Tek gelir kaynağı vergi olan bir ülkede yaşamanın verdiği zorluğu ele aldık.
Savaş YILDIRIM

Savaş YILDIRIM

s.yldrm02@gmail.com


Türkiye, tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşıyor. Piyasalar durgun, ödemeler beklemede, doların hızlı artışının önü kesilemiyor. Yeni sistemin vaatleri nerede?

Tek gelir kaynağı vergi olan bir ülkede yaşamanın verdiği zorluk, dışa bağımlılık.

Ya geliriniz dolarla olmalı, ya da enflasyona göre değişkenlik gösteren bir geliriniz olmalı. Aksi durumda, bizimki gibi gelir kaynağı vergi olan ülkelerde ekonomik kriz, tabanı çok hızlı etkiler.

Benjamin Franklin’in meşhur bir sözü vardır. “Ölüm ve vergiler dışında hiçbir şey kesin değildir.”

Sabah uyandınız.

Elinizi yüzünü yıkamak için lavaboya gittiniz. Musluğu açtınız ve güne 5 vergiyle başladınız.

  1. Katı atık bertaraf bedeli

  2. Katı atık toplama bedeli

  3. Atık su bedeli

  4. Çevre Temizlik Vergisi

  5. KDV

Belki biliyorduk, belki bilmiyorduk. Farkında değildik. Göz görmeyince gönül katlanıyor.

Bir kazanç/vergi tablosu oluşturmak istersek şöyle örnekleyebiliriz;

2017 yılı için;

Aylık brüt geliri 6.000 TL olan, yıllık 72.000 TL kazanan bir vatandaşın 25.000 lirası daha para eline geçmeden sosyal güvenlik primi, gelir vergisi ve damga vergisi olarak kesilmiştir.

Eline geçen parayı harcadıktan sonra 15 .000 TL de dolaylı vergilere ödemiş. (KDV,ÖTV vb) Yani yıllık ortalama 40.000 TL vergilere ödemiştir.

Daha net bir ifadeyle aylık 6.000 TL kazanan bir vatandaş yılın 365 gününün 205 gününü vergiler için çalışmıştır. Bu çok ciddi bir orandır.

Ayrıca “Damga vergisi” gibi bir ironi vardır bu ülkede. Vergi ödemek için vergi ödeyen tek milletiz.

Anayasanın 73. Maddesi der ki “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.”

Yükümlü!

İfadedeki sertliğe bakar mısınız?

Fransa'da mükellefin tanımı “Katkıda bulunan” nezakete bakar mısınız?

Fransa'da herhangi bir metroya bindiğinizde şu yazıyla karşılaşırsınız:

“Bu metro Fransız vatandaşların katkısıyla yapılmıştır. “

Bizde devlet büyüklerimizin adı var...

Olsun olsun da, 80 milyonun vergileriyle yapıldığını da bir küçük yazı olarak yazmakta fayda var. Vatandaş vergi ödediğini hissetsin çünkü!

Bugün 1 paket sigara içindeki 20 dalın 16 dalı vergilerden oluşur.

4 Dalını vergisiz içiyorsunuz bilginiz olsun :)


Ekonomik krizin etkileri

“Ben maaşımı TL olarak alıyorum!”  diyemeyiz. Evet TL olarak bir gelir elde ediyoruz. Fakat satın aldığımız tüm ürünlerin piyasa değeri, yani bir ürünün kaç TL edeceğini belirten global piyasanın kontrolünü elinde tutan ülke/ülkelerin para birimiyle aramızdaki kurdur.

Bugün yediğimiz ekmekten içtiğimiz suya, giydiğimiz elbiseden yapı malzemelerine tüm ürünlerimizin değerini belirten bu para birimidir.

Eğer kur artarsa, bu ürünlerin TL karşılığı da artar.

1 TL’ye aldığımız ekmeği 10 TL’ye almak zorunda kalırsak, maaşımızın da 1.000 TL’den 10.000 TL’ye çıkması gerekir ki hayat standardımızı sürdürebilelim.

Bu kur son 12 yılda 6 kat arttı.

Sizin maaşınız 12 yılda 6 kat arttı mı?

850 TL olan Asgari ücretlin bugün 5.100 TL olması gerekiyordu ki, o gün 850’ye alabildiğimizi bugün de alabilelim. Asgari ücretimiz 5.100 TL oldu mu?

Standart bir ailenin AÇLIK sınırı 5.100 TL. Bugün ev ahalinin toplam geliri 5.100 TL ve üstü değilse, açlık sınırında yaşıyoruz demektir. Kahta’da kaç kişinin aylık geliri 5.100 TL’nin altında biliyor muyuz?

Bugün sadece Kahta’da değil, tüm Türkiye’de piyasalar durgun. Hızlı artan kur, alım gücünü düşürdü. 1 alırken 10 düşünürdük, şimdi 1 alırken 1.000 düşünmek zorundayız.  Dolar hiçbir zaman düzelmeyecek. Boşuna beklemeyelim.

En az 15 YIL var. Bu da eğitim sistemine ve yetişecek yeni nesile bırakılacak üretim yeterliliğine bağlıdır.

Üretim yapanlar da, vergi yükünün getirdiği sıkıntıları aşamayacak veya ürettiği ile kazandığı orantılandığında, kendisine kalan kâr marjı tatmin etmeyecek ve üretimi durduracaktır.


Ne zaman adam oluruz?

  • Üretenin değerini bilip, vergi yükünü hafiflettiğimiz zaman.

  • Birkaç kuruş için üretilen ürünün kalitesini düşürmediğimiz zaman.

  • Ürettiğimizi sattıktan sonra, ürünümüzün arkasında durduğumuz zaman.


Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 3 ay önce yayınlandı. 585 Defa okundu.