Osmanlı Devleti ile Safevî Devleti arasında 17 Mayıs 1639'da imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması ve Britanya İmparatorluğu ile Fransa arasında -daha sonra Rusya'nın da katıldığı- 16 Mayıs 1916 tarihinde yapılan Sykes-Picot antlaşmalarıyla Kürtler paramparça edilmiş, Kürtlerin bugün üzerinde yaşadığı toprakların sınırları çizilmiştir.
Yıllardır kamuoyunda; ABD, Rusya, İsrail ve Batı'nın desteğiyle, İsrail güdümünde bir Kürt devleti kurulmaya çalışıldığına dair bir algı oluşturulmaktadır. Bu iddialar tamamen mesnetsizdir ve kasıtlı bir algı oluşturma çabasından ibarettir.
Cezire Emiri Mir Bedirhan tarafından başlatılan isyanda, İngilizlerin desteğiyle Osmanlı ordusu tarafından yenilgiye uğratılmıştır. Bedirhan ve ailesi sürgüne gönderilerek bir daha ana yurtlarına dönmelerine izin verilmemiştir.
İngiliz ve Fransızlar olmasaydı, 1.Dünya Savaşı sonrasında Şeyh Mahmud Berzenci tarafından bir Kürt devleti kurulacaktı. Berzencinin, Britanya İmparatorluğuna karşı başlattığı savaşta İngilizler yoğun saldırılar gerçekleştirdi. İlk uçak saldırısı bu bölgede Kürtlere karşı kullanıldı. İlk kimyasal kullanıldı, Hintli ve Sih sömürge güçleri kullanıldı. Bu tarzlar ilk kez Kürt milletine ve vatanına karşı kullanıldı.
Batı hiçbir zaman Kürtlerin devlet kurmasını istemedi, istemez ve buna da fırsat vermez. Çünkü Ortadoğu’da bir Kürt Devletinin kurulması batının uzun vadeli çıkarlarına ters düşer.
Kürtlerin yaşadığı coğrafyada mücadele eden tüm siyasi hareketler dönemsel olarak sakıncalı görülmüş, iyi karşılanmamış, ötekileştirilmiş topluma marjinal hareketler olarak gösterilmeye çalışılmıştır.
Son dönemde Rojava’da yaşanan insanlık dramı da bunun en belirgin örneklerinden biridir. Rojava’da mücadele eden tüm siyasi Kürt hareketleri, terör örgütleri olarak değerlendirilerek adeta Amerika ve İsrail Uşakları olarak ilan edildiler.
Bugün Rojava’da Kürt Siyasi Hareketin başına gelenler tarihte; Mir Bedirhan, Mustafa Berzenci, Mustafa Berzani, Şeyh Ubeydullah ,Gazi Muhammed, Şeyh Sait, Seyit Rıza, İhsan Nuri Paşa, Şeyh Şehabeddin ve diğer aktörler aynı şekilde suçlandılar ve cezalandırıldılar. Bu gün Rojava’da yaşananlar geçmişte yaşananların aynısıdır. Amaç Kürtlerin tüm kazanımları elinden alınsın, onurları kırılsın, KÜRT ANASINI GÖRMESİN (!)
Kürtler binlerce yıldır üzerinde yaşadığı topraklar üzerinde diğer tüm halklar gibi insanca yaşamak istiyorlar, dillerini, kültürlerini örf ve adetlerini korumak istiyor, özgürce düşünmek, özgürce yaşamak, soykırıma, asimilasyona son verilmesini istiyor, kendi geleceklerini tayin etmek için iradelerini kullanmak istiyorlar.
Kürt siyasi hareketinin doğruları ve yanlışları üzerine politika yapmanın kimseye faydası yok, bunun yeri ve zamanı da değildir. Kürtler kimsenin piyonu ve uşağı değildir, olamazlar, beraber yaşadıkları halklara ihanet etmezler eğer illa da hain ve işbirlikçi arıyorsanız Şam’da kravatlı çok hain ve işbirlikçi bulursunuz.
Mesele İsrail’in güvenliğini garantiye almak ve İran eksenli direniş hareketini yok etmek için yeni Muaviye ve Hüseyinler ile Kerbelaya ihtiyaç vardır.
Siyonizm ve Emperyalizm, Kravatlı Muaviye’yi buldu ve ordusunu hazırlıyor.
Yeni Hüseyinlerin ilk programı Kürtler, yeni Kerbela Kürt Coğrafyası, asıl Kerbela ve Hüseyinler Irak Coğrafyası ve Şiiler olacaktır.
Kemal ÇETİNKAYA
24 Ocak 2026






