Okumayla uyarılmamızın temel sebebi özümüzün bile bilimsel bir dayanağının olduğunun kanıtıdır.
Mehmet Arutay

Mehmet Arutay

marutayq@kahtahaber.com


Her insanın yücelmesi, değer görmesi, önemsenmesi, kendini bulması, hayata meydan okuması, kendisine, çevresine faydalı olması, sevgiyi hayatın merkezine yerleştirmesi için tüm insanlığa ‘’kitap okuma aşısının’’ yapılması gerekmez mi?

               Yaratıcının tüm insanlığa gönderdiği peygambere bile “İKRA” demesi bize insanın ve insanlığın ancak kitap okumayla düzelebileceği ve düzeltilebileceğini gösteriyor. Okumayla uyarılmamızın temel sebebi özümüzün bile bilimsel bir dayanağının olduğunun kanıtıdır.

               İnsan bedeni nasıl egzersiz yaparak gelişir ve sağlam bir hâl alırsa, zihnimiz de ancak okuyarak gelişir ve çevreyi aydınlatır. Evde ailemizin, dışarda vatandaşlarımızın, iş yerlerinde işçi ve patronlarımızın, okulda öğretmen ve öğrencilerimizin kısacası toplumumuzun her kesiminin hurafelere, kine, öfkeye, nefrete, boş sözlere meydan okuyup gelişmesi için kitap okumanın nefes alıp vermekten daha çok önemsenmesi ve önemsetilmesi gerekir.

               Duygularımızın, düşüncelerimizin, hayallerimizin, umutlarımızın daha sanatlı, daha anlaşılır bir şekilde ifade edilebilmesi için kitap okumayı boş zamanlarımızda değil tüm zamanlarımızın en vazgeçilmez alışkanlığı haline gelmesi gerekir. ‘’Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?’’ tabi ki olmaz. Okuyan, bilen bir toplumda anlamsız kan davaları olmaz, hak, adalet, sevgi kavramları sözde değil uygulamalı olarak hayatta yerini alır.

               Okuyan toplum üretir, hayatı anlamlı kılar. Yeryüzünde okuyan toplumların refah düzeyinin çok iyi bir düzeyde aldığı kanıtlanmıştır; çünkü okumayan bir toplumun üretmesi refah düzeyinin iyi olması düşünülemez.

               Eğitimde başarılı, kendini gerçekleştirebilen, sorgulayabilen, bilgilerinden hareketle insanları aydınlatıp onlara yol gösteren, faydalı olan, insan hayatını kolaylaştıran, geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarıp geleceğe yön veren, rakip anlayışını yıkıp yardımlaşma ve dayanışma kültürüne sahip, yeni eserler, yeni buluşlar, yeni ve faydalı fikirler vücuda getiren, kendi özüne sahip çıkan bireyler yetiştirmek için okulun ve toplumun tüm beyinlerinin temeline kitap okuma alışkanlığını yerleştirmemiz gerekir.

               Kitap okuma alışkanlığı sadece okuyan kesimle sınırlandırmak, çatışma ve savaşma kültürünü topluma hâkim kılmak demektir. Çünkü kitap okuyanın kültürü ve dünyası kitap okumayanın kültürü  çok farklıdır. Kitap okumayı ailenin tüm bireylerine aşılamamız gerekir, unutulmamalıdır ki eğitim aileden başlar.

               Tüm insanlığı değiştirmek için de değişimi kendimizden başlamalıyız bu da kitap okuma alışkanlığını tüm yaşamımıza yerleştirmekle olur; çünkü ‘’Okumak,kişinin kendisiyle buluşmanın en kestirme yoludur.’’ Okumayı hayatın merkezine yerleştirip yeni bir dünya kurmanın zamanı gelmedi mi?

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 1 hafta önce yayınlandı. 530 Defa okundu.