Ülkem Kürdistan’da yaşanan katliamlardan olacak ki, bir şair olarak duygularımı yitirdim.
Remzi Çakın

Remzi Çakın

remzi.cakin@kahtahaber.com





 Ülkem Kürdistan’da yaşanan katliamlardan olacak ki, bir şair olarak duygularımı yitirdim. Bu bir şair için çok vahim bir durum. Kan, gözyaşı, bomba, ölüm, jenosit, yıkım gibi acılar şiir yazdırmaz; kin ve nefret üretir. Şu an ki ruh halim de ancak kin ve nefret üretmekte.
Siyaset adına yapılanlar ise tam bir akıl tutulması. Bu hem Kürt hem de Türk siyaseti için geçerli. Halkın ezici çoğunluğu sürü mantığı içinde liderlerin beyanatları doğrultusunda ileriye ya da geriye ket vurmakta. Bu Türk ve Kürt halkı için de aynı.
İşin en acı yanı Kürt siyaseti Kürtlere hizmetten çok, Türk varlığına hizmet etmekte.
Daha da vahimi buna rağmen Türk varlığı Kürde ve onun siyasetine güvenmemektedir.
"Türk varlığı kendince haklı olarak" geleceğine düşman gördüğü Kürt varlığını yok etmek için üzerine düşeni yapmakta.
Oysa biz kendi ülkemiz için bir şey yapamama çaresizliği içindeyiz.
Olan bitene seyirci kalmak, insanın yüreğini acıtmakta. Kürdistan kan revan içinde çırpınmakta. Uğruna can verdiğimiz halk, yollarda kervan olmuş, yalın ayak.
Hendek kazıcılar sokak ortasında tank paletleri altında ezilmekte. Mühendisler ve müteahhitler pazarlık masasına gelmenin hevesi ile basında boy göstermekte.
Hendek seviciler heyecan ile Newroz bildirisini beklemekte. Serok ne vahiy(!) gönderecek, yeni süreç konsepti ne olacak, hendek savaşı devam mı edecek, yahut savaşa mı geçilecek?
Öz savunma hangi aşamaya geldi?
 Bundan sonraki “aşama stratejisi nedir,  yeterli göç oldu mu, fayda kalemleri memnun mu, fazla olan Kürt nüfusunda azalma oldu mu?” gibi soruların talimatıyla birlikte varsa bir eksiklik, Newroz programında devreye alınacak.
Beklenen Newroz kutlu olsun!


Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 2 yıl önce yayınlandı. 2422 Defa okundu.