Tarafsız haber  yazmak ile haklıdan taraf olarak   haber  yazmak arasında çok fark var.
İsmail Kaya

İsmail Kaya

ismail.kaya@kahtahaber.com





 Tarafsız haber  yazmak ile haklıdan taraf olarak   haber  yazmak arasında çok fark var. Arasında ki  farka verilecek  en güzel  örnek çıplak el ile   veya  maşa ile  ateşi tutmak olur.Okuyucular için pek fark etmezse de muhabir veya  gazeteciler için   apayrıdır.
Yorum katmadan haber  yazmak göründüğü  kadar  zor  değil. Haber için malzeme  toplar, harmanlar ve objektif  olarak  sunarsın. Hele  hele   suya  sabuna dokunmadan ele  alırsan,  kafa  yormadan, vicdani muhasebe  yapmadan haber  merkezlerine sunar,  sonra  geri dönüşümlere  bakarak haberciliğin keyfini çıkarırsın.
Fakat  içinde  dram, haksızlık, çaresizlik, gözyaşı, isyan varsa onu yazmadan saatlerce düşünürsün. Yazmaya başlar defalarca  delete  yaparak tekrar  başa  gelirsin. Gerçeği yazmak göründüğü  gibi  basit  değil. Gözü  kara  olman lazım, üstüne  üstüne  gitmen  lazım alçakların namluları üzerine.
Bu güne  kadar  böyle  dik duran ve  bu uğurda  bedel  ödeyen sayısız  gazeteciler  vardır. Belki biz onlar gibi  olamayız, belki  onlar kadar  ateşin üzerine çıplak ayakla  gidemeyiz fakat  örnek aldığımız  gazeteciler  hep  mert olanlardı.
Gazeteci  için en zor  olan bu ikisi  arasında  karar  vermek. Rutin haberleri veya konuları  yazma kadar  basit  bir  şey yoktur.
Gündemi yorumlamak için haber  bültenlerini takip eder, yerel  ve  genel  olarak  ayırır  sonra istediğin kadar haber  veya  köşe  yazısı  yazarsın.
Ben  yazacağım konulara  bakınca o başta  söylediğim kriterler  etrafında  döndüm dolaştım. Yazacak konu  o kadar  çok ki; en  başta  referandum, evet  veya  hayırcılar, el bab  operasyonu, pyd veya  fetö operasyonları, kadın cinayetleri, işsizlik  daha sayamayacağım sayısız  konu var.
İrdelemeden, sorgulamadan yazmaya  çalışırsak  hiç zorlanmadan haber  küpü  haline  gelir  ve çeşmeden istediğimiz  kadar  haber  akıtırız.
Fakat  neden ve niçin sorularına  cevap  yazmaya  çalıştığında yükün  ağırlığı  artıyor ve okların sana doğrultulduğunu  görüyorsun. Yazmaya  başladığın andan itibaren canın acımaya  başlıyor ve saldırılar yoğunlaşıyor.
Bazen  gerçeği  en  yakınındakilerin bile  canını sıkıyor, onlar  bile  kuyunu  kazımaya  başlıyorlar. Düşünen  ve sorgulayan insan bir  anda  tehlikeli  olarak lanse e diliyorsun.
İşte burada yapman gereken iki şık  oluyor. Ya  korkmadan üzerine gideceksin karanlık  zihniyetlerin üzerine yada  geri adım atarak  yönünü  değiştirmeye çalışacaksın.
O zaman konu  sıkıntısı  yaşamıyorsun. Ne  yazayım, nasıl yazayım diye  kafa  yormuyorsun.
Günlerden ‘’Sevgililer  Günü’’ diyorsun  ve  yazmaya  başlıyorsun. Yazarken aşka  geliyor  koşuyorsun konunun üzerine ..
İşte  bu hafta  ben bunu  yazmak istiyorum. Konumuz sevgi  ve  arkadaşlık, hediyeleşme ve güzel sözler  üzerine..
İnanın hep  kavga, savaş ve ölümler  üzerine  yazmaktan usandık ve  yorulduk, sevgi  ile   mola  verelim içimizi  karartan ve  bedel  ödemeye  gerektiren haber  ve köşe  yazısı  yazmaya ..
Umuyorum bu konuda  birilerini rahatsız  etmez  J
 


Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 1 yıl önce yayınlandı. 2461 Defa okundu.