ABD/İsrail ittifakının İran’a dayattığı savaş nedeniyle Ortadoğu ateş altına yanıyor , binlerce insan hayatını kaybediyor, hiçbir kural tanımadan şehirler ve sanayi bölgeleri ile askeri hedefler bombalanıyor. Korkunç bir vahşet işleniyor Dünya bu vahşeti seyrediyor. Nereye kadar savaş ?
ABD Ortadoğu’da ve bölgede birinci önceliği ; İnsan hakları ve demokrasi olmamıştır. ABD çıkarları ve İsrail’in güvenliği olmuştur. İsrail’in orta ve uzun vadede güvenliğini tehdit edecek rejimleri ve yapıları ortadan kaldırmak ,İsrail ile işbirliği yapmayan ülkeleri bölgede etkisiz hale getirmek ve İsrail’in güvenliğini garanti altına almaktır.
1979 yılında gerçekleşen İran İslam Devrimi ile birlikte ve akabinde ABD Tahran Büyükelçiliğinin İranlı göstericiler tarafından işgal edilmesi ile başlayan süreç sekiz yıl sürecek İran Irak savaşı ile başlayan mücadele günümüze kadar devam etmektedir.
İsrail güvenliği için birinci derece tehlike arz eden Irak/Saddam, Libya/Kaddafi, Suriye/Esad, Lübnan/Hizbullah, Filistin Direniş Örgütleri ve İran İslam Cumhuriyeti Dini ve Siyasi Lideri Ayetullah Humeyni ve Rejimin diğer aktörleri. Saddam Halepçe katili, Esat Hama katili. Bu ülkelerde insan hakları ve demokrasiden bahsetmek mümkün değil. Otoriter/totaliter sistemler ile yönetilen ülkelerdi.
ABD kimyasal silah bahanesiyle önce Irak’ı işgal etti binlerce insanı katletti ve Saddam Hüseyni idam etti, Libya’yı işgal etti binlerce insanı katletti ,Kaddafi’yi öldürerek iç savaşı başlattı halen çatışmalar devam ediyor.. Ülke ikiye bölünmüş vaziyette , Suriye’de Esat Rejimini devirdi ,“ Terörist “ dediği birini ülkenin başına getirerek yeni bir rejim kurdu. Ortadoğu’nun en güzel gelişmiş farklı inanç/etnik/dini guruplarına sahip ülkesinde iç savaş çıkardı sonra da işgal ederek binlerce insanın yaşamını yitirmesine güzelim Beyrut’u yerle bir etti.. İsrail Filistin’i işgal ederek ; çocuk, kadın, yaşlı demeden yüzbinlerce sivili katletti, direniş hareketi liderlerini katletti, şehirleri yerle bir etti, direniş hareketini zayıflattı.
ABD/İsrail İttifakına karşı tek başına kalan İran’a yıllarca ambargo uygulandı, uluslararası alanda tecrit edildi, dini liderleri, cumhurbaşkanları, başbakanları, ve yüzlerce devlet adamlar siyasetçileri ve askeri komutanları öldürüldü. ABD/İsrail İttifakı yıllardır İran’da insan hakları ihlallerini yapıldığını ,demokrasinin olmadığı ,terörü finanse ettiği ve nükleer silah üretmekle suçlayarak iç kargaşanın çıkması ve halkın ayaklanması için ciddi istihbarat yatırımları yaparak bir kaç defa halkın ayaklanmasına zemin hazırladı.
ABD/İsrail İttifak’ı İran’da zaman zaman meydana gelen iç ayaklanmalardan istediği sonucu alamayınca Haziran 2025 tarihinde 12 gün savaşı olarak adlandırılan savaş ile başlayan ve yaklaşık bir aydır devam eden savaşta İran şehirleri bombalandı, binlerce sivil ,dini liderleri, yüzlerce üst düzey devlet yöneticisi öldürüldü.
ABD/İsrail İttifakının başlattığı savaşta İran tek başına tüm gücüyle savaşıyor, direniyor.. özellikle halkı Müslüman ülkeler başta olmak üzere İspanya dışında tüm dünya seyrediyor.
ABD/İsrail ittifakının başlattığı ve hiçbir kural tanımayan savaş neticesinde tüm bölge ateş altında; bu savaşın faturasını sadece İran değil tüm bölge ülkeleri ile Avrupa birlikte ödemek zorunda kalıyor.
Eğer bu savaşta İran yenilir ve rejim düşerse, Ortadoğu, Kafkaslar, Afrika ve Asya’da da hiçbir güç ve ülke güvende değil ve ABD İsrail İttifakın karşısında ayakta duramaz.
Bazı okuyuculardan şöyle bir eleştiri gelebilir “Türkiye ABD/İsrail ittifakının hedefinde değil mi ?”. Türkiye ABD/İsrail ittifakının hedefinde olan bir ülke değildir. Türkiye Devleti ile ABD/İsrail ittifakı arasında yapısal bir sorun yok, ABD ve Türkiye NATO’nun önemli birer üyeleridir, stratejik ortakları var. İsrail de NATO üyesi ülkelerin müttefikidir .Devlet aklının İsrail devleti ile yapısal bir sorunu yok. İsrail tanıyan ilk ülkelerden biri Türkiye devletidir. İsrail ve ABD Türkiye ile fiili bir savaşa girmez/giremezler.
Türkiye’nin önemli temel iki tane siyasi , sosyal ve ekonomik sorunları var. ABD/İsrail ittifakı bu temel sorunları kaşıyarak içerde çıkabilecek toplumsal ekonomik sosyal, siyasi sorunları bahane ederek çıkabilecek iç çatışmalarda rol oynar ve Türkiye’ye ağır bedeller ödetebilirler. Kemal ÇETİNKAYA.03 Nisan 2026






