MHP Liderinin zaman zaman iktidara ayar vermesi Ak Parti tabanında ciddi rahatsızlıklar meydana getirmektedir.
Kemal Çetinkaya

Kemal Çetinkaya

kemalcetinkaya@kahtahaber.com


 İktidarlar  seçim  kaybedeceklerini  gördükleri zaman seçim kanunlarında kendi lehlerine değişiklik yapmaya çalışarak seçim kazanmaya çalışırlar.

1982 Anayasası ile seçin kanununda yapılan değişiklik ile seçime girecek siyasi partilerin ülke genelinde  %10  barajını aşmaları halinde milletvekili çıkaracakları ve siyasi istikrarın sağlanacağı amaçlanmıştı.

Türkiye’de faaliyet gösteren siyasi partilerin çoğu seçim barajının %10 olmasının  yüksek olduğunu, iktidara geldiklerinde  seçim barajı düşüreceklerini beyan etmişlerdir ama iktidara gelen hiçbir siyasi parti  seçim barajını düşürmek için her hangi bir girişim ve çaba içerisinde olmamışladır.

Seçim barajının %10   olması avantajını  ilk olarak Anavatan Partisi, ikinci olarak da Ak Parti faydalandı.

Ülkede uygulan anti demokratik seçim sistemi yüzünden bir dönem önce iktidar nimetlerinden faydalanan ve seçim barajının %10 da kalmasını savunan DSP,MHP,ANAP,DOĞRU YOL partiler 2002 yılında yapılan milletvekili genel seçimlerinde barajın altında kalarak parlamentoya girme hakkını kaybettiler ve MHP hariç diğer siyasi partiler siyaset sahnesinde çekilerek sadece tabela partisi kaldılar.

2002 yılında yapılan milletvekili genel seçimlerinde oyların %34 ‘nü alan Ak Parti  363 milletvekili kazanarak  TBMM de üye sayısının %66  oranında temsil etme hakkını kazandı, CHP  dışında hiçbir siyasi parti barajı aşamadığı için parlamentoya girmedi.

Ak Parti  20 yıllık iktidar sürecini bu seçim sistemine borçludur.  

Yapılan kamuoyu araştırmalarına göre cumhur ittifakını oluşturan partilerin seçmen nezdinde oy kaybettikleri gözlenmektedir. 

MHP’nin  baraj altında kalma ihtimaline karşı iktidar cephesi bazı tedbir almaya başladı. Seçin kanununda yapılan değişiklik ile seçim barajının % 7 indirilmesi ve ittifakı oluşturan parti oyların toplamı yerine en çok oyu alan parti oylarına göre hesaplanması kararlaştırıldı.

Cumhur ittifakını oluşturan parti yöneticileri arasında uyum ve eşgüdüm gözükse de parti tabanları arasında ciddi rahatsızlıklar bulunmaktadır. 

MHP Liderinin  zaman zaman iktidara ayar vermesi Ak Parti tabanında ciddi rahatsızlıklar meydana getirmektedir.

2023 yılında yapılacak CB  seçiminde cumhur ittifakının birlikte hareket edeceğini, ancak Milletvekili Genel Seçimlerinde  MHP tek başına seçime gireceğini ve MHP güçlü olduğu seçim bölgelerinde Ak Partinin pasif adaylar ile MHP destek vereceğini düşünüyorum.

İktidarın ikinci hamlesi ise Millet İttifakını oluşturan partilerin kamuoyuna verdikleri eş güdüm ve uyum içerisinde bulundukları algıyı yıkarak rahatsızlık yaratmasıdır.

Deva ,Gelecek ,Saadet Demokrat Parti adaylarının yapılacak seçimlerde CHP veya İyi Parti listelerinden seçime girerek ,AK partiden bu partilere  gidecek oyların önünü kesmek ve muhafazakâr seçmen nezdinde   olumsuz bir algı oluşturmaya çalışmak.

İktidarın yaptığı bu yeni hamle Millet İttifakını oluşturan küçük partilerin işini ciddi şekilde zorlaştırıyor.

Düşünün Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ,Temel Karamollaoğlu ve parti kadrolarının CHP veya İyi Parti listelerinden seçime gitmeleri kendi seçmen kitlesi ve parti tabanları için ciddi bir tehlike ve olumsuz bir algıya sebep olabilir.

Önümüzde yapılacak ilk seçimlerde  bu partilerin seçmen tarafından gerekli ilgi ve desteği görmemesi halinde /ki beklenen desteğin seçmen tarafından  verilmeyeceği  görülmektedir. Bu da bu partilerin siyaset sahnesinde silinmesine sebep olabilir.

İdeal olan demokratik hukuk devletinde seçim barajının tamamen kaldırılması tüm siyasi partilerin özgür iradeleriyle seçime girerek halkın iradesinin sandığı yansımasıdır.

Mevcut seçim sistemi ile bile seçim barajı sıfır olsa dahi ,seçime girmeye hak kazanan  partiler içerisinde ancak  beş partinin milletvekili çıkararak meclise girebileceği, seçime  giren bir çok partinin il veya bölge barajına takılarak milletvekili çıkaramayacakları bir vakadır.

İktidarın kendi gücünü korumak için değil, ülkede demokrasi , seçmen iradesi ve katılımcı demokrasinin gelişmesi için Seçim Kanunu, Siyasi Partiler Yasası ile ilgili tüm anti demokratik uygulamaların kaldırılarak ,Liderlik sultasının sonlandırılması ,parti içi demokrasinin sağlanması ve ön seçime dayalı bir düzenlemenin yapılması ideal olandır.

İktidarın, İktidar uğruna  lehine olan her türlü yasal düzenlemeleri ve değişiklikleri yapmaya kararlı olduğu gözükmektedir.

Ancak tarih bizlere şunu göstermiştir ki iktidar gücü ve  imkanlarıyla iktidar partilerinin lehine yapılan düzenlemeler her zaman toplum nezdinde gerekli ve yeterli desteği görmediği gibi seçmen tarafından da iyi karşılanmamıştır.

Ülkemiz de son altı ayda meydana gelen hayat pahalılığı, enflasyon, akaryakıt fiyatlarındaki aşırı artış, döviz kurunda meydana gelen artış, konut fiyatları ve benzeri bir çok alanda belirsizlik hükümetin ayarını bozmuştur.

Kısa süre içerisinde bu sorunların çözüleceğine dair toplumda bir umut/beklenti ve heyecan kalmadığı gibi belirsizlik devam etmektedir.

Hükümet kanadından  bu sorunları çözmek amacıyla her türlü sosyal, siyasal ve ekonomik hamleler gelebilir.

                                                                Kemal ÇETİNKAYA

                                                                     30.Mart 2022

 

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 2 ay önce yayınlandı. 472 Defa okundu.