Ayasofya dünya tarih mirasında önemli bir simge yapıttır. Tarihi yazgısında bir çok badireler atlatmış olan kutsal bilge insanlar üzerinde derin izler bırakmış ve halen de bırakmaya devam ediyor
İlyas Ekmekci

İlyas Ekmekci

ekmekcilyas@gmail.com


             Millet Aya, Biz Ayasofya’ya

Cumhuriyet tarihinden başlayan, kimine göre bir özlem, kimine göre takıntı, kimisine göre de bir fitne hadisesi olarak günümüze kadar ulaşan Ayasofya’nın akıbeti ne olmalı?

 Ayasofya dünya tarih mirasında önemli bir simge yapıttır. Tarihi yazgısında bir çok badireler atlatmış olan kutsal bilge insanlar üzerinde derin izler bırakmış ve halen de bırakmaya devam ediyor. Öyle ki İstanbul fatihi Sultan Mehmet bile o günün şartlarında simgesel olarak camiye çevirmesi gerektiği için çevirmiştir ancak mozaiğine, figürlerine ve resimlerine dokunmadan bozmadan ince bir sıva ile üzerini kapatıp ileriki tarihlere saklamıştır. Takdir edersiniz ki Sultan Mehmet dileseydi özüne dair tek bir emare dahi bırakmazdı fakat onu yapmamıştır. Yapmamasının sebebi de bu yapıyı aslında korumak istemesindendir. Camiye çevirmekle zamanın şartlarında iyi bir yönetici, Korumak istemesi de  kendisinin ileri görüşlü bir hükümdar olduğunu gösterir.

  Yakın tarihimizde de bu hadise her sıkışmışlığın anahtarı veya iktidara heveslenen kesimlerin seçimlerde muhafazakar milliyetçilerin kapı kilidi olmuştur. Tıpkı bugün olduğu gibi. Bugün sıkışmışlığın çaresi. Fakat hatırlarsanız Bundan kısa bir süre önce 2019’un martında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, düzenlediği mitingte "Ayasofya Camii olarak açılsın" diye seslenen vatandaşa "Önce Sultanahmet'i doldurun sonra bakarız" diye cevap vermişti. Bugün ise o günün tam aksine açacağını söylemektedir. Sn. Erdoğan’ın gündem belirlemedeki ustalığına çok kez şahit olduk, ebetteki buda onlardan sadece bir tanesi. Bundan dolayı yazacaklarımın muhatabını gerçekten Ayasofya’nın cami olmasını arzulayanlar olarak arzuladım.

  Öncelikle şunu belirteyim ben de kendi çapımda Allaha iman eden kurallarına riayet eden İslam’ı beğenen, benimseyen kitabına, peygamberine ve kelamına tabi olan bir Müslümanım. Bunu niye söyleme gereği hissediyorum onu da açıklayayım.

 Bizler son zamanlarda öylesine kutuplaştık  ki en samimi görüşlerde bile çok rahat bir şekilde birbirimizi yaftalama eğilimine başvuruyoruz. Bundan dolayı insanların inançlarını belirterek bir şeyler konuşmaya başlaması yanlış olsa bile bunu ne yazık ki yapmak zorunda kalıyoruz. Bundan dolayı şu konuda artık birbirimizi anlama vaktinin geldiğini düşünüyorum. Bizler aynı partilere oy vermiyor olabiliriz, aynı siyasi düşüncelere sahip olmayabiliriz, aynı dinden aynı ırktan olmayabiliriz fakat; Bizler hepimiz bu topraklarda yaşıyoruz ve bu topraklarda kazançlı çıkabilmemiz için gereklilikleri farklılıklarımızı gözetmeksizin hep birlikte hayata geçirmemiz lazım. Düşünün şimdi Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre her yıl 4 milyona yakın turistin ziyaret ettiği Ayasofya’yı camiye çevirmek mi lazım? Çevireceksek neden çevirmemiz lazım.

Bu denli ülke tanıtımına ve ekonomisine katkısı olan bir yapıtı neden dönüştürmemiz gerekiyor? Kime ne ispatlamaya çalışıyoruz? Bağımsızlığımızı mı, özgüvenimizi mi, gücümüzü mü?

Neyi...

Bunu isteyenlere sormak lazım, siz karşıdaki huzur mekan Sultanahmet camisine sığamadınız mı, kaç adım öteki Beyazıt camisi, Süleymaniye camisi, Eminönü camisi yetmedi mi cemaatinize ki Ayasofya diye diye dilinizde tüy bitti.

Yapmayın Allah aşkına yapmayın. Sizin inanıyoruz dediğiniz Allah, tabiyiz dediğiniz peygamber,  Padişah  dediğiniz Sultan Mehmet Han bile bunu istemiyor.

 Akletmiyor ve okumuyor musunuz?

Dünyada ülkelerinin gıptayla “keşke bizim de olsaydı” dediği  şaheserlerimizi ne uğruna heba etmek istiyoruz?  

Dünya bir turist çekebilmek için on takla atarken bizler neden tepiyoruz?

Dünya uzaya, aya turist götürmek için koloniler kurarken biz hangi kafayla tezgahımıza çomak sokmaya çabalıyoruz? 

Bugüne kadar bu kafayla çok hatalar yaptık, çok değerlerimizi yitirdik fakat artık inanıyorum ki bu ülkenin gerçek yurttaşları, gençleri ve ufku açık kadınları değerlerini heba etmeyeceklerdir.  

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 3 hafta önce yayınlandı. 4600 Defa okundu.