Ana muhalefetin toplumun tüm kesimleri ile seçmen kitlesini ikna edici bir dil ve üslup ile güven vererek toplumun desteğini almasıyla mümkündür.
Kemal Çetinkaya

Kemal Çetinkaya

kemalcetinkaya@kahtahaber.com


Cumhuriyet kurulmadan önce Mustafa Kemal önderliğinde bir parti kurma  çalışmalarına başladığı ve partinin kuruluş dilekçesi, 23 Ekim 1923 tarihinde İçişleri Bakanlığına M. Kemal Paşa imzasıyla sunuldu. Halk Fırkası reisliğine TBMM reisi Atatürk seçildi.

29 Ekim 1923 tarihinde M. Kemâl’in Cumhurbaşkanı seçilmesi üzerine, M. Kemâl, Başbakan İsmet Paşa’ya gönderdiği 19 Kasım 1923 tarihli yazıda Halk Fırkası Genel Başkanlığına vekâlet etmesini istiyor ve bunun gerekçesi olarak Cumhurbaşkanı olmasının bu görevi yürütmesine engel olduğunu söylüyordu.  Mustafa Kemal vefat edinceye kadar İsmet İnönü parti genel başkanlığına vekalet ediyordu. 

Halk Fırkası, kurulduğu tarihten bir yıl kadar sonra adının başına Cumhuriyet kelimesini ekledi. (CHF) (10 Kasım 1924). Daha sonra parti tüzüğünde yapılan değişiklik ile partinin ismi CHP olarak  değiştirildi. CHP  1923 tarihinden günümüze kadar aynı isim ile en uzun sürede siyasi varlığını sürdüren tek partidir.

CHP kurulduğu tarihten itibaren DP iktidara geldiği tarihe kadar tek başına, 2000’li yıllara gelinceye kadar da bazen tek başına, bazen de koalisyon ortağı olarak  iktidarda kaldı,

CHP ,Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçilinceye kadar ki süreçte ,fiilen iktidarda olmadığı sürede , fiilen iktidarda olmasa da zihnen ve fikren  iktidardaydı (Askeri, yargı ,bürokrasi ,basın, üniversiteler ,meslek örgütleri vasıtasıyla gücünü kullanarak devletin  tüm birimlerinde etkili oldu )

Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren, CHP iktidarın icraatları toplumu oluşturan iki kesim İslamcılar ve Kürtler üzerinde sürekli rahatsızlık yaratmış ve iktidarın uygulamalarında ciddi mağduriyetler yaşanmıştır.

İslamcılar açısından, dini inanç, ibadet ve ifade ve düşünce özgürlüğü önüne konulan engeller yüzünden bu kesimlerde olumsuz bir algı oluşmasına sebep olmuştur.

Üniversitelerde başörtülü olarak  okumak isteyen öğrencilere uygulan baskı ve şiddet ile başörtüsü yasağının uygulaması ve bu süreçte yaşanan haksızlık ve mağduriyetler ile Merve Kavakçı’nın başörtülü olarak TBMM gelişi sırasında yaşanan olaylar ve verilen olumsuz tepkiler kolay  unutulacak  ve hafızalarda silinecek olaylar değildir.

Kürtler açısından olaya baktığımızda ise durum daha da vahim. Başta ana dilde eğitim ve öğretim başta olmak üzere Kürtçenin tüm devlet kurumlarında yasaklanması ve gündelik hayatta yok sayılması, asimilasyon ve  inkar politikaları ile düşünme ifade özgürlüğü ve iradelerinin yok sayılması gibi örnekleri çoğaltabiliriz.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, CHP Genel Başkanlığına seçilmesinden sonra  ve özellikle son yıllarda izlediği politikalar, toplumun çeşitli ve farklı kesimleri ile diyalog kurması, onları dinlemesi, toplumun temel siyasi ve ekonomik sorunlarını merkeze alması,  CHP’nin klasik laiklik, ulusalcılık ve Kemalist söylemlerinden vazgeçmesi  kayda değer önemli ve anlamlı adımlardır.

CHP ,iktidara muhalif İslamcı, muhafazakar  ve milliyetçi  kesimleri ile Millet İttifakı etrafında birleştirmeleri, yeni bir söylem ve eylem planı uygulamaları, farklı fikir ve siyasi düşüncelere sahip kesimlerin bir arada toplumun temel sorunlarını tartışmaları ve çözüm aramaları kıymetli ev anlamlıdır.

CHP uyguladığı bu politikalar sonucunda en son yapılan yerel seçimlerinde bunun faydalarını görmeye başladı ve birçok büyük şehir belediye başkanlığını kazanmayı başardı.

CHP bu göreceli ve geçici başarısı uyguladıkları başarılı politikalar sonucu değil, AK Parti iktidarının uyguladığı yanlış ve hatalı politikaların sonucu halkın verdiği olumsuz tepkiden kaynaklanmaktadır. 

CHP Genel Başkanı ve yönetimini bir kısmı, ulusalcı, laik ve Kemalist politikalarını birinci öncelik olarak görmeyip toplumun temel ekonomik ve sosyal sorunlarını merkeze alıp politika üretmeye çalışsalar da, parti teşkilatlarının ve seçmen kitlesinin büyük bir kısmı bu değişim ve dönüşüm politikasına hazır olmadıkları gözüküyor.

CHP ve  İttifak Ortaklarının Toplumun temel siyasal ,sosyal ve ekonomik sorunları olan ;

 Muhafazakâr kesiminin   Ak Parti iktidarı döneminde elde etmiş oldukları düşünce, ifade, ibadet ,başörtüsü, çalışma hayatı gibi kazanımlarının nasıl teminat altına alınacağı,

Kürtlerin temel sorunu olan ana dilde eğitim başta olmak üzere, düşünce ve ifade ile örgütlenme özgürlüğü, inkar asimilasyon politikaları, iradelerini teminat altına alınması, birlikte yaşama ve toplumun diğer kesimleri ile birlikte yaşama haklarının anayasal güvence altına alınması,

Dünyanın ve ülkemizin de içinde bulunduğu iklim değişikliği, küresel ısınma ve buna bağlı çevre sorunları, kuraklık gibi sorunları,

Ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar ,yoksulluk ve işsizlik sorununun nasıl çözüleceğini,

Dünyanın ve ülkemizin de en büyük sorunlarında biri olan gıda güvenliği, kontrolü ve temini ile buna bağlı tarım politikaları ile tarımda kullanılan girdiler olan (gübre, akaryakıt, ilaç vb.) nasıl çözüleceği,

Türkiye’de son yıllarda adeta moda olan yap işlet devret (YE) modeli ile yapılan otoban, köprü, şehir hastaneleri gibi kurumlar ile özelleştirme politikaları ilgili sorunların,

Devletin işletilemez hale gelen yozlaşmış kurum ve kuralların nasıl revize edileceği, liyakat sisteminin ortadan kalktığı ve adam kayırma düzenin yerleştiği bir sistemi nasıl çözüleceği,

Milli eğitim politikaları ile üniversitelerin içine düştüğü bu çıkmazdan hangi bilimsel politikalar ile çözüm bulunacağını,

Ülkemizin adeta kangren haline gelmiş komşu ülkeler ile sorunları ve dış politika da nasıl bir yol izleneceğini,

İktidara aday bir partinin veya ittifakın yukarıda saydığımız temel sorunları nasıl çözeceğini net ve anlaşılır bir dil ile topluma anlatılması ve toplumun da bunlara inanması ile mümkündür. Yani seçmene güven vererek bu işlemleri yapmanız mümkündür.

Toplum ve seçmen Ak Parti iktidarın son yıllarda uyguladığı yanlış politikalar ve kullandığı dil ve söylemler ile iktidara tepkilidir. Muhalefetin sadece iktidarın bu olumsuz politikaları ile seçmeni ikna etmesi mümkün bulunmamaktadır.

Ana muhalefetin toplumun tüm kesimleri ile seçmen kitlesini ikna edici bir dil ve üslup ile güven vererek toplumun desteğini almasıyla mümkündür.

Sadece Ak Parti iktidarına karşı olmak ile iktidar olunmaz, en son  yapılan yerel seçimlerinde kazanılan başarı muhalefeti yanıltmasın, muhalefet bu başarıyı iyi analiz etmelidir.

CHP’nin geçmişi ile yüzleşmeden ve hesaplaşmadan bu ülkede iktidar olması ve uzun süre iktidarda kalması kolay olmayacaktır.

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 1 ay önce yayınlandı. 394 Defa okundu.