Eski Kahta tarihi, bir bakıma Kommagene tarihi demektir. Krallığın en değerli mabedi ve kaya yazıtları buradadır.
Mustafa Kayahan

Mustafa Kayahan

mustafa.kayahan@kahtahaber.com


Eski Kâhta Değirmen/Nymphe Suyunun Efsanevi Hikâyesi

Kâhta Haber/Mustafa KAYAHAN

Eski Kâhta tarihi, bir bakıma Kommagene tarihi demektir.
Krallığın en değerli mabedi ve kaya yazıtları buradadır. Kommagene ülkesinin
tarihi, önemli ölçüde aydınlanabilmişse bu, Eski Kale’deki Arsameia mabedinin
kayalarına nakşedilmiş yazılar sayesindedir. Söz konusu kalede çok değerli
antik sanat eser mevcut ise de esas bilgi kaynağımız kaya yazılarıdır.
O yazılar iki bin yılı aşkın süredir orada, olduğu gibi duruyor (kitabenin
yıkıntılarla kapanmış olması büyük şans). Ne kimse birkaç kelimesini çarpıtıp
çıkarı uğruna yorumlayabilmiş, ne de gerçekliği tartışma konusu olabilmiştir. O
yazılar, bir tarihçinin ifadesiyle “biraz tahrip olmuş ama hiç tahrif olamamış,
tarihin en eski edebi metinlerdir”

Eski Kale olarak bilinen ArsameiaKalesindeki yazıların
hem alfabesi hem de dili Grekçe/Yunancadır. Bu da Büyük İskender’in bölgede
geliştirdiği kolonizasyon ve asimilasyon çabasının ne kadar etkili ve kalıcı
olduğunu gösterir. Kalıcılık, sadece yazı dili ve heykeltıraşlık sanatıyla
sınırlı olmayıp, mitolojik inanç kültündeki varlığını da koruyabilmiştir.
Örneğin, Kutsiyet addedilen birçok yer ve hayali (peri vb.) varlıklarla ilgili
inanç, biraz kılık ve içerik değişimine uğrayarak, günümüze kadar
gelebilmiştir. Söz konusu inanışlar, mevcut inanç kültüyle paralellik
gösterdiği ve çatışma oluşturmadığı için,genellikle sorgulanmadan,
kabullenmiştir. Bu tür etkileşimleri sezmek için yerel coğrafyayı, ana inançtan
sapmış yerel inanışları yani yerel ritüelleri iyi bilmek gerekir. Bugünün,
binlerce yıl geçmişten gelen inançlarla nasıl etkileşim içine girdiğinin
tespiti, akademik bilgi kılavuzluğunda,yerel kültür ve inançların etkileşimini
yorumlayabilen yerel kişilerin çabalarına ihtiyaç vardır.

Adı “Nymphe Suyu” olması gereken Eski Kâhta ‘Değirmen
Suyu kaynağın Mitolojik Hikâyesi,
yukarıda sözü edilen kültürel etkileşimin iyi örneklerinden biridir.

Eski Kalenin kitabesindeki bir anlatımda; Antiokhosların
atası Arsames, Nymphaios’un memelerinden fışkıran berrak ve buz gibi bir suyun
uçurumundan gürül gürül aktığını görür. Bu güzel suyun hatırına yakındaki
yerleşim yerini yeniden inşa ederek mamur hale getirir. Su kıtlığını gidermek
üzere değerli kaynaklardan, şehrin yakınlarına su şebekesi kurar. Çayın
kıyısındaki sarp kayanın üzerine, hiçbir kuvvetin ele geçiremeyeceği bir kale
inşa eder. Karşı kayanın üstüne de tanrı heykelleriyle süslenmiş etkileyici bir
mabet inşa eder. İhya ettiği bu güzel şehre, kendi adını yaşatsın diye Arsameia(Arsames’in
şehri)adını verir.

Arsameia Kitabesinin
Tercümesinde Tarihi Dikkatsizlik

Kitabedeki bir bölümün tercümesi olan anlatımda ikilem
yaratan ifade, metinde geçen Nymphaios/Nymphesuyunun(yanlış olarak) ‘Kâhta
Çayı’ şeklinde tercüme edilmesidir. Bu tercüme yanlışı, her iki suyun yani hem
değirmen suyu hem de Kâhta çayının şehrin yaşamında benzer öneme ve niteliğe sahip
olmasından kaynaklanıyor.Zannederim, Friedrich Karl Dörner,Nymphaios’un memesinden fışkıran su” tasvirine uyan, özellikle
“meme” ile kastedilen yerin neresi olabileceği konusuna yeterince ihtimam göstermemiş
ya da ayrıntıyı gözden kaçırmış olmalı. Bu tarihi dikkatsizlik nedeniyle Kâhta
çayı Nymphe Çayı olarak tercüme edilmiştir. Bir yerelin saha gözlemleriyle
bakıldığında Kâhta çayı ne bir memeden fışkıran kaynaktan ne de bir uçurumdan
akmaktadır. Tasvire tam uyan su, göğüs misali bir kayanın iki yanındaki
deliklerden, ya da Kral Arsames’in ifadesiyle Nymphe’nin memelerden fışkıran su
Eski Kâhta’nın Değirmen suyudur. Yoksa kaynağı Kommagene toprakları dışında ve
merkeze çok uzak olan “Kâhta çayı” değildir.

Değirmen suyunun,
Kaya yazmada geçen Nymphe suyu olduğuna dair başka bir argüman da “Nymphaios”adı’nın
etimolojisinde gizlidir. Nymphe veya Nymphaios
antik Yunan kültünde güzel su kaynaklarının yaratıcısı ve perisidir.Nymphaioslar
kaynakları yaratıp terk etmez. Kaynağın çevresinde oluşanorman ve kırları da
sahiplenir, koruyup kollarlar. NymphelerinBaş Tanrı Zeus’un kızları olduğu
kabul edilir. Çok güzel ve zariftirler. Özellikle, güzel suların kaynağının
çevresini kendilerine mekân tutarlar. Bulundukları kabul edilen bu tür yerler
dokunulmaz ve kutsaldır. Değirmen suyu, berraklığı ile etrafında sarmaş dolaş
olmasına izin verdiği yaban böğürtlenleri, yaban asmaları, yaban incirleri,
söğüt ve daha birçok ağaç türünün oluşturduğu vahşi bük,  yunan mitolojisindeki Nymphaios’un işlev ve mekântasvirini
pekâlâ karşılıyor.

Nymphe
Suyu Kutsaldır

Ayrıca, o vahşi bükün
“Kraliçe Nymphe”in payitahtı olduğuna dair inanç, eski kuşak yerel ahali tarafından
yakın zamana kadar taşınmıştır. Ne ilginçtir ki, Greklerin o gizemli inancına
bağlı kimi ritüelleryerel halkın hayalinde de kabul görüp uygulanmıştır.
Mesela, Nymphe suyunda (Değirmen suyu)boyca yıkananın dilek ettiği her ne ise
ona kavuşabileceği inancı yaygındır Bu inançla, Sofu Abbasların değirmeninin
tribününden akan sudan, (değirmen viran olmadan önce) belli bir ritüelle, akıbet
muamma olsa da, yıkananların olduğu bilinmektedir.Bu ilginç ritüel, Nymphaios’un
kaynak suları ve diğer mülküne izafe edilen kutsiyet tasvirinin, binlerce
yıllık yolu fazlaca değişime uğramadan katederek, ilgisiz bir inanca sahip olan
yerel halkaca paylaşıldığının somut halidir. Hem, böylece mitolojik tasvirin
“kutsiyet” nitelemesi de gerçeklik bulmuş oluyor.

Kaynağın
Fizik Tasviri

Suyun çıktığı kayanın
fizik şekli de Arsames’in “Nympe’inin göğsü” nitelemesine uygun düşmektedir.
Kaya,Ankar dağ silsilesinin LoriKayası’yla kesiştiği gedikten batıya doğru
uzanarak Samsat’ın yukarısında belirgin bir çıkıntı oluşturur. Bu çıkıntı her
ne kadar devasa bir kaya çıkıntısı ise de muhayyel evrendeki bir perinin
göğsüne benzetilebilir. Nihayet,çıkıntının uç noktasına yakın yerinde sağlı
sollu iki delikten berrak bir su fışkırabilmektedir. Çıkıntının sol tarafındaki
delikten Değirmen suyu, debisi Ankar platosunun kapalı havzasına düşen kar kalınlığına
bağlı olarak değişiklik gösterse de yılın dört mevsiminde koca değirmen taşını döndürebilecek
kadar akmaya devam eder.

Sağ delikte ise,
Ankar platosuna karın yoğun yağdığı yılların sadece Mart ve Nisan aylarında su gürül
gürül akar. Müteakip günlerde debisi hızla düşerek kurur. Platoya yeterli
kalınlıkta karın yağmadığı yıllarda kaynağın sağ tarafındaki memeden su akmaz;
kuru kalır!

Suyun sol gözünün
çıktığı kaynağın, yer hareketleri etkisiyle (deprem vb.), sekiz-on metre aşağı
kaydığı bilinmektedir. Mevcut görünüm Nyphaios’un memelerinin yaşlanmış sarkık
şeklidir.Neticede, muhayyel evrendeki Nymphaios’un göğsü açık ve kabarık, ama
memeler yaşlılığın ve insan acımasızlığı nedeniyle deforme olup zarafetini
kaybetmiştir.

Nymphaios’un
İntizarı

Yaşlılığına rağmen
yaşamayı, yaşatmayı elden bırakmayanNymphaios’un sol memesi, ne yazık ki insan
eliyle kesilerek kurumaya terk edilmiştir. Kayalıklar arsında yol bulup dışarı
sızan gözyaşı misali incecik sular ise Nymphaios’un Tanrısal ihtişamını ve
tebaasının payitahtını korumakta
zorlanmaktadır. Şu kesinlikle bilinmelidir ki, Tanrı kızları Nymphaioslara
adanmış “Kutsal kaynakları, ormanları, bükleri, mekânları kirletenlerin
bedenleri Apollon ve Herakles’in şaşmaz oklarıyla delik deşik olacak; bu
kişiler bedenlerinin derinliklerinde dayanılamaz acılar duyacaktır. Göksel
adaletin dehşeti olan Hera’nın öfkesi, onlara hak ettiği acımasız cezayı
verecektir. Bu canilerin kötü kanında payı olan nesebi o canileri kabul
ettikleri için, gelecek nesilleri (soyu) 
Tanrının kutsal mekânlarını kirlettikleri için Zeus’un yıldırımlarıyla
vurulup kül olacaktır”

Kitabenin bu kısa
kesitinden anlaşıldığı kadarıyla, Peri Yymphe’nin intizarı mülküne zarar verenlerin
geçmişteki ceddini de gelecekteki soyunu da asla iflah etmeyecektir!





































 

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 4 hafta önce yayınlandı. 505 Defa okundu.