Bu gün Dünya İnsan Hakları günü, bu gün tüm dünya olarak sınıfta kaldığımız bir gün.
Şüheyla Şengül

Şüheyla Şengül

suheyla.sengul@kahtahaber.com





 Bu gün Dünya İnsan Hakları günü, bu gün tüm dünya olarak sınıfta kaldığımız bir gün. Dünyada bir tek insanın hakkına giriliyorsa, insan hakları gününü kutlamaya hakkımızın olmadığını bilmemiz gerekiyor.
Çevremize şöyle bir baktığımızda bir insanın değil, ülkelerin bile haklarına girildiğini görüyoruz. Bir ülke, başka bir ülkenin zenginlik kaynaklarını elde etmek için milyonlarca insanı evinden, yurdundan ediyor bir parça ekmeğe suya muhtaç kılıyor.
 Şu an dünyanın dört bir tarafında insan onurunu kıracak şekilde haklara giriliyor. Irak halkının acıları dinmeden, yaraları sarılmadan, Suriyeli kardeşlerimizin ızdırabı başladı.
Sokaklarda dilenen kadınlar, çocuklar, çaresiz erkekler ve gençler, bu insanların hali yüreğimizi yakıyor. Onlarında bir zamanlar evleri işleri düzenli hayatları vardı.
Birilerinin iki dudağı arasından çıkan birkaç cümleyle hayatları altüst oldu. Aileler parçalandı, annelerin yüreği dağlandı, çocuklar yetim kaldı. Bu insanların gözlerindeki acıyı, yüzlerindeki hüznü ve yüreklerindeki yarayı ne kadar hissedebiliyoruz.
 Onların karınlarını doyurmaktan başka elimizden pek bir şey gelmiyor, onların ruhlarında açılan yaraları sarmak çok zor. Sadece karın doyurmak ve barınak sağlamak çare değil.
 Bu insanların kendi topraklarında olmaya ihtiyaçları var. Bülbülü altın kafese koymuşlar illa da vatanım demiş
İnsanların hakkına girmek sadece yerinden yurdundan ve canından etmeyle kalmıyor, birde sinsice hakka girmeler yok mu?
Küçücük çocukları ağır işlerde çalıştırıp sırtlarından para kazananlar, insanların beynini yıkayarak canlı bomba yapanlar ve yüzlerce insanın hayatını bir anda yok edenler bunun vebalinden haberiniz yok mu?
 Bu gün çaresiz pek çok hastalığın ilaçlarının bulunduğu, fakat piyasaya sürülmeyip bu acılı insanların durumundan nemalananlar hakka girmiyor mu?
Tüketim çılgınlığını insanlara aşılayanlar, kaynakları hızla tüketip bir sonraki nesillere kaynak bırakmayarak, dünyanın dengesini bozup hakka giriyorsunuz.
Sofralarımıza kadar el uzatıp sağlıksız,  hormonlu yiyeceklerle sağlığımızı bozanlar, medyada yalan yanlış haberlerle algı operasyonları yapanlar acaba savaş çıkaranlara göre, çok mu masumsunuz?
Hak ve hukuktan bahseden insanlara sesleniyorum, konuşurken mangalda kül bırakmayanlar, lütfen empati yapalım size yapılmasını istemediğiniz hiçbir şeyi başkasına yapmayın.
İnsanların umudunu, yaşama hakkını, mutluluğunu ellerinden almayın. Daha güzel bir dünyada yaşamak için haklara saygı göstermenin anlamını kavramanın zamanı gelmedi mi?
 Güçlünün yanında değil mazlumun yanında yer alıp insan olmanın hakkını verelim.
Savaşların son bulduğu, insanın insan olarak yaşayabileceği bir dünyanın hayalini kurmayalım, bu hayalin gerçekleşebilmesi için saygı ve sevginin tohumlarını dünyaya yayalım.


Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 2 yıl önce yayınlandı. 3193 Defa okundu.