Yoksa sizin hiç bir hayalimiz yok mu yoksa hayal kurup varsa da hayallerinizi gerçekleştirmeye ne dersiniz?
Mehmet Arutay

Mehmet Arutay

marutayq@kahtahaber.com


 İnsanın hayatına anlam katan, yaşamını renklendiren, insana yaşama sevincini veren, insanı sınırlandıran ve sınırsız kılan hiç kuşku yok ki hayallerdir, çünkü insanın hayatı kurduğu hayaller ekseninde şekillenir. Hayal kurmayan insan yoktur lakin hayallerinin gerçekleşmesi için bütün imkânlarını seferber eden insan çok azdır. Hayallerinin peşinden koşmak için hayale koşulan yolun niteliği ve niceliği çok önemlidir.Hayallerimiz ile biz arasındaki her zorluğa katlanıldığı vakit amaca ulaşmak kolay olacaktır. Şunu da unutmamak gerekir ki hayallerimizin önündeki en büyük engel biz kendimiziz. Kendini aşmayan bir birey hiçbir engelin üstesinden gelemez.

İnsanın hayatı kurduğu hayallerle sınırlıdır ancak.Sıradan, rutin bir hayat yaşa, hiçbir çaba gösterme, onun bunun dediğini kafanda ve yüreğinde büyütüp kendin olmaktan vazgeç, armut piş ağzıma düş mantığıyla hareket et ve sonra da hayallerinin gerçekleşmesini bekle. Üç kuruşa beş köfte devri çoktan bitti. Hayat ucuz değil artık, hayallerin gerçekleşmesinde insanın kendini tanıması, sınırlarını bilmesi, yeteneklerinin farkında olması da çok mühimdir.Hayallerin suya düşmesinin temelinde de gerekli şartların sağlanması için bir çaba gösterilmemesi yatar.Hayalleriniz ne kadar büyükse cefasıda sefası da o kadar büyük olacaktır.Nasıl ki kemik eti ayakta tutuyor, çabada hayali ayakta tutup gerçeğe dönüştürür. Azim,çaba, kararlılık, sabır insanın tasavvur ettiklerini ete kemiğe büründüren önemli kavramlardandır. Bilgi bile insanın hayal gücüne göre şekillenir.Sıra dışı bir uçağı hayal eder ve hayal ettiğiniz uçağın tasarımını ve işleyişini kelimelere döküp onu bilimsel olarak var edersiniz. Bilim ancak insanın hayal dünyasına göre değişip gelişir ve şekillenir Bundan dolayı hayallerimizi büyük tutup bilime katkı sunmalıyız ki toplum kendini küllerinden yeniden var etmeyi başarırsın.Sabahtan akşama kadar televizyon izleyerek, kendini akıllı telefona hapsederek, hayatını ve geleceğini bilgisayar oyunlarına feda ederek, benim hayallerim var onları gerçekleştireceğim demek büyük bir yanılsamadır.Başkalarının hayalleriyle hayatımızı sürdürmek zamanla bizi değersizleştirip bitirecektir. Bunun farkında olmak gerekir.

 Hayali olmayan bir birey bitmiş, hayalden yoksun bir toplum ise yok olmaya mahkûm etmiştir kendini. Hedefi olmayan gemiye rüzgâr bile yardım edemez sözünden olduğu gibi hayali olmayan ve bu uğurda varını yoğunu feda etmeyen toplumlarda da huzur olmaz, üretim sıkıntısı yaşanır, bireylerin geleceğe dair bir beklentisi yoktur, eğitim ve öğretimde hiçbir zaman istenilen seviyeye ulaşamazlar, ekonomileri pamuk ipliğine bağlıdır. Bu tür toplumlar ancak hayal edip hayallerinin gerçekleşmesi için gece gündüz uğraş verirse felaha kavuşur.Başkaları hep hayal edip gerçekleştirecek biz her daim takip mi edeceğiz. Bu aczimizin, tembelliğimizin farkına varıp kendimize çekidüzen vermeden bir ileri iki geri yolumuza devam edeceğiz ne kadar yol aldıysak artık. Hayaller yaşam tarlasından geçerken elimizden yüreğimizden ve gönlümüzden toprağa düşen tohumlardır. Tohum ve tarla için de çalışıp çabalamamız gerekir ki hayaller vücuda gelsin. Unutmayın geleceğiniz sadece sizin hayal gücünüzle sınırlı olacaktır  (BrianTracy).  Hayal gücümüz geleceğimizi belirleyecek kadar önemli bir yere sahiptir.Daha özgürdaha aydınlık daha huzurlu mutlu ve güzel günler için hayal âlemine girip gerçekleştirmeye çalışmalarımızla bu makûs talihimizi değiştirmemizin zamanı gelmedi mi? ‘’insan hayal ettiği müddetçe (Yaşar Yahya Kemal Beyatlı). Hayatı özetleyen söz bu olsa gerek.Lisede okurken babasını feci bir trafik kazasında kaybeden bir arkadaşım vardı. Annesi bir yandan kocasının kaybetmenin derin üzüntüsü içinde yaşarken bir yandan da altı boğaza tek başına nasıl bakacağını ve eğitimleri ile nasıl ilgileneceğinin endişesi içindeydi. Kocasından kalan küçük bakkal dükkânı ile çocuklarının geçimini temin ederken aynı zamanda da onların okulda başarılı olması için de çok büyük fedakârlıklarda bulundu.Azmetti veçok çalıştı.Bazı zamanlar dükkânı kapatıp okulda çocuklarının durumunu sordu, kitap kalem ne gerekiyorsa aldı, onların üzülmemesi ve başarılı olması için gecesini gündüzüne kattı.Kadının bir hayali vardı çünkü. Çocukları okuyacak doktor, öğretmen ve avukat olacaklardı. Hayalin omurgası çaba fedakârlık ve azim değil mi? ancak hayal edip hayallerinin peşinden gidenler hayattan zevk alır derler ya doğrudur.Gel zaman git zaman kadın iki oğlu alanında uzman birer doktor, biri Milli Eğitim Müfettişi biri İngilizce öğretmeni sonuncusu ise iyi bir komiser oldu. İnsan hala içindeki tanrısal gücün farkında değil maalesef. Oysaki azmeder çalışır ve hayallerine giden yolda cefa çekmeyi göze alırsa gerçekleşmeyecek hiçbir şey yoktur. Mazeretlerin arkasına sığınmanın hiç kimseye bir faydası olmayacaktır. Hayallerimizden ne de çabuk vazgeçiyoruz değil mi? çevremizdeki insanların da hayallerimizin gerçekleşmesi üzerinde olumlu, olumsuz etkileri vardır; fakat biz güle ulaşmak için dikenlere katlanmaya razı olacağız. Yoksa hiçbir zaman hayallerimizi gerçekleştiremeyeceğiz. 1944 yılında Nobel Edebiyat Ödülü sahibi ünlü Fransız yazar Andre Gide:’’ insanın hayatı insanın hayalidir’’ der gerçekten de hayatımız hayallerimize göre şekillenmiyor mu? Belki de hiç hayal kurmadığımız için hayattan zevk alamıyoruz ve hayatı anlamlandıramıyoruz.Hayalleri için yaşayan insanlar sayesinde hayat biraz olsun kolaylaşıyor ve yaşanabilir bir hal alıyor bana göre.

 Hayal kurmanınyeri, zamanı ve yaşı yoktur; fakat çocukken kurulan hayaller adeta tüm dünyamız olur, o kurulan dünyanın içinde yaşar gerçekleşeceğine inanır ve o hayal için her şeyi yapacak gücü buluruz kendimizde. Çocuklarımıza hayal kurmayı ve hayalleri için çaba göstermesini öğretirsek bizim de en büyük hayalimiz olan çocuklarımızın geleceğini kurtarmış olmaz mıyız? Bütün ülkelerde özellikle ülkemizde bir Hayalleri Gerçekleştirme Bakanlığının kurulması gerekir. Çocuklar ve gençler hayal kuracak bakanlık da bunu gerçekleştirmeleri için imkân sağlayacak.İçinde yaşadığımız toplumda insanların birçoğu hayal ettikleri yerde değiller bu da bilginin, kültürün, üretimin ve gelişmenin önündeki en büyük engeldir. ‘’En büyük işler büyük hayal sahibi insanlarca başarılmıştır.’’ der İngiliz oyuncu William Russell. Siz hayal edin, biz gerçekleştirelim reklamına kanmayın hayal edin ve hayallerinizi kendiniz gerçekleştirin. Sen hayal âleminde yaşıyorsun diyen insanlara asla kulak asmayın sadece acıyın onlara bir hayalleri bile olmadığı için. Şu ölümlü ve geçici hayatta hayaller yıkıldıktan sonra insanın ayakta kalması düşünülemez.Yaşasa da et ve kemikten bir robot gibi yaşamaya mahkûm olur.Zaten içinde yaşadığımız dünya bir hayalden ibaret değil mi? gerçekleri bedene, hayali ise ruha benzetiyorum.Bedeni ayakta tutan onu canlı kılan ona güç verip ve onu güzelleştiren ruh değil midir? Okula ilk başlayan öğrenciye sorarlar :’’Ne olmak istiyorsun?’’ Bana göre bu soru okulun asıl amacını ihtiva ediyor.Sadece eğitim öğretim kurumları hayalleri gerçekleştirme yeri değildir tabi; fakat bilimden, kültürden ve toplumun değerlerinden yoksun bir hayalinde bir kıymeti harbîyesi yoktur çünkü insan sadece kendi çıkarları üstüne hayal kurmamalı.

   Tarihin tozlu raflarını karıştırdığımız zaman hayallerini gerçekleştiren bireyler öncelikle kendisine değer katar ve aynı zamanda insanlığın daha insanca yaşamasına da katkıda bulunur.Şu da bir gerçektir ki hayal kuran bütün insanların hayallerinin gerçekleşmesi mümkün değil; fakat hayal kurmak hep sıradan bir yaşam sürmekten daha iyidir. Edison lambayı bulmadan önce ona bir hayaldi hep istedi hep olacak dedi en az iki bin defa denemiş bulmak için bunu biliyor muydunuz? İmkânsız olan istisna durumlar hariç tüm durumların gerçekleşme olasılığı vardır bizler için imkânsız da yapılabilir ama vakit alır.Yoksul bir adam hayal edin fakirliği hiç dert etmiyor. Kendine daima olumlu mutlu ve ılımlı; fakat hayal de hep zengin olmak var. Buna canı gönülden inanıyor.Bir gün çalıştığı yere avukatlar gidiyor üvey babasının tek varisi olarak yüklü bir miras kazandınız. Adam sevinçten havalara uçuyor, hayallerinden hiç kopmadığı ve onlardan hiç vazgeçmediği için. Yeter ki insan inansın inanmak hayalleri gerçeğe dönüştürmenin en önemli basamağıdır unutmayın.

İnsan aklını ve gönlünü ne ile istila ederse onun gerçekleşme ihtimali daha fazladır. Hayata, kendine ve topluma sürekli olumsuz bir nazarla bakan, her daim olumsuz cümleler kuran ve yaşadığı güzel olumlu olayların farkında bile olmayan insan asla hayal kuramaz ve bu tür insanlar dilleriyle etrafını zehirlenmekten kalp kırmaktan, negatif enerji yaymaktan, toplumu uçuruma sürüklemekten ve başkalarının da hayallerinin köküne dinamik koymaktan başka bir işe yaramaz mahlûklardır. Hayatta en çok bunlardan çeker hayal dünyası zengin olan insanlar.Hayalleri için birçok şeyden vazgeçenler için bu tür insanlar gülün etrafındaki dikenler gibidir.Güller dikenleriyle konulmaz mı? Hayat insanın hayal gücüne göre büyür ve küçülür. Hayal kurmamakbizi dar kalıplara hapseder ve mutlu olmamıza engel olur.Hayatta kaybedecek birşeyi olmayan kimlerdir Tabii ki hayallerden yoksun olanlardır. Bir hayali olanlar her anına anlam katar, zamanı sonsuzlaştırır ve etrafındaki her şeye farklı bir nazarla bakar.

   Beynimizdeki boşluktan bir hayat yaratmak için hayal kurmamız şart. Kurduğumuz hayali zihnimizde görselleştirirsek onu somutlaşmış olur ve ona kavuşmayı daha kolaylaşmış oluruz. Görselleştirmeyi kullanmak hormonları ve Sinapları harekete geçirerek hedefimize ulaşmayı kolaylaştırır. Senaryoyu kafamızda kurduğumuzda gerçek hayatta karşılaşacağımız durum daha bildik tanıdık ve basit gelecektir. Bunu sanki daha önce yapmışız gibi hissedeceğiz. Bütün bunları yaparken kendi kafamızdaki olumsuz seslerle de mücadele edeceğiz. Asla pes etmeyecek ve hayallerimiz ve çabamız sayesinde kâinata meydan okuyacağız.Hayal edip devlet kurmak isteyen kurmadı mı, yıkılan bir devleti derleyip toparlayarak ondan yepyeni bir devlet hayal eden bu hayale ulaşmadı mı? Kütle çekim yasasını bulan Isaac Newton hiç pes etti mi, bütün olumsuzluklara rağmen elektromanyetik indüklem yasasını bulan Michael Faraday Hayal dünyasını genişleterek başarıya ulaşmadı mı, özel görelilik yasasını bulan Albert Einstein hayatında yaşadığı bütün olumsuzluklara rağmen pes etmeyip hayalini gerçekleştirmedi mi? Daha Kimler var kimler…

Yoksa sizin hiç bir hayalimiz yok mu yoksa hayal kurup varsa da hayallerinizi gerçekleştirmeye ne dersiniz?

Mehmet ARUTAY

Cendere Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 3 hafta önce yayınlandı. 1524 Defa okundu.