Geç kalmadan ve erkenden varmadan, olması gerektiği gibi olmasını istediğiniz gibi.
Helen Yetiş

Helen Yetiş

helenyetis@kahtahaber.com


Zamana yetişmek bir hayli zorlaştı artık. Zaman su misali akıp giderken biz ne yetişebilecek kadar hızlı ne de tutabilecek kadar cesuruz.

 Geç kalıyoruz güneşin doğuşuna ve yetişemiyoruz batışına.

Sonralara ne çok emanet bırakmışız ve ne çok gelip geçmiş sonralar ve ne kadar yetişememişiz yarınlara. Zamanla bir problemim var zannımca. Yetişemiyorum hiçbir dakikaya ve göremiyorum hiçbir saniyeyi. Zaman bir celladın elinden çıkmış bir zanaat gibi öylesine kusursuz ve öylesine acımasız. 

Benim mi bir derdim var zamanla yoksa zaman mı alacaklı benden ? 

Ne zor bir bilmece böyle ne anlaşılmaz bir öykü ?

Nice yazılar yazdım nice düşüncelerin akmasına izin verdim zamanla ilgili fakat bir türlü çözemedim şu bilmeceyi.  Ne kadar koştuysam yetişemedim saatlere. Belki de erken varmaktı insanlığın korkusu. Erken varıp beklemek ve beklediğine değmemek. 

Geç kalıp pişman olmak umudun kırılmasından daha iyi görünmüş insanların gözüne. Şifa derler zamana. Fakat vakti geçince ilacın fıtratında var zehir olmak. Desenize geç kalmak merhemi zehir yapar. 

Vaktine yetişemediyse müstahak mıdır zehir faniye ? 

Geç kalmamalıdır insan hiçbir şeye zira zaman beklemez kimseyi acelesi vardır onun daha ölüme yetişecektir. Her şey vaktinde güzeldir diyerek bitirmek isterim yazımı. 

Güneşin vaktinde doğduğu gibi çiçeklerin zamanında açtığı gibi kuşların göç zamanı ve suların vaktince ısındığı gibi Geç kalmadan ve erkenden varmadan, olması gerektiği gibi olmasını istediğiniz gibi. 

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 1 ay önce yayınlandı. 411 Defa okundu.