-Teheccüd Namazını Kılacak Kişinin, Vitir Namazını Ne Zaman Kılması Daha Uygundur?
Vitir namazı, yatsı namazından sonra gecenin her saatinde kılınabilir. Ancak teheccüd namazını kılan kişinin, vitir namazını, kılınması müstehap olan sekiz rekâtlık gece namazından sonra kılması daha uygun yani müstehaptır. Çünkü Resulullah (s.a.v.), ömrünün son yıllarında, vitir namazını teheccüd namazından sonra kılmıştır.
18-Teheccüd Namazının Vakti Ne Zamandır?
Teheccüd Namazının vakti, yatsı namazından sonra başlamakla birlikte, yatsıyı kıldıktan sonra bir miktar uyuyp yeniden kalkarak, gece yarısını geçmiş olan bir zamanda kılmak daha uygundur.
19-Otuz Gün Teravih Kılınsa Niçin Bir Vakit Farz Namazın Yerine Geçmez?
“Otuz kere teravih kılınsa, bir sabah namazının iki rekâtlık farzının yerine geçmez.”
Bu söz doğru mu?
Evet, bu söz doğrudur; ancak bu sözün amacı, teravih’in önemsiz olduğunu vurgulamak olmayıp, farz namazların önemine dikkat çekmektir.
Farzlar, Allah’ın özel emirleridir. Farz namazları kılmak, üzerimize bir borçtur.
Fıkhi anlamda sünnet, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in farz ve vacip dışında yaptığı, bizim yapmak zorunda olmadığımız, ancak yaptığımızda bize çok sevap kazandıran ibadetlerdir.
Sevaplarımız ve günahlarımız mahşerde “Mizan” denilen aletle tartılacak ve hangisinin ağır olduğuna bakılacaktır. Sevaplarımızın ağır gelmesi için elbette sünnetleri de ihya etmeliyiz.
Bu anlamda teravih kılmaya elbette çok ihtiyacımız vardır.
20-İkindi Namazının Sünnetini Bazen Terk Etmek Sünnet midir?
“İkindi namazının sünnetini bazen terk etmek de sünnettir.”  Sözünü duymayanınız yoktur.  Bu ifade, dikkatsizce sarf edilen yanlış bir sözdür.
Bu sünnet, gayr-ı müekked olduğuna göre, elbette Hz. Peygamber tarafından bazen kılınmış bazen kılınmamıştır; ancak bu durum anılan sünneti bazen terk etmenin de sünnet olduğu anlamına gelmez.
Niçin mi?
Çünkü fıkhi anlamda sünnet, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in farz ve vacip dışında yaptığı, bizim yapmak zorunda olmadığımız, ancak yapınca bize çok sevap kazandıran iş ve ibadetlerdir. Oysa ikindi namazının sünnetini terk etmek, insana sevap kazandırmaz.
21-Yolculukta Farz Namazlar, Akşam Namazı Hariç, İkişer Rekat Olarak Kılındığı Halde, Sünnetler Kılınacaksa Niçin Tam Kılınır?
Çünkü farz namazları kılmamızı emreden ve yolculukta da kısaltılması hususunda bize ikramda bulunan Allah’tır. Sünnetleri ise mecbur olduğumuz için değil, Resulullah kıldığından ve biz de kıldığımızda bize çok sevap kazandıracağı için kılarız. Yolcu iken vaktimiz varsa sünnetleri tam kılarız, vaktimiz yoksa terk ederiz. Allah tarafından düzenlenen bir ibadet ile sünnet bir ibadeti mukayese etmemeliyiz.                                                                           
22-Kaç Çeşit Farz Namaz Vardır?
Üç çeşit farz namaz vardır:
*Beş vakit namaz: sabah namazı iki rekât, öğle namazı dört rekât, ikindi namazı dört rekât, akşam namazı üç rekât, yatsı namazı dört rekâttır. Her gün toplam on yedi rekât farz namaz vardır.
*Cuma namazı: Farzı iki rekâttır. Farzdan önce hutbenin okunması da şarttır.
*Cenaze namazı: Ölen kişilere mahsus bir dua namazıdır. Rükû’ ve secdesi yoktur. Dört tekbirle kılınır. Farz-ı Kifayedir. Yani bazı Müslümanların kılmasıyla sorumluluğu öteki Müslümanların üzerinden kalkar.
23-Kaç Çeşit Vacip Namaz Vardır?              
*Her gün yatsı namazından sonra kılınan üç rekâtlık vitir namazı vaciptir. (Hanefi mezhebi dışındaki mezhepler statü olarak vacibi kabul etmedikleri için vitir namazını müekked sünnet olarak kabul ederler.)
*Meydana gelecek bir işe veya olaya bağlı olarak adanan namazların adanan rekât sayısında kılınmaları vaciptir.
24-Nafile Namazlar Hangileridir?              
Nafile Namazları Üç Grupta İncelemek Mümkündür.
a)Bir Vakte Bağlı Olan Müekked Sünnetler: Sabah namazının iki rekâtlık sünneti, öğle namazının ilk dört rekâtlık ve son iki rekâtlık sünneti, akşam namazının iki rekâtlık sünneti ve yatsı namazının son iki rekâtlık sünneti böyledir. Günde toplam on iki rekât olan bu sünnetleri önemli bir mazeret olmadıkça terk etmemek yerinde olur. Ramazan ayında kılınan teravih namazları da müekked sünnettir.
b)Bir Vakte Bağlı Olan Gayr-ı Müekked Sünnetler: İkindi namazının dört rekâtlık sünneti ile yatsı namazının dört rekâtlık sünneti böyledir. Bunları en azından bazen kılmak gerekir.
c)Bir Vakte Bağlı Olmayan Nafile Namazlar: Çeşitli vesilelerle Allah’a yakınlaşmak için kılınan nafile namazlardır.
Nafile namazları şöyle sıralayabiliriz:
-Kişinin kendi isteğiyle herhangi bir zamanda Allah için kıldığı namaz.
-Teheccüd Namazı: Gece kılınan namaz. İki, dört, sekiz rekât olarak kılınabilir.
-Kuşluk vakti kılınan namaz: iki, dört, sekiz veya on iki rekât olarak kılınabilir.
-Yağmur duasından önce kılınan namaz: İki rekâttır.
-İstihare namazı: Yapacağı bir işten önce Allah’tan kalbine hayırlı olanı koyması için veya bu konuda rüyasına doğru olanın gelmesi için kılınan namaz: İki rekâttır.
-Husûf namazı: Ay tutulduğunda tek başına kılınan namaz: İki rekâttır.
-Küsûf namazı: Güneş tutulduğunda kılınan namaz: Sünnettir. Cemaatle kılınması daha uygundur. En az iki rekâttır.
-Tahiyyet’ü-l mescit namazı: Camiye girince kılınır. İki rekâttır.
-Evvabin namazı: Akşam namazından sonra kılınır, altı rekâttır.
-Tespih namazı: Özel bir şekilde kılınır. Dört rekâttır. Ömürde en az bir kere kılmak yerinde olur.
-Yolculuğa çıkışta kılınan namaz: İki rekâttır.
-İhrama girerken kılınan namaz: İki rekâttır.
-Abdest ve gusülden sonra kılınan namaz: İki rekâttır.
-Bir ihtiyacını Allah’a arz etmek için kılınan namaz: Dört veya on iki rekât olarak kılınır.
-Tövbe namazı: İki rekât veya daha fazla kılınır.
-Mübarek gecelerde kılınan namaz: Kandil gecelerine ait özel bir namaz olmamakla birlikte, bir vesile sayılarak istendiği kadar nafile namaz kılınabilir.
25-Hangi Vakitlerde Namaz Kılmak Tahrimen Mekruhtur?
Aşağıdaki üç vakitte namaz kılmak tahrimen mekruhtur; bu vakitlerde hiçbir namaz kılınmaz:
*Güneş doğarken
*Güneş tam tepedeyken
*Güneş batarken
26-Hangi Vakitlerde Nafile Namaz Kılmak Mekruhtur?             
Nafile namaz kılınması doğru olmayan vakitler şunlardır:
*Şafak söktükten sonra sabah namazının sünneti hariç nafile namaz kılınmaz.
*Sabah namazının farzını kıldıktan sonra güneş doğuncaya kadar.
*İkindi namazını kıldıktan sonra güneş batıncaya kadar.
*Akşam namazının farzından önce.
*Bayram namazından önce.
*Bayram namazı kılındıktan sonra camiden çıkmadan.
*Farz namazın vakti daraldığında.
*Sabah namazı hariç farza durulmak üzere kamet getirilirken.
*Cuma günü hatip minbere çıktıktan sonra.
27-Kamet ve Niyet Hariç Hangi Namazlar Birbiri Gibi Kılınır?
Kamet ve niyet hariç, aşağıda gruplar halinde gösterilen namazların kendi aralarında kılınış itibariyle hiçbir fark yoktur.
 BİR: Bütün iki rekâtlı namazlar birbiri gibi kılınır.(Bayram namazları hariç.)
İKİ: Öğlen, ikindi ve yatsı namazlarının farzları ile cuma namazından sonra kılınan zühr-ü ahir birbirleri gibi kılınır.
ÜÇ: İkindi ve yatsı namazının dörder rekâtlık sünnetleri birbirleri gibi kılınır. Ayrıca dörder rekât kılınması halinde teravih namazı ile nafile namazlar da böyle kılınır.
DÖRT: Öğlen namazının dört rekâtlık sünneti ile cuma namazının dörder rekâtlık ilk ve son sünnetleri birbiri gibi kılınır.
BEŞ: Ramazan bayramı ile Kurban bayramının ikişer rekâtlık namazları arasında da kılınış itibarıyla bir fark yoktur. (Bu namazların öteki iki rekâtlık namazlardan farkı ise birinci rekâtta Sübhaneke duasından sonra, ikinci rekâtta ise ek sureden sonra üçer fazla tekbir getirilmesidir.)
28-Namazda Zammı Sure Okuma Konusunda Hangi Kurallara Uymak Gerekir?
Özellikle farz namazlarda ek sure, meşhur adıyla zammı sure okuma konusunda aşağıdaki kurallara uymamak mekruhtur.
BİR: İkinci rekâtta okunan, birinci rekâtta okunandan daha uzun olmamalıdır.
İKİ: ikinci rekâtta okunan kısım, Kur’an-ı Kerim’de, birinci rekâtta okunan bölümden sonra yer almış olmalıdır.
ÜÇ: Birinci rekâtta okunan ek sureden sonra, ikinci rekâtta okunacak ek sure seçilirken hemen ardındaki sure değil de sonraki bölümlerden birisi tercih edilecekse okunanın en az iki misli sonrasından veya daha ileriden okunmalıdır.
DÖRT: Üst üste iki rekâtta aynı sure okunmamalıdır.
29-Kutuplarda Beş Vakit Namaz İçin Belirlenen Vakitler Yirmi Dört Saat İçinde Gerçekleşmediğine Göre Namaz Vakitlerini Nasıl Belirlemek Gerekir?
Kutuplarda, beş vakit namaz vakti, yirmi dört saatte beş vakit namaza ait vakitlerin gerçekleştiği en yakın bölgenin zaman çizelgesine göre belirlenir.             
30-Yolcu Olan Kimse Beş Vakit Namazı Nasıl Kılar?
Yolcu olan kimse dört rekâtlık farz namazlarını ikişer rekât olarak kılar. Ancak bunun bir mecburiyet olup olmadığı konusunda mezhepler ihtilafa düşmüşlerdir. Dört fıkıh mezhebinin bu konudaki görüşleri şöyledir:
*Hanefilere göre, yolculuk boyunca dört rekât olan farz namazlarını kısa tutarak ikişer rekât kılmak, bir izin olmayıp mecburiyettir.
*Malikilere göre yolculukta namazı kısaltmak müekked sünnettir.
*Şafii ve Hanbelîlere göre ise dört rekâtlı farz namazları iki rekâta indirmek bir ruhsattır. İsteyen bu izinden yararlanır, dileyen ise farzlarını tam kılar.
Yolculukta namazı kısa tutmanın bir mecburiyet olup olmadığı konusundaki tartışmaları öğrendikten sonra şu kuralları da bilmek gerekir:
*Yolculukta, beş vakit namazın sünnetini kılmak isteyen, tam kılar.
*Yolcu, yolcu olmayan bir kişiye uyarsa farzını tam kılarak imamla birlikte selam verir.
*Yolcu, imam olursa iki rekâtın sonunda selam verir; cemaatin içinde yolcu olmayanlar namazlarını dört rekâta tamamlarlar.
*Yolculukta kazaya kalan namazlar, daha sonra gene kısaltılarak kaza edilir.
*Günümüzde yolculuğun kolaylaşmış olması, namazı kısaltmaya engel değildir.
31-Bayram Namazı Nasıl Kılınır?              
Bayram namazı iki rekâttır. Diğer iki rekâtlı namazlardan farkı şudur: Birinci rekâtta Sübhaneke duasından sonra, ikinci rekâtta ise ek sureden sonra üçer tekbir getirilir.
Bayram namazı vaciptir, namazdan sonra okunan hutbe ise sünnettir.
32-Cenaze Namazı Nasıl Kılınır?
Cenaze namazı farz-ı kifaye olan bir ibadettir. Dua mahiyetindedir. Dört tekbirle ayakta kılınır. Birinci tekbirden sonra Sübhaneke, ikinci tekbirden sonra Salli-Barik duaları okunur. Bilenler üçüncü tekbirden sonra cenaze namazı duasını, bilmeyenler ise Rabbena veya kunut dualarını okuyabilirler. Başka dualar okunması da mümkündür. Dördüncü tekbirden sonra selam verilir.
33-Cenaze Namazında Fatiha Suresi Okunmalı mıdır?             
Fatiha suresinin cenaze namazında okunup okunmayacağı konusunda mezhepler değişik görüşler bildirmişlerdir.
Hanefiler: Fatiha, Kur’an niyetiyle okunmaz, dua niyetiyle okunabilir.
Şafiiler: Fatiha’nın okunması kesin olarak gerekir. İlk tekbirden sonra okunması daha efdaldır.
Hanbelîler: Fatiha’nın okunması gerekir.
Malikiler: Fatiha’nın okunmaması daha uygundur.
 


Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 8 ay önce yayınlandı. 1186 Defa okundu.