Tarih yine kara bir günü  yazdı.
İsmail Kaya

İsmail Kaya

ismail.kaya@kahtahaber.com





Tarih yine kara bir günü  yazdı. Yine kirli  tezgah planlayıcılarını, ellerine silah verenleri  ve tetiklere  basıp  barışa kurşun sıkanları  yazdı. Tarih bize  bir  kez  daha ölümün ne kadar vahşi olduğunu  yazdı. Bize  konuşmak isteyenlerin sonunun nasıl olacağını yazdı.
Tıpkı  Uğur Mumcu, Harnt Dink ve Diyarbakır  meydanında minarelerin tahribatını  protesto etmek için basın açıklaması  yapan bir  adalet savunucusunun  nasıl   kurşunlara  dizileceğini   yazdı ve kara leke olarak kayıtlarına aldı.
Artık  bundan sonra  konuşmanın pek  kayda değer  bir  önemi yok. Çünkü konuşmak isteytenler  bedelini  çok ağır bir  şekilde  ödüyor. Kanı akıtılarak, yüzükoyun yatırılıp  ölümü  izlenilerek..  Artık  konuşmak basitleşti, slogan atmak ve protesto etmek sıradanlaştı. Çünkü  gün bedel  ödeme, gün elini değil  bedenini  taşın altına koyma  günü, gün eşine çocuklarına  ve hayata doyamadan kurşunlara  meydan okuma günüdür.
Şimdi  savaş ve barış arasında  tercih yapma  zamanıdır. Şimdi  ölüm ve yaşam arasında, kavga ve uzlaşma arasında  tercih yapma zamanıdır. Eğer  kim savaş  istemiyorsa  elindeki silahı bırakacak ve tetik  sıkan elleri  kınayacaktır.
Bu  görev halka düşmektedir. Daha kaç bedel ödenmesi  gerekir. Daha  kaç  bin insanın toprağa  gömülmesi  gerekiyor. Paylaşaılmayan neyimiz var. Belki  dillerimiz, dinlerimiz, tenimizin rengi  veya  yaşam biçimlerimiz  ayrı olabilir. Ama  hiç kimsenin başkasının üzerinde  hakimiyet sürmeye, onalar gözdağı vermeye  ve en acısı  öldürmeye  hakkı yoktur.
Elçiye  ve tüm mazlum  insanlara  uzanan kirli, silahlı  elleri  kınıyorum.
Umuyorum ve diliyorum vaşka Elçi'ler  kurban edilmez. Bu halk  bu kirli savaştan bıktı artık. İnsan gibi  yaşamaya   ihtiyacı var. Ne  olursa  olsun katiller  gerçek mahkemede  hesap  verecektir. Ve  katiller  asla  kirli  emellerine ulaşamayacaklardır.
 
 


Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 2 yıl önce yayınlandı. 3122 Defa okundu.