Başbakan Davutoğlu’nun görevini  bırakma kararından sonra Suriye savaşı, Rusya  ile  kötü ilişkilerimiz, Paralel, Daiş ve  Pkk  sorunu  gibi  bir çok can alıcı  sorun sanki gündemden düşmüş  gibi tek gündem Davutoğlu’nun  gidişi  ve  yerine  gelecek  kişinin  kim olduğu  oldu.
İsmail Kaya

İsmail Kaya

ismail.kaya@kahtahaber.com





 Başbakan Davutoğlu’nun görevini  bırakma kararından sonra Suriye savaşı, Rusya  ile  kötü ilişkilerimiz, Paralel, Daiş ve  Pkk  sorunu  gibi  bir çok can alıcı  sorun sanki gündemden düşmüş  gibi tek gündem Davutoğlu’nun  gidişi  ve  yerine  gelecek  kişinin  kim olduğu  oldu.
Hatta  Adıyaman’da bazı arkadaşlarımız  Cumhurbaşkanı Erdoğan  ile  Başbakan Davutoğlu’nun kırılma noktasının Adıyaman İl Başkanlığından kaynaklandığını  ve  Adıyaman’ın il başkanlığı  sorunun bu seviyelere  getirdiği düşüncelerini  paylaştılar.
Davutoğlun’dan  sonra yerine  geçecek kişinin kim olacağını hakkında  ABD, Rusya  ve birçok  Avrupa  ülkesi tahminlerde  bulunarak  yerli  sorunumuza  müdahil olarak  basın yayın organlarında  konuyu  irdelediler.
Tabi  ki  bunun yanında hükümete  yakın medya  grupları  sarayın gözüne daha  çok girmek için adeta  yarışırken , muhalefete  yakın basın organları da  bu  sorunun AK Partiyi  yıpratacağı, dağıtacağı hatta  bitişine sebep olacağı  gibi  yorumlarla gündemi  sıcak tutmaya çalıştılar.
E  tabi  gündem  yoğun olunca  herkes  konu hakkında düşüncelerini  paylaşmak  ister. Bu ne kadar  dikkate alınır veya kimin umurunda olur  onu  bilmek pek   mümkün değil.
Fakat  bu  konuyu  tam  anlatacak bir  yaşanmış  olayı  sizinle  paylaşmak istiyorum.
Kahta  kaymakamlık  konağını  bilirsiniz, bilmeyenlerde  mutlaka  medya  sayesinde  görmüştür. Çünkü  önemli  resmi bayramların hepsi  orada start  verilir. Çünkü  bahçesinde  Atatürk’ün  büstü vardır. En çok saygı duruşu orada yapılır  bu nedenden  dolayı..
Kahta  kaymakamlık  konağı  sanırım en az  60 yılık  bir  geçmişe  sahiptir. O  binanın temeli  atıldığı  zaman ve bina  inşaat  halinde  iken yine  ülke  gündeminde  bugünler  gibi  Başbakanın kim olacağı  varmış.
Binanın inşaatında  Hemo dayı  diye  bir  köylümüz çalışmış. Hemo dayı o zaman televizyon olmadığı  için gündemi  radyodan takip eder,  duyduklarına  yorumlarını da  katarak köyde  siyaset  konuşurmuş.
Yine o inşaatta çalıştığı gün tam başbakanın açıklanacağı  günmüş. Hemo  dayı  elinde  kürek, sırtında  çimento  taşıdığı  için radyodan  uzakmış ve gündeme  adeta susamış.
Bakmış  takım elbiseli  bir  adam kaymakamlık binasına giriyor muş. Hemen önünü  kesmiş  ve Başbakan kim oldu demiş. O resmi giyimli  genç  senin ismin ne demiş. Adı  Mehmet  olan köylümüz  ‘Hemo’  demiş.
Genç demiş  ki  Hemo ‘Sen kumunu  çekmeye  işini  çabuk bitirmeye  bak. Sen asla  Başbakansız  kalmazsın’ demiş.
Hemo dayı o an  çok  kırılmış  ama yıllar sonra o gence hak vermiş. Herkes  işini yapmalı devlette  bizi asla başbakansız bırakmaz  demiş.
Şimdi  bu Hemo dayının olayı çoğumuzun kulağına küpe olsun. Açık oturumlarda konuşan siyasiler  belki birileri  tarafından bir  nebze  dikkate alınır, belki  dış basının haberleri  masaya  yatırılır  fakat  Facebook  gibi  sayfalarda işini gücünü  bırakıp  Başbakan atayan hakım  boşuna kürek sallıyor.
Hemo  dayıya  söylenen  o sözü  hepimiz dinlemeliyiz. Biz  yükümüzü çekmeye  bakalım devlet  bizi  asla başbakansız  bırakmaz..
 


Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 2 yıl önce yayınlandı. 2839 Defa okundu.