Amerika ve İsrail eksenindeki İran’da bulunan Şah Pehlevi Hanedanı’nın İmam Humeyni tarafından yıkılmasını ve ABD Tahran Büyükelçiliğinin İranlılar tarafından işgal edilmesini, aradan geçen 47 yıla rağmen Batı unutmadı .
Amerika ve İsrail kendisi ile işbirliği yapan, kendilerine biat eden, müttefik olan İslam ülkeleri ile bir sorun yaşamıyor ama Amerika’ya karşı dik duran, işbirliği yapmayan, boyun eğmeyen ülkeleri hedefine koyarak yok etmek istiyor.
Amerika ve İsrail’in İran’a savaş açmasının hiçbir yasal ve hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Tek nedeni İran ’nın ABD çıkarlarına alet olmamasıdır.
İran’daki insan hakları ihlalleri, özgürlük, adalet,yoksulluk, sefalet, devlet kurumlarının çürümesi ABD’nin umurunda değil, tek derdi İsrail’in güvenliğini garantiye almak. Bunun için de adeta her yol mubah anlayışıyla devletin tüm kademelerinde görev yapan idarecileri, siyasetçileri, katledip devleti ortadan kaldırmaya çalışmaktadır.
Acı olan halkı Müslüman ülke devletlerinin bu vahşi ve acımasız savaşa alet olmaları, ev sahipliği yapmalar ,destek vermeleri ve basında adeta normal bir olay gibi ballandıra ballandıra anlatmaları .İstisnalar dışında hiçbiri ABD ve İsrail’in bölgede ve İran’da ne işi var, bu katliamları niye yapıyor sorgulayan yok.
İran İslam Devleti’nin devlet yapısını, insan hakları ihlallerini, halkın bir kısmının sefalet içinde yaşamasını eleştirebilirsiniz, eleştirilmelidir de ancak bu gün o gün değildir. Bu gün ABD ve İsrail’in hiçbir kural tanımadan bölgenin tamamına çökmesi ve katliamlarına devam etmesine dur demenin günüdür.
ABD ve İsrail’i müttefik olarak görüp onlar ile işbirliği yapanların sonu hüsran olacak ve bölge kan gölüne çevrilecektir.
ABD ve İsrail bölgede bir savaşa girdiklerinde ne hikmetse ilk akla gelen Kürtler oluyor. Kürtlerin gururları okşanıyor, önemi anlatılıyor.
ABD ve İsrail’in bu coğrafyada Araplar, Faslar ve Türkler ile olan sorunları ve savaşında Kürtler taraf olmamalıdır.
Kürdistan Coğrafyasında mücadele eden tüm siyasi yapı, parti ve hareketlerin geçmişten ders alarak bu tuzaklara dikkat etmeleri gerekir.
Kürtler yaşadıkları coğrafyadaki halklardan ve devletlerden çok çektiler; katliamlara, soykırıma, asimilasyona uğradılar, dilleri ve kültürleri yok sayıldı.
Tarih tekerrür etmemeli; Rusya’nın desteğiyle 1946 yılında Kadı Muhammed tarafından Mahabat Kürt Cumhuriyeti kuruldu. Rusya’nın İran’dan çekilmesi üzerine aynı yıl içinde İran Devleti tarafından Mahabat Kürt Cumhuriyeti ortadan kaldırıldı. Kadı Muhammed ve arkadaşları idam edildi binlerce insan katledildi insanlar yurtlarından oldular.
İran devleti Irak Hükümetine karşı mücadele eden Güney Kürdistan’da faaliyet gösteren Kürt Siyasi Hareketi Lideri Molla Mustafa Barzani’yidestekliyordu. İran ile Irak arasında 1975 yılında imzalanan Cezayir Anlaşması ile iki devlet anlaşmaya vardıktan sonra Irak Devleti’nin ilk yaptığı iş Kürtlere karşı savaş açıp katliamlarabaşlamak, binlerce insanın ölümü ve kalanların yurt dışına sürgün edilmesiyle sonuçlandı.
En son üç ay önce yaşadığımız acı bir gerçek karşımızda canlı durmakta. ABD Rojova’damücadele eden Kürt gruplarına destek verdi, onları korudu, partner yaptı, Kürtler Suriye’de yaşadıkları bölgelerde yarı özerk yapılar/kantonlar kurdu, kendi iradelerini kullanarak diğer halklar ile beraber birlikte yaşayacakları bir sistem kurdular.
Esad iktidarının devrilmesi ile birlikte ABD ve İsrail daha önce terörist ilan ettiği bir yapı ve liderini devletin başına geçirerek Suriye Arap Cumhuriyeti’niilan ettiler. Yeni kurulan Şam Hükümeti ile her konuda anlaşarak İsrail’in güvenliğini sağlama almaları ve her iki yapınan ortak düşmanı ilan edilen İran konusunda anlaşmaya vardılar.
ABD ve İsrail bir çırpıda Kürtlerin 20 yıllık ittifakınıyok sayarak, bir kenara bırakarak buraya kadar dedi ve asıl müttefikinin Suriye Hükümeti olduğunu beyan etmesi üzerine ,Geçici Şam Hükümetinin yaptığı ilk iş Halep’ten başlayarak Kürtlerin yaşadığı yerleşim alanlarına saldırmak ve Kürtlere karşı topyekûnsavaşı başlatmak oldu. Kürtlerin 30 yıllık kazanımları bir anda ellerinden alındı.
Amerika - İran savaşı bir gün bitecek, mevcut rejim de kalsa, yeni rejim de gelse ABD ile İran arasında müzakereler yapılacak ve ABD istediğini aldıktan sonra anlaşmaya varılacak. Olan yine İran’da yaşayan Kürtlere olacak .Kürtlerin yapması gereken asıl mesele kendi aralarındaki birliği sağlamak,birbirlerine güven vermek, iç çatışmalardan kaçınmak ,dış güçlerin oyunlarına dikkat etmek, geçmişten ders çıkarmak olmalıdır.
Hiç bir siyasi yapının Kürtlere yeni Halepçeler yaşatmasına hakkı yoktur.






