Yine ırgat mevsimi  geldi, modern adı  mevsimlik işçi, halk arasında ırgat ama gerçekte  adı yoksul halk olan  insanların tıka basa  doldurdukları araçlarla  açlık, sefalet, eziklik ve bazen de  sonu ölümle  biten yolculukların zamanı geldi.
İsmail Kaya

İsmail Kaya

ismail.kaya@kahtahaber.com





 Yine ırgat mevsimi  geldi, modern adı  mevsimlik işçi, halk arasında ırgat ama gerçekte  adı yoksul halk olan  insanların tıka basa  doldurdukları araçlarla  açlık, sefalet, eziklik ve bazen de  sonu ölümle  biten yolculukların zamanı geldi.
Her sene bu mevsime tatile  gidilir, dinlenilir, eğlenilir  ve yılın stresi  atılır. Bu  dünyanın bir  çok yerinde  olduğu gibi  ülkemizin de  büyük bir  bölümünde  böyle  yaşanır. Ama  bu ülke  sınırları içerisinde  bulunan iki  bölgede  bu mevsimde  genelde  göç yaşanır.
Okulların kapanmasıyla  beraber  tatil yolu değil, yoksul halkın ırgatlık  serüveni  başlar. Umut   ile  başlayan  aile  boyu  yolculuklar ikinci  sınıf  muamelesi  ile  devam eder.
 Bu bazen bir  kaç ay  sürer.
Tarla  başlarında  kurulan çadırlarda  yaşam sürdürülmeye  başlanır, her şeyden  mahrum tek aldıkları şey  güneşin kavurucu  sıcaklıktır. Bundan korunmak için ne krem kullanma gibi  lüksleri  var, ne  gölgede  serinlemeye. Tek  yaptıkları  yüzlerini  tülbentlerle  kapatmak..
Bizim burada ırgatlığın en  yakın yeri  Malatya’dır. Adıyaman halkı  sınır  komşusu  olan Malatya’ya  kayısı  toplamaya  gider. Irgatlığın resmi veya  dini  günlere  denk  gelmesi  hiç önemli değil. İşte  böyle  bir gün olan Ramazan ayında ırgat halkımız  30 kişinin bindirildiği  ölüm yolculuğuna başladı.
Yol  çok kısa  idi, iki  saat sonra  Malatya’da  oluruz  yarın iş başı yaparız  düşüncesiyle  ailece  gözyaşı ile  bitecek kısa  yolculuğa  başladılar. İçlerinde  bir  çoğu  9 ile  15 yaş  arasında  idi.
Hem ailelerine katkı  sunmak hem de  okul harçlıklarını  çıkarmak için kayısı  toplamaya yani  çocuk işçisi   olmak için kendileri için çok zaruri olan giysilerini  alarak Veda  edecek  aile  bireyleri  kalmadığı için  komşularına veda  ettiler.
Yolculuk  keyfi değil zaruri olunca ne kadar  yakın olsa da hüzünle  başlar. Gizliden dökülen gözyaşlarını  kapatmak için genelde  başlarındaki yazma  kullanılır.  Kendilerini teselli edecek kimse  bulamadıkları  için kor gibi yakan acılarını  derin nefes  alarak  yüreklerine  gömerler.
İşte  böyle  bir  yolculuk  başladı Adıyaman’dan Malatya’ya. Fakat  ırgat kenti  olan Adıyaman’dan  Mışmış  merkezi olan Malatya’ya  kavuşamadan Dağanşehir ‘de  otuz  kişinin bindiği araç  takla  attı, içinde  umutları, hayalleri  ve acıları  beraberinde  götürerek.
Otuz  can kanlar  içerisinde  ölümle  burun buruna  geldi, içlerinde  vefat eden olduğu gibi  çok ağır  yaralanan da oldu. İşte o an yüreğimizde  depremler  oluştu, aklımıza  yine ırgat yolunda  yaşamını yitiren köpeği ile  meşhur  kangal  geldi aklımıza..
Orası çok can aldı  bizden,  bir  arabada  gönderdiğimiz  24  bize  ikişer  ikişer  konularak  12  ambulansla  cenazeleri  gelmişti. Hüzünlenmiş, ağlamış yaslara  boğulmuştuk..
Ve  çakalları  getirdi  aklımıza, çakalların kol  gezdiği Çakal   Köprüsünde  ölüme devrilen ırgat geldi  aklımıza. Elleri  kınalı  bir  ay sonra  gelin olacak  bacılarımızı  yitirmiştik.
Yine aynı  duyguları  yaşıyoruz, yine ismimiz  ırgat, dilimizde  ölümü haber  veren zılgıtlar  var. Yine can verdik ekmek  yolu denilen ırgat  yoluna..
Yazacak  çok şeyler  var, lakin kelimeler  aciz kalıyor  acıyı  anlatmaya. En güzel  anlatma yolu  yine gözyaşlarımız..
Belki  siyasiler, yöneticiler, vekalet  sahipleri sizlerden özür dilmez, acınıza  ortak olmaz. Ama  ben tüm Mazlum  halk adına  diz  üstü  çökerek  sizlerden özür  diliyorum ey halkım. Sizleri  ırgat  yolunda ölüme yolcu ettiğimiz  için özür  diliyorum.
Özür  diliyorum senden Oruç (57) ve Hülya Seyhan (18), İsmail (18), Naime (54), Deniz (20), Gönül (12), Cemile (39), Melek (17), Mehmet (43), Dilek (9) Arif (18), Merve (16), Yusuf (15), Büşra (20) ve Muhammet (15), İsmail (17), Esra (14), Birsen (18) Ramazan (13), Nazlı (18), Hacı (48), İsmet, Fatoş (18) Harika (18), İbrahim (14) ve Abdulvahap (18), Fatma (40), Elif (13) ve Ramazan (21) ile Gülizar (15) ..
Ve Yaşamını yitiren ırgat anası   bizi  affet …


Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 2 yıl önce yayınlandı. 4602 Defa okundu.