Adın kaderin olmuş; yüreğini paramparça etmişler, adım kaderim olmuş; hüzün denizinde boğulmaya mahkum edilmişim. Bunu bir gün okur musun bilemem.
Zeynep Adak

Zeynep Adak

safiriniz_@outlook.com


Üzülme Geçer

Buğulu camımın önünde oturuyordum yine bir gece vakti… Düşünceliydim, hoş bu aralar pek fazla düşünür olmuştum zaten.

Ama bu gün Ahuzar ablayı düşündüm. Sohbet ettik biraz bahçemizde, alt komşu olunca sık sık yapıyoruz böyle toplanmalar. Bana hep çok yakın gelmiştir Ahuzar abla ama bu gün onda daha önce fark etmediğim daha doğrusu fark edemediğim bir şey gördüm, gizlemeye çalıştığı, en derinine akıttığı…

Acıları vardı besbelli benden, annemden, arkadaşlarından, en yakınlarından sakladığı… Benim gibi… Anlıyordum aslında onu bazı acıları silinmez bir kalemle aklımıza yazıp, kalbimize kazıdıktan sonra unutmuş gibi yapmak gerekirdi.

Geçti gitti demek gerekirdi.

Evet belki ne geçerdi, ne de giderdi ama hayat zaten "mış" gibi yapmaktan ibaret değil miydi? Ama merak ediyorum hiç mi kimseye anlatmadı, ne yani kimse ona "üzülme, geçecek" gibi boş vaatlerde bulunmadı mı?

Üstada dediler, bana dediler, belki sizlere de dediler ve daha diyecekler de ama ya ona; Ona demediler mi yani?

Hoş deselerdi böyle mi olurdu, kalbindeki hüzün böyle gözlerine mi vururdu?

Ah, be Ahuzar ablam! Geçmeyeceğini bilse bile bazen kendini kandırmak ister insanoğlu…

Adın kaderin olmuş; yüreğini paramparça etmişler, adım kaderim olmuş; hüzün denizinde boğulmaya mahkum edilmişim. Bunu bir gün okur musun bilemem.

Ama eğer bunu okuyorsan ve kalbinde kazılı, aklında yazılı olan o acıların hala dinmediyse; o acıların dinmesi dileğiyle…

Üzülme, geçer…

 

 

                                                                                                  

Bu Yazıya Tepkiniz Nedir? Bu yazı 7 ay önce yayınlandı. 677 Defa okundu.