Osmanlının yıkılmasıyla beraber bütün bir bölgemiz yetim kaldı.
Mehmet Cömert

Mehmet Cömert

mehmet.comert@kahtahaber.com





 Osmanlının yıkılmasıyla beraber bütün bir bölgemiz yetim kaldı. Ancak, Osmanlı bakiyesi ülkelerden yetimlik yaşamış ülkeler arasında Yemen'in durumu daha bir belirgindir.
 
Yemen, öteden beri hep zorluklarla anılan bir yer olmuştur.Coğrafyasının haşinliği, halkının fakirliği, merkezi idareden uzaklığı ve ulaşımının zorluğuyla hep hatırlanmıştır.Doğrusunu söylemek gerekirse Yemen, Osmanlı idaresinden yeterli ilgi ve desteği de bulamamıştır.Çoğu defa askeri karekteri baskın,otoriter yöneticilerin elinde Yemen halkı çok zorluklar yaşamış;İstanbul tarafından  istenmeyen memurların  sürgün yeri muamelesine tabi tutulmuştur.Yani, TC yönetiminin bugün Şırnak, Hakkari ve Kürdistan'daki diğer  yerlere bakışı ne ise, Osmanlının Yemen'e bakışı da öyle olmuştur.
 
Yemen, Osmanlının son dönemlerinde bazı isyanlarla da gündeme gelmiştir.Avrupalı devletler stratejik konumu eşsiz olan bu ülkeyi denetlemek isteyince sıkıntılar doğmuştur.  Osmanlının güvenlik ağırlıklı politikaları ise bu isyanların doğmasında önemli bir etken olmuştur.
 
Yemen, anadolu halkının  hafızasında  hep acılarla hatırlanmış,yanık türkülerle zihinlere kazınmıştır:
Ano Yemendir,gülü çemendir!
 
Giden gelmiyor,acep nedendir?!
 
Osmanlı, sadece Yemen'e değil,kendisine bağlı Kuzey Afrika ülkelerine de gerekli ilgi ve korumayı sağlayamamıştır. On sekizinci asrın ortalarından itibaren avrupalıların işgaline uğramış olan Cezayir ve Libya gibi ülkeler, avrupalılar tarafından kolayca işgal edilmiş ve sömürgeleştirilmişlerdir.Osmanlı idaresi, Fransa'nın Cezayir'i işgaline sadece bir kınama ile karşılık verebilmiştir.Avrupalılardan aldığı borç  paralar ile boğazın iki yakasında saraylar inşa eden osmanlı, ellerinin ve kollarının kesilmesine ses çıkaramamıştır.
Yemen'in Osmanlı döneminden beri yaşadığı yetimlik bugün de hâlâ devam etmektedir.Komşuları zengin körfez ülkelerinin sadakasını bile göremeyen Yemen, dünyanın en fakir ülkelerinin başında yer alıyor.
 
Sadakasını bu fakir ülkenin insanlarından esirgeyen Suudiler ve zengin körfez ülkeleri şimdi Yemen'e milyarlarca dolara mal olan bir operasyon sürdürüyorlar.Günlük ihtiyaçlarını temin edemeyecek kadar perişan, işsizlik ve cehaletin yüksek seviyelerde seyrettiği bir ülkenin başına zengin komşuları tarafından bomba yağdırılması nasıl izah edilebilir?
 
Amerikanın bölgedeki kirli siyasetinin baş temsilcisi olan Suudi hanedanı, Irak ve Suriye'den ders çıkarmamış görünüyor. Suudi şefleri, ABD'nin emriyle sekiz yıl İran'a saldıran Saddam'ın savaş faturasını ödediler. Daha sonra ABD'nin Irak'ı işgali sürecinde dönüp işgal güçlerine ev sahipliği yaptılar. İşgalin üzerinden bir kaç yıl sonra  Irak'ın ABD terafından altın tepside İran'a sunulduğundan dem vurmaya başladılar.
 
ABD'nin yeşil ışık yakmasıyla Suriye muhalefetini silahlandıran Suudi Arabistan, dört yıldan beri süren Suriye iç savaşında dökülen kanın baş aktörlerinden biri oldu.Dört yıl aradan sonra verdikleri silah ve paralarla  büyüyen IŞİD'e karşı oluşturulan koalisyonun  içinde yer alıyorlar.İran'da İslam Devrimi gerçekleştikten hemen sonra İran'ı 'Şia' ilan eden Suudi, o günden beri mezhepçilik  ateşini körüklemek için milyarlarca dolar harcadı. Doğruyu söylemek gerekirse mezhepçilik fitnesini ilk başlatan Suudi olmuştur.
Kendilerine ait bir siyasete sahip olamamış,daima ABD'nin peşinde koşmuş olan Suudiler,geçmişten hiç ders almamış görünüyorlar.
Şimdi Suudilerin Yemen'e saldırılarının gerekçelerine bakalım: Efendim Yemen'de istikrar bozulmuş,İran Husileri destekliyormuş,arapların ulusal güvenliği tehlikeye girmiş,Yemenin güvenliği körfezin güvenliğinin bir parçasıymış vs..vs..
 
Fakir Yemen halkını katleden bu yalancı, amerikan uşağı yönetimlere sormak lazım: Siz Mısır'da meşru yönetimi deviren cuntaya neden müdahale etmediniz?Bilakis meşruiyetin temsilcisini olan İhvan idaresini devirmek için her tür yardımı yaptınız.Yani, -iddianıza göre-İran destekli Husilerin yaptıklarını siz dün Mısır'da,daha önce de Bahreyn'de yapmadınız mı? Mısır'da meşru yönetimi devirmek için milyar dolarlar akıttınız, akıtmaya devam ediyorsunuz.
 
Peki, şu İsrail'in altmış yıldan beri yaptıkları Arap ulusal güvenliğini tehlikeye atmadı mı? İsrail'e karşı neden bir şey yapmadınız? İsrail'e bir şey demediniz, diyemediniz; ama ona karşı onurluca direnen Hamas'ı terör örgütü  ilan ettiniz. Söyleyin siz ne ayaksınız böyle?
Doğrusunu söylemek gerekirse  siz, Arap ulusal güvenliğini korumak için değil,İsrail ulusal güvenliğini sağlamak ve ABD'nin çıkarlarını korumak için müdahale ettiniz.İşlediğiniz bu ihanetin cezasını çok geçmeden göreceksiniz.Suriye'de, Bahreyn'de, Mısır'da Libya'da ve Yemen'de akıttığınız masum kanların hesabını vereceksiniz.
 


Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 3 yıl önce yayınlandı. 3563 Defa okundu.