HDP’nin desteklediği Hatay, Adana, Mersin, Antalya, Aydın, Muğla, İzmir, Ankara, Eskişehir ve İstanbul’da Millet İttifakının CHP’li Büyükşehir Belediye Başkan adayları seçimleri kazanmıştır.
Kemal Çetinkaya

Kemal Çetinkaya

kemalcetinkaya@kahtahaber.com


Gelişmiş Demokratik ve medeni ülkelerde mevcut   yasalara göre kurulmuş siyasi partiler, sendikalar, dernekler ve STK yasal kabulü edilir ve terörize edilmezler.

Yasalara aykırı hareket edenler hakkında hukuk kuralları çerçevesinde gerekli idari ve adli işlem yapılır. Bu kurumlar potansiyel bir suçlu olarak gösterilmezler.

Cumhuriyetin kuruluşundan beri ülkemizde iktidarlar tarafından sürekli iç ve dış tehdit algısı oluşturmak için  toplumun bazı kesimleri potansiyel suçlu olarak gösterilir.

 Türkiye’de 1960 -1980  dönemlerinde iktidarlar tarafından  sürekli bir komünizm ve sol tehdit algısı 1980 ila 2000 yılları arasında ise  irtica ,mürteci, gerici yobaz ve ayrılıkçı Kürt siyasi hareketleri ve 2000’li yıllardan sonra ise tamamen Kürt sorununa bağlı olarak bir çok siyasi hareket potansiyel tehlike olarak topluma aşılandı ve bu yönde  iktidarlar tarafından bir algının oluşturulmasına çalışıldı.

Türkiye’de bütün siyasi partiler, siyasi partiler yasasına göre kurulur ve seçim kanuna göre de seçimlere katılırlar. Siyasi partilerin yasalara aykırı hareket edip etmediklerini de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından denetlenir ve Anayasa Mahkemesinde dava açılır.

Türkiye CB sistemine geçinceye kadar parlamenter sistem ile yönetilirdi. Seçime giren siyasi partilerden en çok oyu alan parti  parlamentoda çoğunluğu sağlamışsa tek başına ,parlamentoda çoğunluğu sağlamamış ise diğer siyasi partiler ile koalisyon kurarak hükümet oluşturulurdu.

 Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin gerekçelerinden biri de ülke sorunlarının çözümünde koalisyonlara gidilmeden tek başına iktidar avantajı ile sorunların daha kısa sürede çözüleceği umut ediliyordu.

Ancak mevcut durum tam tersini gösterdi CB sisteminde iktidar olmak için 50+1 sayısal çoğunluğunun olması gerektiği, bu günkü Türkiye şartlarında bir siyasi partinin tek başına 50+1 sayısını bulması pek mümkün gözükmüyor, bunun sonucu olarak da iktidara talip bir siyasi partinin bir çok siyasi parti ile ittifak kurarak seçimleri kazanacağı anlaşılmıştır. Yani %1 oy potansiyeli olan bir siyasi partide iktidarın koalisyon ortağı olma ihtimali doğurdu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile iktidar olmak için yeni ittifakların kurulma zaruriyeti hasıl oldu.

Mevcut durumda iktidar partisinde içerisinde olduğu Cumhur İttifakı ile Ana muhalefet partisini başını çektiği Millet İttifakı bulunmaktadır.

Parlamentoda grubu olup da bu iki ittifak bloğu dışında kalan tek siyasi parti HDP’dir. Önümüzde yapılacak ilk CB seçimlerde HDP alacağı tavır ve destekleyeceği aday çok önem taşımaktadır.

İktidar Partisi, çözüm sürecinin bozulmasından sonra HDP   teröre destek verdiği gerekçesiyle terörize ederek  parti kapatma dahi bir çok milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması il ve ilçe yöneticilerin tutuklanması ve seçilen belediye başkanlarının görevden alınarak kayyum atanması ile adeta  HDP’ye  yaşam alanı bırakmamaya çalışarak HDP’ye yaklaşanın da yanacağı bir algı oluşturarak diğer siyasi partiler  üzerinde baskı kurmaya çalışmaktadır.

 HDP ile CHP arasında yazılı bir karar /anlaşma olmamasına rağmen en son yapılan mahalli idareler belediye genel seçimlerinde Millet İttifakı adına Büyükşehirlerde CHP’nin aday gösterdiği yerlerde HDP aday çıkarmayacağını ve Millet İttifakının CHP’li adaylarını destekleyeceğini kamuoyuna beyan ederek açıklamıştır.

 HDP’nin desteklediği Hatay, Adana, Mersin, Antalya, Aydın, Muğla, İzmir, Ankara, Eskişehir  ve İstanbul’da Millet İttifakının CHP’li Büyükşehir Belediye Başkan adayları seçimleri kazanmıştır.

Millet İttifakının diğer bileşeni olan İyi Parti’nin Gaziantep, Balıkesir, Manisa ve diğer illerde HDP İyi Parti adaylarına destek vermemiş ve aday göstermiştir.

Millet İttifakı adına İyi Parti’den aday gösterilen belediye başkan adayları seçimleri kaybetmiş ve il bazında hiçbir yerde İyi Parti belediye başkanlığını kazanamamıştır.

Millet ittifakının CHP’li belediye başkan adaylarına HDP’nin destek vermesi İyi Parti’yi hiç rahatsız etmemiş ve herhangi bir itirazları da olmamıştır.

HDP’nin desteği ile Millet İttifakı adına seçimleri   kazanan CHP’li Büyükşehir Belediyelerinde İyi Parti; Genel Müdür, Daire Başkanı ve diğer kurum amirliklerinde kendi mensuplarını yerleştirmiş ve   İyi Parti Yerel İktidar nimetlerinin tamamından faydalanarak herhangi bir itirazı olmamıştır.

Önümüzdeki genel seçimlerinde Millet İttifakının kazanması halinde HDP ye Bakanlık verileceği iddiaları üzerine İyi Partili Yöneticiler adeta kıyamet kopmuşçasına HDP’nin olduğu yer asla olmayacaklarını beyan ederek kendi seçmen kitlesini konsolide etmeye çalışıyorlar.

İyi Parti, HDP ile ilgili söylem ve eylemlerinden samimi ise HDP’nin desteklediği ve CHP’nin kazandığı tüm Büyükşehir Belediyelerinden yukarıda saydığım kazanımlarından feragat ederek vazgeçmeli ve bunu kamuoyu ile paylaşmalı, yoksa kendi seçmenine mesaj vermek için HDP’yi kullanması ve HDP ye ayar çekmesi tam bir siyasi iki yüzlülüktür.

Toplumda % 1’lik siyasi karşılığı olmayan bir çok siyasi partinin, Ana muhalefet ve iktidarın kendi  başarısızlıklarını ve becerisizliklerini örtbas etmek için sürekli HDP’yi gündeme getirerek aynı hikayeyi gündeme getirmek  ve gündemde tutmak  siyasi ahlaka aykırı bir durum ve nezaketsizliktir.

İster Cumhur İttifakı olsun ister Millet İttifakı olsun Cumhurbaşkanlığı Seçimini kazanmak istiyorlarsa HDP’nin, HDP seçmeninin ve Kürtlerin oyuna muhtaçtırlar. Bu bir siyasi şantaj değil bir vakadır. Herkes hesabını buna göre yapmalıdır. 

Özellikle Millet İttifakı Cumhurbaşkanlığı Seçimini kazanmak istiyorsa, yukarıda belediye seçimlerinde örnek verdiğim CHP ve İyi Parti adaylarının seçim sonuçlarını dikkatlice incelemeleri ve buna göre değerlendirme yapmaları gerekir.

Millet İttifakı için İstanbul, Adana, Mersin ve Antalya Büyük Şehir seçimleri bir laboratuvar gibidir iyi tahlil ve analiz edilmelidir.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Millet İttifakının aday göstereceği CHP’li adayın başta Kürtler olmak üzere HDP’nin HDP seçmeninin hassasiyetlerini dikkate almalı ve diğer parti ve kurumlar ile nasıl bu mesele konuşuluyorsa HDP ile de aynı şekilde kamuoyu önümde açık ve net şekilde konuşulmalı ve tartışılmalıdır. HDP bir Türkiye gerçeğidir.

Millet İttifakını oluşturan siyasi partiler ülke meselelerini kendi aralarında nasıl konuşuyor ve tartışıyorlarsa HDP ile de aynı şekilde açık ve anlaşılır bir şekilde toplumun tüm kesimleri ile paylaşılmalıdırlar. HDP yok sayarak, görmeyerek, görmemezlikten gelerek bu ülkenin temel meselelerini çözmeniz mümkün değildir. Bu sorunla mutlaka yüzleşmeniz gerekir. HDP’yi yok sayarak aday göstermeniz ve seçimlere girmeniz halinde HDP de kendi Cumhurbaşkanı adayı açıklayarak seçimlere girecek ve seçimlerde ikinci tura kalacaktır.

Ak Parti ve İktidarın tam istediği budur. HDP’nin kendi adayı ile seçimlere girmesi ve seçimlerin ikinci tura kalmasıdır.

HDP’nin de ülkenin temel sorunlarını gündemine alarak, toplumun her kesimiyle iletişim ve diyalog kurarak bir Türkiye Partisi olması için gereken çabanın gösterilmesi, bunun kolay olmadığının farkındayım, ama siyaset yapıyorsanız bunlara katlanmak zorundasınız.

HDP’nin ittifak yapacağı kesimleri iyi seçmesi özellikle toplumda pek karşılığı olmayan marjinal sol gruplardan kaçınması, toplumda ve kendi seçmen kitlesinde  böyle bir algının oluşmasına meydan vermemesi gerekir.

Kemal ÇETİNKAYA

12 Eylül 2022

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 2 hafta önce yayınlandı. 248 Defa okundu.