Ramazan Fırat'ın acı dolu ölümünün üzerinden bir kaç gün geçti.
İsmail Kaya

İsmail Kaya

ismail.kaya@kahtahaber.com





 Ramazan Fırat'ın acı dolu ölümünün üzerinden bir kaç gün geçti. Yara hala  çok taze  ve kanıyor  yürekler  kendilerini  gözlerden saklayarak.
Acı iliklere  kadar işlenmiş, feryad, zılgıt  ve gözyaşı yetmiyor  acının tarifine. Hep  gizliden ağlıyor çiğerimiz, hep sızlıyor  ve acıtıyor  gözlerimize  ağlamaktan çaresiz  düşmüş  kirpiklerimiz. Çaresizlik  nedir  diye sorsalar bana   Ramazan  Fırat2ın haberini çekerken yaşadığım  an derim.
Annenin ellerine mendil alıp  oğlunun cenazesini  karşılarken yaşanılanlar, babanın çaresizce ve dolu dolu  mahsun bakan gözyaşları.Ve   tırnakları ile  kanattığı yüzünü  çekerken adeta  yerin dibine  girdim yapılan bu zülüm karşısında.
Yolda  Ramazan'ı  uğurlamaya  gelen aile  fertlerinin ''Hani  vekillerimiz  nerede? '' diye  feryatları  içimizi  parçaladı  adeta.
Güneydoğunun  en fakir  beldelerinden uzaklaşarak  eğitim görmek için, cehaletten ve sefaletten kurtulmak için giden gencecik  öğrencinin cenazesi gönderilmişti  ailesine. Acı  çok büyük  ve tarifi  imkansızdı, anlamak için yaşamak lazım Rabibim kimseye  yaşatmazsın.
Bölükyayla  beldesi  sokaklarında vekillerini  arayan, onları bekleyen, acılarına ortak olmasını  bekledikleri  yoktu. Adıyaman'ın  hiç bir  vekili  vekalet aldığı halkının yanında  değildi. Acılarını ve yürek parçalayan üzüntülerini  paylaşmadılar. 
Halk sonuna kadar  haklı idi. Vekalet sahibi  görevini yerine getirmeli, bu görülmemiş acılarını  paylaşmalı ve oalyın takipcisi  olacakları sözünü   vermeliydiler. Fakat yapmadılar..
Unutulmayacak kadar  büyük olan bu  acının paylaşılmaması vekalet sahiplerinin asil görevlerinden uzaklaştığı anlamına gelmez  mi ? Boynu  kesilmiş, hunharca katledilmiş  bir  fakir  ailenin yiğit  çocuğunun cesedi  gösnderilecek fakat aile siyasilerden  hiç bir  destek görmeyecek.
Belki ilk gün  çok yoğunluk vardı veya  haberleri geç oldu düşüncesi  ile  bu yazdıklarımı  ilk gün yazmadım. Bugün oalyın üçüncü günü  ve tekrar  taziyeye'ye gittim. Sordum taziye sahiplerine siyasi  camiadan kimler  geldi? hangi vekil taziyeye  geldi,  ka vekil  olayın takipcisiyiz, sonuna kadar peşini bırakmayacağız  diye sorduğum tüm sorulara ''Hiç kimse ''  diye  cevap geldi..

Kimse  aramadı mı soruma verdikleri  cevap çok kısa  idi. HDP'li  Sırrı Süreyya  Önder bir  kaç defa  aradı, şevket Gürsoy özel  ilgilendi  ve hemşerimiz olan Vekil ise  ilk gün ve bugün aradı  diyerek ayıplarını  örtmeye çalıştılar.
Medya'nında  taraflı olduğunu iddia edena ailesi, Ramazan Fırat  olayının adeta örtbas  edildiğini  iddia etti.
Peki kimler   ve neden sorusuna verdikleri  cevap ''Olsa  olsa  Kürt  olduğundan''  diye  yanıt verdiler. 
Milletvekillerinin onların acılarını paylaşmaması  adeta kanayan yaralarına toz basmış. Tarafsız  bir  bakış ile yorumlarsak bu halk Vekiller  tarafından ihanete  uğradı. Vekiller  acılarını  paylaşamadılar.
Akan gözları kopan çiğer  paröalarına deyip acıttı  canlarını..


Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 3 yıl önce yayınlandı. 5832 Defa okundu.