Diyarbakır Sur’da çatışma sonucu Besni ilçemizin Suvarlı beldesinden Selçuk Dost isimli evladımız şehit oldu.
Şüheyla Şengül

Şüheyla Şengül

suheyla.sengul@kahtahaber.com





 Diyarbakır Sur’da çatışma sonucu Besni ilçemizin Suvarlı beldesinden Selçuk Dost isimli evladımız şehit oldu. Bu tarifsiz acıyı yazmaya insanın eli varmıyor…
 Tv  ekranlarından duyduğumuz her şehit haberi bizi can evimizden vuruyor ve gözlerimiz doluyor. Fakat bu şehidin haberi beni hıçkırıklara boğdu, belki de şimdiye kadar duyduğumuz şehit haberlerinin bir birikimi…                                                       
Yıllar önce ilk görev yerim Suvarlı beldesiydi. Dağlar arasında, bakımsız, kuş uçmaz, kervan geçmez bir yer. Hiçbir ihtiyacımızı karşılayamadığımız, resmen terk edilmiş bir belde…
 Fakat insanları sevecen, misafirperver, çok iyi insanlardı. Yirmi yıl sonra tekrar ziyaret ettiğimde hiçbir şeyin değişmediğini, gelişmediğini üzülerek gördüm. Hiçbir beklentisi olmayan kendi yağıyla kavrulan bu vefakar belde insanın yüreğine düşen ateşi, bende çok derin duygularla hissettim ve üzüldüm. Rabbim ailesine sabır versin, mekanını cennet eylesin.                                                                                                                            
Birkaç gün önce on bir yaşındaki oğlumun sözleri beni hem üzdü, hem de düşünceye sevk etti. Çocuk şehit haberlerini duyduktan sonra huzursuz olmuş ki bir türlü uyuyamadı. Bana askere gitmek istemediğini, paralı askerliğin nasıl yapıldığını bu konuları arkadaşlarıyla konuştuklarını söyledi.
 Bu yaştaki çocukların bu haberlerden ne kadar olumsuz etkilendiklerini görmek beni üzdü. Fakat daha da önemlisi küçük yaşta milli bilincin çocuklara aşılanması gerektiğini ve bu konudaki eksikliği gördüm.                                                                                                                                                                              
İlkokul yıllarında kitaplarımızda bu vatanın kurtuluşu için yapılan mücadeleler, Çanakkale Savaşı, Kurtuluş Savaşı konularına daha fazla yer verilmişti. Yada öğretmenlerimiz bu konuları anlatırken bizlere daha farklı aşılıyorlardı. O yıllarda kız olmama rağmen askere gitmek ister misin deselerdi kesinlikle evet derdim.
Çocuklarımızı hayata hazırlarken, bir mesleğinin olması gerektiğini, fakat ondan daha kıymetli olan bir vatanının olduğu bilincini aşılamalıyız.             
Ülke olarak zor günler geçiriyoruz, içte hain terör saldırıları, dışta kaynayan bir kazana düşmemek için büyük mücadele veriyoruz.
Bireysel menfaatlerimizi bir kenara bırakıp, birbirimize kenetlenme zamanı, şunu unutmayalım ki; Bu ülke zarar görürse bireysel menfaatler peşinden koşanlarda huzur bulmayacaktır.  
Devir oynanan oyunlara karşı uyanık olma, bir karış toprak için şahadet şerbetini içme, birbirimize sahip çıkma ve kenetlenme devri…
Hepimizin en büyük temennisi, büyük acılar, savaşlar, darbeler görmüş bu ülkede huzur ve barışın hakim olduğunu görmek. Artık çocuklar yetim kalmasın,analar babalar ağlamasın….
 


Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 2 yıl önce yayınlandı. 5682 Defa okundu.