Bütün siyasi partiler, sendikalar, dernekler ve STK ların politikaları ve icraatları ve liderleri eleştirilebilir/ eleştirebilmelidir. Hiç bir siyasi parti ve lideri kutsal değildir. Siyasi partiler de dava merkezleri değildir.
Kemal Çetinkaya

Kemal Çetinkaya

kemalcetinkaya@kahtahaber.com


Siyaset kelimesi Arapça kökenli bir sözcük olup, anlamı egemen olmak ve yönetmektir. Devletin idari kademelerinde yer alan politikacıların ülkenin yönetimi, ekonomisi ve güvenliği kapsamında sürdürdüğü çalışmalara siyaset adı verilir. 

 Devletin idari alanda yürüttüğü faaliyetlerin tamamına siyaset denir. Bu kelime aynı zamanda devletler arası diplomatik ilişkileri tanımlamak için de kullanılır. 

Siyaset kelimesi sadece gerçek terim anlamında değil mecazi anlamda da kullanılır, kişinin menfaatlerini gerçekleştirmek adına uyguladığı yöntemlerin tamamına siyaset denir.

Siyasetin amacı hem iktidarda kalmak hem de Yasama, yürütme ve yargı organlarının bağımsız bir şekilde görevlerini sürdürmelerini sağlamak. Ülkeyi iç ve dış tehditlere karşı korumak. Devletin diğer devletlerle olan ilişkilerini düzenlemek. Halkın taleplerini karşılamak. Bürokrasi ve diplomasi alanında gerekli faaliyetleri yürütmek ve usulsüzleri ortadan kaldırmak.

Politika sözcüğü dilimize İtalyancadan geçmiştir. "yol, yöntem" demektir. Politika siyaset yerine de kullanılmaktadır.

 Politika siyaset ile eş anlamlı olarak da kullanılır. Devlet işlerinin yürütümü ile ilgili bir kavram olan politika esasında insanlık tarihi kadar eski bir kavramdır. 

 Çünkü insan topluluklarının olduğu her yerde politika olması kaçınılmazdır. Zira insanlar arasında bir biçimde iletişim olacaktır bu da beraberinde politika kavramını doğuracaktır. 

Ünlü Yunan filozofu Aristo "politika" isimli eserinde de ayrıntılı şekilde bu kavramı ele almış ve incelemiştir.

Politika; siyaset devlet işlerini yürütmek için kullanılan yol manasında kullanılmaktadır. Aristo'ya göre toplumun insanın mutluluğunu temin edecek şekilde düzenlenmesi de en yüce pratik bilim olan politikanın işidir. 

Türk Dil Kurumu'na göre politikanın farklı anlamları vardır. Bunlar şu başlıklar altında incelenmektedir:

Politika; devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü olarak tarif edilir. Politika aynı zamanda siyaset anlamına  da gelmektedir.Politika; devlet işlerini yürütme sanatıyla ilgili özel görüş ve anlayış olarak da tarif edilmektedir.

Politika kelimesinin bir başka anlamı da davranış biçim, düşünce yapısıdır.

İhanet, Arapça kökenli bir kelimedir ve dilimize de Arapçadan geçmiştir. İhanet TDK sözlük anlamı hainlik, hıyanet ya da sadakatsizlik anlamına gelen dilimizde de  gündelik hayatta güvenilmez  ve itibar edilmeyen anlamlarda kullanılan bir kelimedir.

Ortak hedefleri, amaçları, inançları, değerleri, fikirleri ve düşünceleri olan insanlar bir araya gelerek belirledikleri ilkeler çerçevesinde siyasi parti, dernek, vakıf, sendika kurabilirler.

İktidar kanadı tarafından son zamanlarda siyasette ihanet ve hain  kavramları çok kullanılmaya başlandı, İktidar partisinden ayrılıp yeni parti kuranlar veya  daha önce iktidar partisinde siyaset yapıp bu gün iktidarın politikalarını eleştirenlere hain/ihanet damgası vuruluyor.

Ak Parti ve İktidarı adeta kendisini devletin yerine koyarak, kendisini eleştirenlerin aynı zaman da devleti eleştirdikleri gibi bir yersiz ve mesnetsiz algı yaratmaya çalışıyorlar. 

Siyasi partiler/iktidar ayrı devlet ayrı bir kavramdır. İktidaralar halktan aldıkları yetkiyi belli bir süre için  kullanırlar, zamanı gelince yetkiyi esas sahipleri olan halka iade ederler.

Devlet kavramı belli kurum ve kuruluşları olan belirlenen kurallar içerisinde toplumun tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde bir sistem kuran daha uzun süreli varlıklarını sürdüren kurumlardır

Bir siyasi partiden ayrılıp yeni bir siyasi parti kurmak veya içerisinde bulunduğu siyasi partinin icraatlerini beğenmeyip  ayrılmak ,mensubu bulunduğu eski partisini eleştirmek her insan için medeni bir hak olup asla hainlik ve ihanet olarak değerlendirilemez.

Pr. Dr. Necmettin Erbakan Hocanın Liderliğinde faaliyet gösteren Milli görüş Hareketi olarak da bilinen Fazilet Partisi içerisinde siyaset yapan bazı kesimler Erbakan Hocanın liderlik / yönetin anlayışını beğenmeyip, yeni bir vizyon ve bakış açısıyla politika yapacaklarını beyan ederek /gömlek değiştirerek  Fazilet Partisinden ayrılıp Ak Partiyi kurdular.

Fazilet Partisinden ayrılıp Ak Partiyi kuranlara kimse  davaya ihanet etti veya vatan haini demediler.

Ak Partiyi kuran ekip ,yeni bir vizyon ve anlayış ile seçimlere girdi ve aralıksız yaklaşık yirmi yıldır iktidarda kaldılar.

Ak Partide Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Bakanlık ,Milletvekili, Belediye Başkanlı ve yöneticilik yapmış bu insanların iktidarın  yaptığı icraatları, uyguladığı politikaları ve yönetim aylayışını beğenmeyip/yetersiz bularak eleştiri haklarını kullanmaları ve yeni siyasi hareketlerin içerisinde görev almaları en demokratik anayasal bir haktır.

Ak Parti kendi partilerinden ayrılıp yeni siyasi parti kuranları veya partinin politikalarını yetersiz bularak eleştirenleri davaya ihanet ve hainlik olarak görüyorsa, onlar da Milli Görüş Hareketi ve Lideri Erbakan Hocaya ihanet etmişler demektir.

Bütün siyasi partiler, sendikalar, dernekler ve STK  ların politikaları ve icraatları ve liderleri eleştirilebilir/ eleştirebilmelidir. Hiç bir siyasi parti ve lideri kutsal değildir. Siyasi partiler de dava merkezleri değildir.

Ak Parti iktidarı kendisini devletin yerine koyarak kendisine yapılan eleştirileri devlete yapılmış gibi  haksız bir algı yaratarak toplumu baskı altına almaya çalışıyor. İktidarın bir an önce bu algıdan kurtulması gerekir.

Geçen hafta Adıyaman’da yerel yayın yapan bir televizyon kanalında konuşan  Ak Parti Adıyaman Milletvekili tam da yukarıda anlatmaya çalıştığım şekilde canlı yayında şöyle diyordu; Millet ittifakını oluşturan 6’lı masanın altında ve üstünde, PKK, FETÖ, tüm yasadışı örgütler ile  Türkiye’ye karşı olan tüm güçlerin bulunduğunu iddia etmekteydi. Yani Ak Patiye karşı olmak Türkiye’ye karşı olmak demek  istiyor.

Bu çok vahim bir durum çaresizliğin, umutsuzluğun bir sonucudur. Siyasi Partiler Yasasına göre kurulmuş ve Seçim Yasasına göre seçimlere giren siyasi partiler ile Ak Partide Başbakanlık ve Bakanlık yapmış Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’a nasıl yasadışı örgütler ile Türkiye’ye karşı olan dış güçler ile işbirliği içerisinde olduğunu söyleyebiliyorlar.

Eğer bu siyasi parti ve yöneticileri yasadışı örgütler ve dış güçler ile işbirliği içerisinde hareket ediyorlarsa devletin tüm imkanları elinizde belgeleriyle beraber ortaya koyar adli mercilere teslim edersiniz, tüm Türkiye bu  siyasi parti ve yöneticisi vatan hainlerini tanısın/görsün ve buna göre karar versin.

Millete anlatacak yeni projeleriniz/hikayeniz kalmadıysa bu tür argümanlara başvuruyorsanız da millet seçimlerde cevabını verir.

                                                       

                                                           Kemal ÇETİNKAYA

                                                             Ağustos 2022

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 3 ay önce yayınlandı. 627 Defa okundu.