Dizilerde işlenen bazı sahnelerin İslam'a ve insan onuruna yakışmayacak şekilde sahnelendiğini belirten Bozkurt, "Bazen cinsel sapıklıklar da normal bir davranışmış gibi gösterilebiliyor. Bunlar çok yaygın olarak yok ama tek tük de olsa değişik dizilerde böyle şeyler görülebiliyor''
Ali Bozkurt

Ali Bozkurt

ali.bozkurt@kahtahaber.com


İLKHA-COM haber ajansı benden sinema konusunda görüş aldı. Bugün, bazı TV kanallarına servis edilen ve YUOTUBE’ DE yayınlanan röportajın yazıya dökülmüş hali ile sizleri baş başa bırakmak istiyorum:

"Sinema, toplum hayatında etkili olması açısından son derece önemlidir. Esasen hikâye anlatarak olayı anlatarak insanlara bir ana fikir vermek Kur'an-ı Kerim'in metotlarından birisidir. Kur'an-ı Kerim'in yaklaşık 3'te biri kıssalardan oluşur. Bu kıssalar gerçek olan şeylerdir. Bu kıssalardan maksat Kur'an'ın bize tarihi bilgi vermesi değil, bu bilgilerden hareketle bir mesaj vermesidir. Bize inanmamızı telkin etmek, dürüst davranmamızı, ahirete inanmamızı, ona göre hazırlık yapmamızı telkin etmektir." dedi.

"Algı operasyonlarının gönüllü olarak yapıldığını görüyoruz"

Bazı film sahnelerinde verilmek istenen ahlaki olmayan algının gönüllü bir şekilde yapıldığına dikkat çeken Bozkurt, "Film ve romanlarda olay anlatarak insanlara bir mesaj verirler. Elbette ki tek amaçları mesaj vermek olmayabilir. İnsanlar hoşça vakit geçirmek isterler fakat sinema sektöründe bazı filmlerde bazı yanlış algı operasyonlarının adeta gönüllü olarak yapıldığını görüyoruz.

Mesela üçkâğıtçı bir adam gösterilecekse sakallı bir tip seçiliyor, sömürücü tüccar bir bakkal gösterilecekse dindar bir tip seçiliyor.

Mesela 'aşk kural dinlememektir' gibi bir mesaj veriliyor. Yani evli kadınlar da kocalarının dışındaki bir kişiye âşık olabilir ve kendilerine hâkim olamayıp onunla birlikte olabilir. Bu şekilde insanlık onuru ile bağdaşmayan mesajlar veriliyor." ifadelerini kullandı.

Kişinin nikâhlaması ebediyen haram olan biriyle dizilerde normal şekilde ilişki yaşamasının sahnelenmesinin kabul edilemeyecek bir durum olduğunu vurgulayan Bozkurt, "Bir de nikâhı ebediyen kendisine düşmeyecek olan kişilerle -mesela kişinin yeğenine âşık olması gibi- hikâyeler filmlerde, bir bölüm olarak dizilerde yer alabiliyor. Böyle bir olay filmde normal bir olaymış gibi gösteriliyor. Bunlar gerçekten çirkin şeylerdir. Şu mesaj veriliyor: 'Ey genç! Mutlu olmak istiyorsan vicdanını dinleme! Nefsini dinle. Sana ne emrediyorsa onu yap, kiminle gezmeni istiyorsa onunla gez.' Bunlar yanlış algılar, yanlış mesajlardır." şeklinde konuştu.

"Cinsel sapıklıklar normal bir davranış gibi gösterilebiliyor"

Dizilerde işlenen bazı sahnelerin İslam'a ve insan onuruna yakışmayacak şekilde sahnelendiğini belirten Bozkurt, "Bazen cinsel sapıklıklar da normal bir davranışmış gibi gösterilebiliyor. Bunlar çok yaygın olarak yok ama tek tük de olsa değişik dizilerde böyle şeyler görülebiliyor. Bazı filmlerde pornografik görüntüler var. Bunu daha çok seyirci toplamak, daha çok para kazanmak için yapıyorlar. Eğer insanların ahlakını bozarım diye yapıyorlarsa bu daha da kötü. Ahlaksızlık üzerinden para kazanmak doğru bir şey değildir. Böyle şeyleri yapanların kendilerini sorgulamaları gerekir. Bir de kadınların bedenleri üzerinden para kazanmasını haklı gösterecek bir takım mizansenlerle anlatmak doğru şeyler değildir. Onların yaşadığı çok sorunlar var. Onlara acımak gerekir, onları kurtarmak gerekir. Onların o duruma düşmemesi için toplum olarak tedbir almak gerekir. Fakat bunu film dili ile anlatırken o sahneleri uzatarak insanların zihninde bulanıklığa neden olmamak gerekir." şeklinde konuştu.

"Asıl olan yanlışları özendirmemektir"

Çağrı filmi, Hazreti Yusuf ve Ashab-ı Kehf dizisi gibi sinema tarihinde çok güzel filmlerin var olduğuna değinen ve benzeri dizileri çekebilmenin mümkün olduğunu belirten Bozkurt, "İnsanların yanlışları vardır; bu yanlışları anlatırken asıl olan yanlışları özendirmemektir. Mesela çıplaklıkla alakalı bir yanlışsa, yanlışı olduğu gibi göstermemek lazım. Yani bu sahneyi dakikalarca gösterip ben nasıl olsa yanlış bir şey gösteriyorum demek, ondan daha büyük bir yanlış yapmaktır. Çünkü o yanlış iki kişi arasında geçmiştir. Siz o yanlışı milyonlarca insana göstermiş oluyorsunuz. Onun için bu son derece sakıncalıdır. İyi bir mesaj verilmek istense bile o görüntü, mesajın önüne geçer, mesaj unutulur. Gençlerin aklında görüntü kalır. Mesaj etkili olmaz, görüntü etkili olur, tahribat olur, bunlara dikkat etmemiz gerekiyor. Bu görüntülerin hem vücut sahipleri hem de seyredenler açısından günaha sebep olacağını unutmamak gerekir. Kötülükleri anlatalım ama mesajı öne çıkararak anlatalım, iyilikleri öne çıkararak anlatalım. Kötülükleri de safi zihinleri ihlal edecek şekilde ortaya koyarak değil, dolaylı ve güzel bir şekilde anlatmaya çalışalım." dedi.

"Tabiat boşluk kabul etmez"

Toplum hayatına akseden alanlarda boşluk olması durumunda insanların yanlışa sürüklenebileceğini belirten Bozkurt, "İnsanlar eskiden daha çok sinema salonlarına giderlerdi, şimdi ise her evde 300 - 400 tane sinema salonu gibi televizyon kanalı var. O kanallarda filmler oynuyor ve insanlar seyrediyorlar. O halde tabiat boşluk kabul etmez. İnsanlar film seyretmek isteyecek. O zaman ne yapmak lazım? İyi örnekleri ortaya koymak lazım. En azından istekli olanlara iyi filmleri, sakıncasız filmleri seyretme imkânı tanımak, vermek lazım. Bu filmlerde doğru olan anlatılmalı, eğitici olmalı. Bu filmlerde ahlaksız sahnelerle anlatılmamalı, bu filmlerde örnek kişiler öne çıkarılmalı, yanlışlardan caydırmak öne çıkarılmalıdır.

İçki içen bir sarhoşu sevimli bir tip gibi göstermek değil de içkinin zararını gösterecek şekilde anlatmak gerekir.

Kumar oynamak zararlıdır, aileleri yıkıyor, bunun zararlarını anlatmak, vurgu yapmak lazımdır. O filmi seyreden biri bir mesaj almalıdır.

Fuhuş insanlık onuruyla bağdaşmayan bir iştir. O halde bunu anlatmak lazımdır. Fuhuş sahnelerini göstermeden bunun zararını anlatmak lazımdır.

Tefecilik kötü bir şeydir. O halde yardımsever bir tefeci tipi değil de, tefeciliğin bizatihi kötülüklerini anlatmak lazımdır." ifadelerini kullandı. "Müslüman olmanın bedeli, ödenmesi gereken bir karşılığı var"

 

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 2 hafta önce yayınlandı. 371 Defa okundu.