30 yıllık devlet memuruyum.
Necati Atar

Necati Atar

necati.atar@kahtahaber.com





 30 yıllık devlet memuruyum. Devlet memurundan muhalif olmaz diyenlere hayret ediyorum. Hayatım boyunca hep iyi bir muhalif oldum. Babamın aday olduğu parti iktidar olamayınca ona bile muhalefet ettim. Sürekli methiyeler dizdiğim parti iktidardan olunca ona da muhalefet ettim. Benim ruhumda muhaliflik var; muhalefet yapmadan duramıyorum.
Siyasette en büyük suç iktidar olamamaktır, suçlunun yanında durmak da suç olduğundan kimse bana suç işletemez… İktidar aynı zamanda devlet demektir, devlet ekmeğimizi veren kutsal bir varlıktır. Kutsal olan her şeye saygı duymak ve yanında olmak vatandaşlık görevlerimizdendir. Aksini savunanlar en büyük düşmanımızdır. Hayatım boyunca hep ilkeli davrandım; hep muhalefete muhalefet ettim. Kimin muhalefet olduğuna bakmadan hem de…
Şuna inanıyorum ki, eğer doğru bir şey yapsalardı zaten iktidar olurlardı, olamadıklarına göre yaptıkları her şey yanlıştır. Onların dediklerine inanan da yanlıştadır. Bir devlet memuru olarak yanlış yapanların yanlışına asla düşmedim. Birçok dostum beni ilkesizlikle suçluyor. Dün ekmeğini yediğim sofrayı bugün bıçaklamakla itham ediyor.
Reddediyorum!
 Karşı çıkıyorum!
 Nefretle kınıyorum!
 Bir devlet memuru olarak hep devletin ekmeğini yedim ve onun her dediğini imanın şartlarından sayıp biat ettim.
30 yıllık devlet memuriyetim boyunca hiçbir zaman muhalefetin dediklerine kulak misafiri olmadım. Ne dedilerse karşı çıktım. En ağır hakaretlerde bulundum. Hatta genel başkanlarına bile demediğimi bırakmadım ve bugüne kadar hiçbir soruşturma geçirmedim. Bunu, düşünce özgürlüğü yok, memurlar siyaset yapamaz diyenler için yazıyorum. Siz siyaset yapmasını bilmiyorsanız, devletin dediklerinin aksine düşünüyorsanız devlet ne yapsın?
Kaderine cilvesine bakın ki, tam otuz yıldır hep iktidarın yanında durup, muhalefete muhalefet etmeme rağmen adım hep yandaşa çıktı. Benim gibi doğuştan muhalif birinin her dönem yandaş olarak anılması kanıma dokunuyor. Ben muhalifim, bana kalsa barajı aşamayan, aşsa dahi iktidar olamayan bütün partilerin kapatılması gerekiyor. Bunu bu ülkede benden başka söyleyen olmamasına rağmen hala muhalif olarak kabul edilmiyorum.
Bir de utanmadan muhalifliğin güce yani iktidara karşı durmakla mümkün olabileceğini iddia edenler var, gülüp geçiyorum, acıyorum o zavallılara.
Fırtınanın önünde kim durabilir?
 Dünyanın neresinde iktidara karşı durulabilmiş?
 Kitabın neresinde yazıyor? Bizim çizgimiz, duruşumuz, tavrımız net ve açıktır. Her zaman iktidar partisinden yana olmak ve iktidarın yanında durmayan herkesle sonuna kadar mücadele etmek.
Neye mal olursa olsun çıktığımız bu kutsal yolculuktan asla dönmeyeceğiz. İnceldiği yerden kopsun diyor ve herkese meydana okuyorum. İrili ufaklı birçok partiye meydan okumak öyle kolay mı sanıyorsunuz? Hem de iktidar olmuş bir tek partinin yanında yer alarak…
Bire karşı üç, bire karşı beş, bire karşı on, nereden gelirseniz, kiminle gelirseniz gelin. Hiç birinizden korkmuyor ve bütün gücümle haykırıyorum; tek başıma hepinize yeterim, hepinize karşıyım, siz bu ülkede nefes aldıkça bize durmak haram, sizinle mücadele etmek için durmak yok yola devam!
Fakat anlamadığım hala bana yandaş diyorlar.
Ben yandaşsam siz nesiniz peki?


Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 2 yıl önce yayınlandı. 4256 Defa okundu.