Merhum Süleyman Demirel’in Türk siyasi literatürüne kazandırdığı “enkaz devraldık” sözü, hemen her dönem başarısızlıklarına kılıf arayan siyasiler için kendilerince can simidi oldu… Özellikle yerel seçimler sonrası belediye başkanlarının genellikle başka bir partiden seçilmesiyle birlikte yapılan edebiyattır bu durum.
Bahadır Dicle

Bahadır Dicle

bahadir.dicle@kahtahaber.com





 Merhum Süleyman Demirel’in Türk siyasi literatürüne kazandırdığı “enkaz devraldık” sözü, hemen her dönem başarısızlıklarına kılıf arayan siyasiler için kendilerince can simidi oldu…
Özellikle yerel seçimler sonrası belediye başkanlarının genellikle başka bir partiden seçilmesiyle birlikte yapılan edebiyattır bu durum. “Eski yönetimi kötülemek” ve görev süresi bittiğinde "bakın nerelerden nerelere geldik" demek için mutlaka "enkaz devraldık" sözü sarf edilir. Klasik siyasetçi taktiğidir.
Bunun bir örneğini de bugünlerde Kahta’mızda yaşıyoruz..
Sayın Abdurrahman Toprak, göreve geldiği 2014 Mart ayından beri, hiç güven vermedi vatandaşlara…
O dönem AK Parti Genel Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın rüzgarıyla girdiği seçimlerde yaklaşık 17 bin oy alan Toprak, koltuğa oturduğu ilk dakikadan itibaren projelerini konuşacağı yerde sürekli eski yönetimi karalama yolunu seçti..
Sayın Toprak anlaşılan eski başkan sayın Yusuf Turanlı’ya laf atmaktan garip bir haz alıyor..
Alıyor almasına ama hizmete aç Kahta’nın, Kahtalının istediği bu değildi..
Toprak’a oy veren  binlerce insan artık proje haberleri, açılış haberleri görmek istiyor..
Sokaklara taş dizip izlemek artık vatandaşlara sempatik gelmiyor..
Şimdiye kadar hiçbir belediye başkanına nasip olmayan bir destekle koltuğa oturan bir başkanın, yaptıkları, yapacakları projelerden tek kelime söz etmeden sürekli bir çatışmalı, kavgacı ortamdan beslenmesi çok garip…
Başkanın bu durumu, gelecek seçimlere hazırlanıyor izlenimi uyandırıyor insanda..
Sayın Başkan,  Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir zamanlar uyguladığı “boş dosya” sallama politikasını sürdürüyor..
Eski başkan Turanlı’yı sürekli bir şeylerle itham ediyor ama nedense ellerindeki “dosyalarla” yargıya gitmek aklına gelmiyor..
Yoksa?
Dosyaların içi boş mu?
Yusuf Turanlı’nın dokunulmazlığı yok!
Seçimlerin üzerinden iki yıldan fazla zaman geçti!
Ortada ne bir şikayet var ne de bir mahkumiyet!
Sürekli bir kavga siyaseti, sürekli gerilim sayın Toprak’a yarayabilir ama enerjisini Kahta için, projeler için harcaması gereken bir başkan bekleyen vatandaşa yaramıyor, yaramaz!
Toprak, adeta düşman üreterek, felaket tellallığı yaparak ayakta durma istiyormuş gibi bir hava oluşturuyor…
Kahta Belediyesi borçlu dahi olsa, ki borçsuz belediye yok gibi Türkiye’de, kimse Kahta'yı satamaz… Anlaşılan ortada bir algı yaratma operasyonu var..
İşin diğer ilginç tarafı, kendinden bu kadar emin konuşan, eski yönetimi türlü iddialarla itham eden sayın başkan, eski başkan Turanlı’nın açık açık yaptığı “gel Mercan Tv’de açık oturumda tartışalım” önerisi karşısında da hala sessizliğini  koruyor.
Hani “eski yönetimden kalan borçlardan dolayı Kahta’yı ‘satılığa’ çıkaracaklar” diyecek kadar kendinden “emin” görünen bir başkan neden kaçar ki böyle bir tekliften?
Sayın Abdurrahman Toprak bu politikasıyla yeni bir siyaset türü ortaya koyarak, aslında mensubu olduğu AK Parti’yi hedef alıyor..
Nitekim ne Türkiye genelinde ne de Adıyaman özelinde hiçbir AK Partili belediye başkanı önceki başkanı bu denli hedef tahtasına oturtmadı.. Oturmadı çünkü bu durum AK Parti’yi, AK Parti’nin milletvekillerini, teşkilatlarını da töhmet altına sokmaktır..
Sayın Toprak, Sayın Ahmet Aydın başta olmak üzere Adıyamanlı siyasetçileri de, Turanlı’nın yaptığını iddia  ettiği “yolsuzluklara” karşı sessiz kalmakla suçluyor bir anlamda..
Çünkü Toprak’ın iddia ettiği “yolsuzluklar” hiçbir AK Partili tarafından dillendirilmedi şimdiye kadar..
Çok değil, daha 3 ay önce 3 belediye başkanını “yolsuzluktan” dolayı ihraç eden AK Parti’nin, Toprak’ın iddia ettiği önceki yönetimin bu “yolsuzluklarını” daha önceden görmemiş olması mümkün mü?
Kapalı kapılar ardında AK Partili siyasileri Kahta’ya hizmet etmemekle suçlayan başkanın geçen iki yıllık süreçte yaptığı elle tutulur bir proje maalesef yok..
Belediye hizmetleri, sokaklara taş dizmekten ibaret değil!
Umarım sayın başkan da bunun farkındadır..
Anlaşılan sayın başkan gelecek seçimin derdine düşmüş, tam saha pres yapıyor..  Bu da demek ki Kahta önümüzdeki 2 yılı da kaybetti.. Bu da demek ki  sayın Toprak önümüzdeki iki yılı da hizmet yerine ortamı daha çok gererek, boş dosyaları sallayarak geçirecek..
Kahta’ya yazık oldu, yazık olacak!
Varsa bir usulsüzlük bir an önce yargıya taşınmalıdır. Bu çok zor olmasa gerek!
Sayın Toprak’ın Kahta’ya daha fazla zaman kaybettirmeye hakkı yok!
Bu kavgaya   elini masaya  vurarak müdahale etmesi  gereken tek kişi  TBMM Başkanvekili  Ahmet Aydın’dan başkası değildir.
Onun tez  bir  şekilde  olaya müdahil olması, kişisel kavgaların önünü  kesmesi ve AK Parti  çizgi ve misyonuna  uymayan davranışlara  müdahale  etmelidir.
Aydın, bir  önceki  dönem başkanın   AK Partili  olduğunu  ve itham ve suçlamaların partiye  yapıldığını  dikkate alarak kimin ne  planlar  yaptığını  bilerek  bu  içi boş kavgalara bir dur demelidir. Bu yapılanlar  Kahta  halkına yapılan haksızlıktan öte  değildir.
Kahta ve AK Parti'ye oy verenler bunu hak etmiyor..


Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 2 yıl önce yayınlandı. 6414 Defa okundu.