Diye başlık atarsam habere ilgi hemen artar, bakayım da yine ilçe başkanı değişti mi? değişecek mi? kim gelecek veya kim gelmiş sorularına cevap bulmaya çalışacak hemen.
Bizim insanlarımız her ne hikmetse mevcudun değişmesinden yana olur her zaman.
Bizi çok ilgilendirmese bile Adıyaman AK Parti İl Başkanlığını en çok Kahtalılar merak etmişti. Yenisi gelirken de en çok Kahtalılar ona yanaşmaya çalıştı.
Şimdi gelelim asıl konumuza.
AK Parti İlçe Başkanlığına atanan Av. Gafar Çelebi gelmeden önce büüyük bir kesim umarım Çelebi gelir diyordu.
Geldi, yaklaşık bir seneden beri görevi yürütmekte ama ne hikmetse birileri onu sürekli gidici olarak görüyor, sosyal medya hesaplarını pür dikkatle inceleyerek acaba değişim oldu mu diye takip ediyor.
Peki buna neden ihtiyaç duyuluyor?
Başkan Çelebi'nin gitmesi için sosyal medyada bulanık su meydana getirmelerinin sebebi nedir inanın bir türlü anlayamadık.
İsterseniz bir az geçmişe gidelim.
AK Partinin kuruluşuna ve ilçe başkanlığına.
AK Parti 2002'de kurulduğunda onun bayrağını sallamak herkesin haddine değil idi. Çünkü Erdoğan mevcut derin güçlere karşı adeta hayatı pahasına bu adımı attı ve dönemin cunta gücüne karşı sesini yükseltti.
O zaman İlçe Başkanı olmak demek 28 Şubat zihniyetine karşı ve askeri cuntaya karşı göğsünü siper etmek idi.
Ne oldu o zaman Turanlı ailesi bu görevi üstlendi ve korkmayarak AK Parti bayrağını yükseltti.
İki dönem başkanlık yapan Mehmet Reşat Turanlı sürekli kurduğu güçlü yönetim ile Kahta'yı adeta AK Parti kalesine dönüştürdü.
Onu kabullenmeyenler ağalık vb ithamlara gitmesini istediler.
Ve gitti.
Sonra Engin Akel geldi. İl geldiği günden itibaren yönetimde reform yaptı ve çok eğitimli bir kadro oluşturdu. Özellikle 15 Temmuz gecesi adeta ilçeyi ayağa kaldırarak Türkiye'de az görülen bir başkaldırı meydana getirdi.
Kısa bir zamandan sonra yine belli bir grup onun gitmesini istedi. Hiç bahane bulamadıkları için onu elit olmakla suçladılar ve o da gitti.
Akabinde bizim tabirimiz ile halktan biri geldi. Bedir Yeni
Sempatik, alçak gönüllü, mütevazi bir kişliğe sahip olan Bedir Yeni yine bu ilçe için çaba gösterenler arasında idi. Ama yine bunun gitmesini isteyenlerde oldu. Sebep olarak eğitim seviyesi çok yüksek değil gibi bahaneler ile propoganda yaptılar. Ve o da gitti.
Sonra Osman Çetinkaya geldi. En büyük özelliği disiplinli olması, makamın hakkını vermesi. Ama çok kısa bir süre sonra Çetinkaya çok serttir, Kahta'ya sert olanlar olmaz denilerek gitmesi için yine güçlerini kullandılar.
Kahta'da çok ciddi bir oy artışı yapmasına rağmen Belediye ile aralarına nifak sokmaya çalışarak emellerini gerçekleştirdiler. Ve o da gitti..
Belli süre Kahta boşlukta kaldı.
Kim gelir?
kim gelmeli ?
Sualler sosyal medyada ve gizli toplantılarla ana konu oldu.
Gafar Çelebi gelmeden onun gelmesini büyük bir kesim istiyordu. Çünkü o partinin mutfağında uzun süre çalışmış, partiye emek vermiş biri idi.
Kamu kurumları, yönetimdeki üyeler, halkın büyük bir çoğunluğu mutlaka Çelebi olmalı diyordu.
O geldiğinde aha işte Kahta mütavazi insan sever denilerek iyi bir karar verildi diyenler kısa süre sonra kara propagandaya başladılar.
Efendim çok yumuşak huylu, elini masaya vurmuyor, iş yapamıyor gibi bahaneler uzun süreden beri devam ediyor.
Bir yılı aşkın zamandan beri İlçe Başkanlığını yürüten Çelebi'ye hala geçici başkan olarak gören kesim onun bir an önce gitmesini istiyor.
Artık parti ve milletvekilleri ve halk bu konuda üzerine düşeni yapmalı. Sosyal medya ve asılsız ithamlar bir başkanın gitmesi için sebep olmamalı.
Başkan Çelebi tüm Adıyaman Milletvekilleri ile, Belediye Başkanı ile, Mülki Amirler ile çok uyumlu bir şekilde çalışmaktadır.
Fakat hala birileri geri sayım yaparak gitti gidecek paylaşımları yapıyor. Sonra bir gün değişim gerçekleştiğinde biz size demedik mi gidecek ve gitti, paylaşımlarından haz almak için çaba içindedirler.
Bu gün Çelebi var yarın gider, bu çok doğal ve olması gereken bir şeydir. O koltuk kimseye zimmetli değildir. Ama gönderilirken mantıklı bir sebep olmalı, getirilen kişi gidenden daha ehil olmalı.
Yoksa bu zihniyet ile davul çalan çok olunca halayın sonu gelmez.
Olan memlekete olur.






