100. Yıl Parkı önünde bir araya gelen sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve üyeleri, saldırıya tepki gösterdi.
Grup adına açıklama yapan Ahmet Özbey, şunları kaydetti:
Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Sivil Toplum Kuruluşları ve Vicdan Sahibi Aziz Kahta Halkı;
Bugün burada, Gazze’de yıllardır süren gayr-ı insani ablukayı kırmak, açlık ve sefalete mahkûm edilen Filistin halkına bir umut ışığı taşımak amacıyla tamamen barışçıl ve sivil bir inisiyatifle Akdeniz’e açılan Küresel Sumud Filosu’na yapılan barbarca müdahaleyi lanetlemek için toplanmış bulunuyoruz.
Siyonist İsrail rejimi, uluslararası hukuku, seyrüsefer serbestisini ve insanlığı bir kez daha ayaklar altına alarak, Akdeniz’in uluslararası sularında insani yardım teknelerine karşı alçakça bir korsanlık eylemi gerçekleştirmiştir. Gece karanlığında dronlar, sinyal karıştırıcılar ve otomatik silahlarla sivil aktivistlerin üzerine çöken işgalci güçler, aralarında çok sayıda Türk vatandaşının da bulunduğu 30’a yakın tekneyle irtibatı koparmış, gemileri gasp etmiş ve barış elçilerini hukuksuzca alıkoymuştur.
Bu haydutça saldırı, sadece Gazze’ye yardım götüren gemilere değil; tüm dünya halklarının vicdanına, adalet duygusuna ve uluslararası hukukun temellerine yapılmış açık bir savaş suçudur. Karşımızda bir devlet değil, uluslararası sularda terör estiren kural tanımaz bir suç şebekesi vardır.
Buradan Tüm Dünya Kamuoyuna ve Vicdan Sahiplerine Sesleniyoruz:
İsrail’in bu barbarlığı karşısında sessiz kalmak, bu soykırıma ve zulme ortak olmaktır. Küresel Sumud Filosu’nun her bir üyesi, mazlum Gazze halkının çığlığına ses veren insanlık onurunun temsilcileridir. Teknelerdeki muhabirlerin kameralarını kırarak, iletişim ağlarını keserek bu zulmü gizleyebileceğini sananlar yanılmaktadır. Bizler bu hukuksuz ablukaya, bu vahşi ambargoya karşı direnişi ve dayanışmayı küresel ölçekte büyüteceğiz.
Vicdan sahibi tüm insanlığa çağrımızı tekrar yapıyoruz.
Gelin hep birlikte Nemrudlara karşı İbrahimlerin,
Firavunlara karşı Musaların,
Ebu Cehillere karşı Muhammed (sav)in safında yer alalım.
Allah’ın Arslanı Hz.Ali ler gibi lanetli kavme Hayber’i dar edelim.
Selahaddin gibi zalimi kılıçtan geçirip ilk kıblemiz Mescid-i Aksa ‘yı ve Kudüs’ü özgürlüğüne kavuşturalım.
İzzedin El Kassam, Şeyh Ahmet Yasin,İsmail Heniye, Yahya Sinvar ve Ebu Ubeyde gibi yiğitlerin yaptığı gibi kanımızın son damlasına kadar zalimle mücadele edelim.
Kınamakla,lanetlemekle yetinmeyelim.
Lanetli Siyonistler ancak güçten anlar diyenleri dikkate alalım ve gereğini yapalım.
Boykotu en üst seviyede devam ettirelim.
Sosyal medyada organize olup, mazlumların sesi olalım.
Mazlum kardeşlerimize hem kavli ve hem de fiili dualarımızda yer verelim.
Kahta STK Platformu olarak; dualarımızla, sesimizle ve tüm gücümüzle Akdeniz’de dalgalanan o özgürlük gemilerinin, Filistin’in ve Sumud aktivistlerinin yanındayız. Uluslararası mekanizmaları, Birleşmiş Milletler’i ve tüm devletleri bu devlet terörüne karşı derhal somut adımlar atmaya, alıkonulan kardeşlerimizi serbest bıraktırmaya davet ediyoruz.
Bizler bu haklı mücadeleden, Gazze tamamen özgür kalana kadar vazgeçmeyeceğiz. Zulme karşı direnişimiz, mazlumlarla dayanışmamız ebediyen sürecektir.
Dün olduğu gibi bugün de mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz ve er ya da geç yapılan tüm barbarlıkların, tüm zulümlerin hesabını muhakkak ama muhakkak soracağız.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.






