Rasulullah (sav)efendimiz doğup büyüdüğü ve çok sevdiği o yurdunu terke maruz kalacağını peygamberliğinin daha ilk günlerinde anlamıştı.
Mehmet Cömert

Mehmet Cömert

mehmet.comert@kahtahaber.com


Hicret yurdu :
Medine

Hicret, her hak
ve hakikati yayan peygamber ve salih insanların yaşadığı bir kader ve cetin bir
imtihandır.Atılacak hakikat tohumlarının selamet içinde büyüyüp gelişmesi,hayat
veren meyveler vermesi  için uygun bir
zemin ve ortam  arama  gayretidir hicret.Rasulullah (sav)efendimiz
doğup büyüdüğü ve çok sevdiği o yurdunu terke maruz kalacağını peygamberliğinin
daha ilk günlerinde anlamıştı. Hz. Hatice(ra) validemizin akrabası Varaka
bin Nevfel,
efendimize ‘Keşke senin kavmin seni yurdundan çıkardığında sağ
olsaydım da sana yardım etseydim’ dediğinde , Rasulullah(sav) efendimiz
birazcık şaşırmış ve ‘ Demek onlar beni çıkaracaklar’ dediğinde, Varaka: ‘Senin
gibi risalet misyonu taşıyan her kesin kaderi budur’  diyerek onu teskin etmeye çalışmıştı.

Evet Efendimiz
hicrete zorlanacaağını Varaka’dan duymuş ama  bunun nereye ,ne zaman ve nasıl
gerçekleşeceğini henüz bilmiyordu. Aradan bir kaç yıl geçmişti ki Kureyş’in
dayanılmaz baskıları onu ve ashabını bir hicret yurdu aramaya sevk etti. Mekkelilerin
yaptıkları işkence ve haksızlıklar artık takat getirilemez sınıra ulaşınca
müslümanlar inandıklarını özgürce yaşayabilecekleri bir yurt arayışına
girdiler.

Malum olduğu
üzere ilk hicret yurdu Habeşistan olmuştu. Çünkü bu ülkenin idarecisi Necaşi
adil ve merhametli biriydi.Necaşi kendisine sığınan bu müslümanları kabul etti
ve iyi davrandı.Kureyşin Habeşistana göçen bu muhacir müslümanların geri  iadesini sağlamaya yönelik girişimleri de
Necaşi’nin müslüman muhacirlere karşı beslediği olumlu tavrı sonucunda akim
kaldı.Necaşi çok geçmeden  İslam’ı kabul
etmiş ve Rasulullah efendimizin yanında olup ona hizmet etme temennisinde
bulunmuştur. Efendimize onun vefat heberi  ulaştığındakendisi için gıyabi cenaze namazı kılmıştır.

 

Habeşistan’a
gerçekleşen ilk hicretin ardından bir kaç yıl sonra Efendimiz hac mevsiminde Medine’den
gelen bir gurup insanla görüştü. Tarihte birinci ve ikinci akabe beyatları
olarak anılan görüşmeler sonucunda Rasulullah dahil bütün müslümanların
Medine’ye (Yesrip) hicret etmeleri karalaştırıldı. Çünkü Mekke’de müslüman
kalarak yaşama imkanı kalmamıştı artık.

 Medine bu karardan sonra İslam’ın ve
müslümanların   yurdu ve ilk başkeni olma
şerefine nail oldu. Artık Medine sıradan bir toprak değil, tarihin akışını değiştiren
bir hareketin koruyucusu kutsal bir belde oldu.Medine’nin  ‘Ensar’ diye Kur’an’ın övgüsüne mazhar olan mümin
halkı da tarihin şeref levhalarında yerini aldı.Canlarını ve mallarını İslam ve
onu tebliğ etmekle memur kutlu elçi için feda ederek her iki dünyanın hayrına
nail oldular.

 

 

Medine hicret
olayından sonar İslam’ın kutsal saydığı üç şehirden biri oldu.Bu her üç beldeyi
(Mekke,Kudüs,Medine)mukaddes kılan,orada vaki olan önemli tarihi olaylardır
elbette. Özellikle bu her üç şehirde bulunan  mescitler, kutsallığın merkezi durumundadır.Ka’be-i
Muazzama,Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa’nın kutsallığı nasslarla sabittir.Buralarda
yapılan ibadetler sair mescitlerde yapılanlardan çok daha değerli
kılınmıştır.Bu üç mescitte ibadet ve dua etmek için uzak yerlerden gelmenin
meşruluğu da nass ile sabittir.

Medine’nin  İslam’ın ilk başkenti oluşu Hulefa-i Raşidin
döneminin son dönemlerine dek sürmüştür.İslam tarihinin en büyük fetih ve
başarıları buradan alınan kararlarla gerçekleşmiştir.İslam’ın ilk nesli burada
yetişmiş ve cihana İslam’ın nuru  buradan
yayılmıştır.

 

 

 Medine-i Münevvere’ye  kutsallık payesini veren orada cereyan eden
tarihi önemli olaylardır dedik. .Hz Rasulullah(sav) efendimizin oraya hicret
etmesi,ilahi vahyin büyük kısmının burada nazil olması ve Hz Peygamber
efendimizin burada vefat edip burada medfun olması  Medine’ye kutsallık katan önemli olayların  başlıcalarıdır.

 İslam tarihi açısından Mekke-i Mükerremeyi tohumların
filizlendiği bir seraya benzetilirse Medine-i Münevvere de o filizlenmiş tohumların
ağaç olup meyveye durduğu münbit bir tarlaya benzetebiliriz.

Hicret yurdu  şirin Medine’de geçirdiğim şu iki ayda
gözlemlediğim  olayları nasip olursa siz
değerli okurlarımla paylaşmaya  çalışacağım.
Kutsal beldelerden selamlar. Dua eder dua beklerim.

 

 

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 2 ay önce yayınlandı. 290 Defa okundu.